Sosyal Fobi ve Sağlıksız Davranışlar

Melek Demirkol
Melek Demirkol

Yalın ayak yürüdüğümüz bir yolda cam kırıkları varken yara almadan yol almak mümkün değil, canımız yandığında etrafta alay edercesine bakan insanlar olmasa acısına dayanılabiliriz.

Fakat insanların o küçük düşürücü bakışları varken rezil olma düşüncesinden başka bir fikir zuhur edemiyor.

Cam parçalarına basıp yara almaktan ziyade insanların kahkahalarında kaybolma endişesi baş döndürücü bir etkiye sahip. 

Başkalarının sözleri ve düşünceleri altında ezilmekten daha can alıcı bir şey olamaz. Yargılanma, olumsuz eleştirilme, rencide edilme düşüncesi nefes almayı bile güçleştirir. Öyle ki zihinlerde fark ettirmeden sosyal fobi oluşturur. 

Sosyal fobi; kişilik özellikleri, aile yapısı, genetik faktörler, arkadaş çevresi, travma niteliğinde etki gösteren olaylar, olumsuz çalışma koşulları, ekonomik durum ve statü gibi birçok faktörden etkilenmektedir.

Zamanla fiziksel, davranışsal ve zihinsel belirtiler gösterir. Hayatın her döneminde görülebilirken ergenlik döneminde kimlik arayışı olduğu için daha sık rastlanır. 

Sosyal fobi; başka insanlar varken utanma, rezil olacağını düşünme, etkileşimde bulunmaktan çekinme, konuşma anında söylenen sözler için pişmanlık duyma, söyleyemediklerine hayıflanma gibi sorunlar oluşturur. 

Sosyal fobisi olan bireyler topluluk önünde konuşmaya çekinirler bu nedenle etkili iletişim sağlayamazlar. İletişim sorunları oluştukça kendilerini ifade edemedikleri için öfkelenmeye başlar, öfkelendikçe İçedönük olurlar. 

Toplum önünde aşağılanma düşüncesi kişinin daha da utanmasına sebep olur. Bu tür olumsuz durumların artması sürekli olarak savunma hali gerektirir. Her zaman her yerde savunma halinde olmak bir süre sonra bıkkınlık oluşturur. Tüm bu olumsuz koşullar “ebedi bir yalnızlık rahatsız edici bir kalabalıktan iyidir” düşüncesini oluşturur ve zamanla sosyal ortamlardan soyutlanma başlar. 

Sosyal anksiyete yaşayan kişi her şeyin olumsuz eleştirilmesine o kadar çok şartlanır ki olumlu bir eleştiri veya iltifatla karşılaştığı zaman bunların kendisine yönelik yapıldığına ihtimal vermez. Başarılarını görmezden geldiği gibi takdir hak ettiğini de düşünmez yani zamanla kendi içine bakmayı bırakır.  

Aslında tüm bu kaygıların yersiz olduğunu, üzerinde nasıl kötü tesir ettiğini bilir ama başkalarının düşüncelerine kendi düşüncelerinden daha fazla önem vermeye başladığı için bu durumu aşamaz ve kaçmayı tercih eder. 

Sosyal fobi; dünya çapında en yaygın psikolojik rahatsızlıklar arasında yer alırken, Avrupa ülkelerinde %7-12 seviyelerinde, Türkiye’de %10-22 seviyelerinde yer almaktadır. Bu oranların büyüklüğünü göz önünde bulunduracak olursak tehlikenin boyutunu biraz daha idrak etmiş oluruz. 

Anksiyete tek başına üstesinden gelinemediğinde uzman desteğiyle tedavi edilen ciddi bir rahatsızlıktır. Bu nedenle bu fobiyi kendimiz aşamıyorsak destek alarak olumsuz etkilerinden kurtulmalıyız.

- Haberma, Melek Demirkol tarafından kaleme alındı
https://www.hbrma.com/makale/7764646/melek-demirkol/sosyal-fobi-ve-sagliksiz-davranislar