"AK Parti fişlemeyi kaldırdıysa Süleyman Soylu’nun elindeki ne?"

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, İçişleri Bakanlığı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde başlatılan “özel teftiş” hakkında, “AK Parti fişlemeyi kaldırdıysa Süleyman Soylu’nun elindeki ne? Teftiş dediği şey aslında elindeki yürütme görevini kullanarak kaybettiği, hatta kaybettirdiği çünkü ne kadar çırpındıysa farkı o kadar büyüdü, İstanbul’a intikam teftişi yapıyor. Hukuk devletinde bakanlara yetkiler, intikam alsın diye verilmez, kanuna uygun görev yapsın diye verilir” dedi.

Video için play'e tıklayın

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Özgür Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"SÜLEYMAN SOYLU HER ZAMANKİ GİBİ YALANI DOĞRU GİBİ ANLATIYOR: İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik teftiş süreci haberleri yayıldı. Kısaca hatırlamakta fayda var. Süleyman Soylu, kendisi çıkıp ‘Türkiye genelinde 160 PKK’lı kaldı’ dedi, 160 PKK’lı kaydıysa 450’si nasıl İBB’de oluyor? Süleyman Soylu’nun söylediği sözlerin bir tarafı başka yanlış bir tarafı başka yanlış. Siz güya şantaj olarak elinizde belge tutacaksınız, sözde ihbarı savcıya yönlendirmeyeceksiniz, sonra partinizin genel başkanı bu konudan bahsedince özel teftiş açacaksınız. Böyle bir durum böyle bir tehlike varsa; polis emrinde. Ama yok. Algı operasyonu yapacak. Kim olduğu belli değil ama, 455 kişiyi töhmet altında bırakacak. Bir terörist olarak gördüğünü söyleyecek. Sonra ortaya bırakacak. Yeter ki algı operasyonunun faydasına olsun. Süleyman Soylu aynı açıklamayı Boğaziçi eylemlerinde yapmıştı. ‘Ailelerinden özür dileyeceksin’ demiştim. 1977’de kendini feshetmiş örgütü de saydı. Ama bunları söyledi. Ben hem tutukluları ziyaret ettim, yargılamaları takip ettim. Süleyman Soylu’nun bu fişlemelerinin bir tanesi bile savcılar tarafından iddia edilmedi. Çünkü yalan. Çünkü yok. Geleceğin en zeki öğrencilerinin kolunu büküyorlar, saçını çekiyorlar. Yalan makinesi devrede. Bu gençlerin komşularına, ‘karşı dairede terörist oturuyor’ dedin. Dedelerine ‘senin torunun terör örgütü mensubu’ dedin. Bütün Türkiye’ye şikayet ediyoruz bu tutumunu. Şimdi aynı şeyi İBB’de çalışan insanların tamamını karalayarak, çünkü somutlaştırmıyor, şu kadar bu kadar, hangileri? ‘Soruşturma açtım’ senin işin mi? Saçma sapan işlerle uğraşıyor. Bu kadar ciddi iddiaların var ise senin Meclis’te ‘bık bık bık’ yapmak yerine, savcıya koşup, bütün bilgi belge delilleri vermen gerekirdi. Ama yalan, yok. Her zamanki gibi yalanı doğru gibi anlatıyor. Sağ olsun Türkiye’yi Süleyman Soylu, bu abuk sabuk iddialarıyla meşgul ediyor. Utanmak yok. Her şeyi olabilirsin, Süleyman Soylu’nun pozisyonunda; bir rezil olamazsın. Ne yalanın bedeli var ne mahcup olmanın bedeli var… Fişleme bu dediğin. Kovuşturma yok, iddianame düzenlenmemiş, ceza verilmemiş, PKK diye çizelge yapmış. Bu ne? Kendince fişleme. AK Parti fişlemeyi kaldırdıysa Süleyman Soylu’nun elindeki ne? Elindeki karayı, çamuru kimi bulursa onun yüzüne sürüyor Süleyman Soylu. Bir tek kendi yüzüne yapışır, iyice sıvazla. Bir sen utanmıyorsun, bir sen çekinmiyorsun. Teftiş dediği şey aslında elindeki yürütme görevini kullanarak kaybettiği, hatta kaybettirdiği -çünkü ne kadar çırpındıysa farkı o kadar büyüdü-, İstanbul’a intikam teftişi yapıyor. Hukuk devletlerinde bakanlara yetkiler, intikam alsın, öç alsın diye verilmez, kanuna uygun görev yapsın diye verilir. 31 Mart seçimlerinden hemen sonra, tekrar seçimlerden hemen önce; ‘700 sandık görevlisi FETÖ’cü’ dedin. 700 FETÖ’cünün bir tanesini savcılığa verdin mi? Listesi nerede? O gün söyledin unuttun, salladın gitti. Neden, algı yaratacaksın. 700 FETÖ’cü, oyları yanmış saydı, Ekrem İmamoğlu’nu seçim kazandırdı’ dedin, seçimler iptal oldu, vatandaş dedi ki, ‘evet yanlış, 13 bin 600 değil fark, 806 bin olsun da Soylu doya doya saysın’ dedi. ‘Otursun bir köşede, şişsin’ dedi. O karın ağrısıyla yapıyorsun sen bu rezillikleri.

NE ERDOĞAN’IN NE NEBATİ’NİN SÖYLEDİKLERİ DOĞRU: Nureddin Nebati gerçekliği, ekonomide yaşananlar, Türkiye’de yapılanları şaşmaya bile korktuğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Nureddin Nebati, ‘kimse devreye girmedi, o gece döviz bozdurmak için adeta insanlar yarışa girdi’ dedi. Hepimiz biliyoruz ki o gece şahıslar yapmamış o satışları. Ne demişler? Babasını tırmandığı dala oğlu salıncak kurar. Yapılan koca bir yalan ile karşı karşıyayız. Akşam evinizde otururken; paldır küldür dolar aşağı iniyor. Satabildin mi dolarını? Kim robotlara talimat verebiliyor? Kararı vatandaş versin. İlla kanıt isteyen BDDK’nın verilerine baksınlar. Kur korumalı mevduat açıklaması yapıldığı günden bugüne döviz oranı 1,6 milyar arttı. Ne Erdoğan’ın dediği gibi döviz hesaplarında düşüş var ne Nebati’nin dediği gibi satış yapan vatandaş var. BDDK raporunda görülüyor. Erdoğan’ın söyledikleri de Nebati’nin söyledikleri de doğru değil. Bizim görevimiz vatandaşa doğruyu söylemek.

VERİLEN ŞEY HİBEYSE NEDEN VERGİDEN MUAF: ‘Faiz sebep değil sonuçtur’ dedi. En son 20 Aralık gecesi ‘faizi düşüreceğim’ dese yine yükselecek. ‘Durun formül buldum. Vitesi Recep’in R’sine taktığımızı piyasalar anlayacak, vatandaş anlamayacak’ dediler. Vatandaşa söylenen şu. ‘Siz dövize güveniyorsunuz, şahidim dolar olsun, faizden dolar kadar kazanamazsan farkını biz hazineden ödeyeceğiz’ diyor. ‘Faizin alasını verdin’ deyince, hayır da hayır. Verilen şey eğer hibeyse nasıl vergiden muaf? Aklı başında AK Partililer, Hayrettin Karaman’a sorsanıza. Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete. Bu yüzde sıfır, hangi başlık altına sıralanmış? ‘Mevduat faizlerinden vergi alınmaz’ diye düzenlemeyi yapmış. Erdoğan ‘faizdir’ diye imza atıyor. Hayrettin Karaman, ‘hibedir’ diyor.

TAM TİTANİC BATARKEN MÜZİĞİ ARTIRIYORLAR: Nebati ağzından kaçırdı. ‘Ocağın ilk haftasında Meclis’te halledilecek inşallah.’ Yasama ile yürütme ayrı güya… Kaptan oldu. Kaptan derken yanlış anlaşılmasın. Geminin nereye gittiği bir kişide, buna dümeni tutturuyorlar. Bunların faizi 14, devlet 22, 23, 24 ile borçlanıyor. Başka ülkedeki aynı yatırımcı borçlanırken yüzde 1 ile borçlanacak. Bizde 7,25’ten borçlanacak. İlan edilen politikası dışında bütün faizler yukarı çıktı. Tam Titanic. Batarken müziği artırıyorlar. Gemi battığında filikalara alınmayan emekçiler, bu kur garantili faiz sistemine hep birlikte kefil olmuş durumdalar. Beyefendiler istediği gibi kazanamazsa hep beraber ödeyeceksiniz.

GÜVEN YARATSAYDIN: BBDK, Durmuş Yılmaz’a, Burhanettin Bulut’a birçok ekonomiste suç duyurusunda bulunuyor. Sen güven yarataydın da buralara gelinmeyeydi. Yeni bir algı yönetimi. ‘Zarar ettiyseniz dava edin’ diyor. İnsanlar dolar mı alır dolar mı satar? Bir de gözümüzün içine baka baka yalan söylüyor. Bu ülkede 38 ekonomist ‘dolar 10 lirayı geçebilir’ dediği için yargılanıyorlar. Mahkemeye gittiler, hakim gelmemiş. Dolar 10.80. Belki dolar bozdurmaya gitti hakim. Geçen haftaya kadar Çin modeli. Şimdi cin modeli. Garibanları çarptıkları.

BİDEN SİZDEN DAHA NELER İSTEYECEK: Çavuşoğlu konuştu. Çavuşoğlu, sen Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı’sın. Düzelme olsun diye adım atacağın diğer konular nedir? Biden’in hangi dediklerini yerine getireceksiniz? Hangi haklarımızdan feragat edeceksiniz? Nerede bizim arama gemilerimiz? PYD-PKK ile Suriye’de temas kurulmasıyla ilgili Amerikan talebine ne diyeceksiniz? Biden sizden daha neler isteyecek, siz daha neler yapacaksınız?

YIL BİTİYOR, MERKEZ BANKASI UNUTTUĞUNUZ İŞİ NE ZAMAN YERİNE GETİRECEKSİNİZ: Yılbaşı geliyor bir şeyi eksik yapmadınız mı? Merkez Bankası görevleri arasında para ve kur politikasını açıklaması gerek. Yıl bitiyor. Siz daha açıklayacaksınız. Ne kadar erken açıklansa o kadar iyi. Herkes aralık ayı boyunca gelecek seneye yönelik planını programını yapacak. Bu unuttuğunuz işi ne zaman yerine getireceksiniz? Faizin adı bağış oldu, hibe oldu. Zamların adına güncelleme dediler. Sarayın adını külliyeye çevirdiler. Ekonomi alanında büyük zafer diyorlar. Ümit ederiz. İktidarda bir akli selim hakim olur. Bir an önce en büyük hakeme çıkmak için sabırsızlanıyoruz.”

28 Ara 2021 - 20:45 Ankara- Siyaset