Akşener: "36 milletvekilimizin 36’sı da Doğu Türkistan’ın milletvekilleridir"

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İnsan Hakları ve Doğu Türkistan konulu toplantıda, “36 milletvekilimizin 36’sı da Doğu Türkistan’ın milletvekilleridir. Yarın zora düşen başka bir milletin de milletvekili olurlar.  Her ne kadar ülkemizi yönetenler küçük hesapların peşine düşüp zulme sessiz kalmayı tercih etse de biz onlar gibi olmayacağız. Zulme rıza göstermek de zulümdür” dedi. 

Video için play'e tıklayın

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Ankara'da İYİ Parti tarafından düzenlenen İnsan Hakları ve Doğu Türkistan konulu toplantıya katıldı. Toplantıya, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcıları Ümit Yardım, Sedat Yazıcı ve Memleket Partisi’nden Mehmet Levent Kazancı da katıldı. Toplantıda Doğu Türkistan’da yaşayan Türkler ile yapılan söyleşiler gösterildi ve Çin Uygur Özerk Bölgesi İnsan Hakları Raporu’nun sunumu yapıldı. Akşener, toplantıdaki konuşmasında, “Her ne kadar ülkemizi yönetenler küçük hesapların peşine düşüp zulme sessiz kalmayı tercih etse de biz onlar gibi olmayacağız. Zulme rıza göstermek de zulümdür” dedi. Akşener şunları söyledi:

GÖÇ NEDİR BİLİR MİSİNİZ?: Her insan eşit ve özgür doğar, korkmadan, baskı altına alınmadan, zulme uğramadan onurlu bir yaşam sürmek herkesin en temel hakkıdır. 10 Aralık İnsan Hakları günüydü. Eşit bir dünya kurma hedefiyle atılan çok önemli bir adımın yıl dönümüydü. İnsanlık tarihi bu hedef doğrultusunda nice ağır sınavlar verdi. Türkler olarak bizler de bu acıları en derinden yaşadık, hâlâ yaşamaya devam ediyoruz. Bu araştırmanın metnini okuduğumda, anneannemin, halalarımın bizlere anlattıklarını hatırladım. Göç nedir bilir misiniz? Müslüman olduğunuz, Türk olduğunuz veya bir başka soydan olduğunuz için, orada yaşayan soyun mensubu olmadığınız için ölmenizin hak bellendiği, çocuklarınızın ölmesinde hiçbir sakınca görülmemesini bilir misiniz? Anneannem bana derdi ki ‘biz çok acı çektik kızım, o yüzden bu millet acıları unutur, bu acılarla yaşanmaz, güzellikleri hatırlar’. Benim ailemin bütün kadınları en küçük seste yarım metre sıçradı. Göçte, kucağınızdaki bebek ve elinizdeki iki yaşındaki çocuk, yorulursunuz, kolunuz ağrır. Birinden vazgeçmek zorunda kalırsınız ve bu acı sizde ömür boyu kalır. Biz unuttuk ama bu defa and olsun ki unutturmayacağız.

RAPOR DÖRT DİLE ÇEVRİLDİ: Kırım’da, Türkmeneli’de, Doğu Türkistan’da hâlâ yaygın olarak insan hakları ihlalleri ile karşı karşıya kalıyor. Bugün Doğu Türkistan’da yaşanan şiddete ‘dur’ demek için buradayız. Çin Uygur Özerk Bölgesi insan Hakları Raporumuz yoğun ve detaylı çalışmanın bir ürünüdür. Bu rapor Türkçe, İngilizce, Çince ve Uygur Türkçesi’ne çevrildi. Raporumuzda Çin yönetiminin güvenlikleştirme adı altında gerçekleştirdiği Çinlileştirme politikası altında. Biliyorsunuz Çin yönetimi yıllar boyunca toplama kamplarının varlığını reddetti. Üç milyonu aşkın insanın alıkonulduğu sistematik işkencelerin yaşandığı yerler aslında meslek edindirme kurslarıymış. Utanmazlığa bir bakar mısınız? Dünya gerçekleri biliyor, Çin’in uyguladığı zulmü görüyor ama kimse somut adım atmıyor. Bu durumdan faydalanmaya çalışan Çin Yönetimi de elinden geleni ardına koymuyor, kendi yazıp kendi uyguladığı senaryolarıyla dünyayı oyalamaya devam ederken zulüm daha da artıyor, zulme ses çıkaranları da tehdit etmekten çekinmiyorlar. Geçen nisanda beni de tehdit ettiler. İnsan hakları ve adalet dediğim için beni şiddetle kınadılar. Varsın olsun… Biz İYİ Partiyiz. Biz ne onlardan ne de işbirlikçilerinden korkmayız. Biz haklıyız, hakkın ve hakikatin yanındayız. 

36 MİLLETVEKİLİMİZİN 36’SI DA DOĞU TÜRKİSTAN’IN MİLLETVEKİLLERİDİR: Bizim sorunumuz Çin’in egemenlik adı altında Uygur Türkü kardeşlerimize uyguladığı zulüm hakkında. 36 milletvekilimizin 36’sı da Doğu Türkistan’ın milletvekilleridir. Yarın zora düşen başka bir milletin de milletvekili olurlar. Bugün aramızda aileleri bu kamplarda olan kardeşlerimiz var. Her ne kadar ülkemizi yönetenler küçük hesapların peşine düşüp zulme sessiz kalmayı tercih etse de biz onlar gibi olmayacağız. Zulme rıza göstermek de zulümdür. Türk diye sessiz kalanlar bu zulmün ortağı olurlar. Doğu Türkistan’da ‘inşallah’ demek bile yasak. Evladına Uygur Türkçesi isim vermek bile yasak. Bugün Doğu Türkistan’da çocuklar Türk ve İslam karşıtı uygulamalarla karşı karşıya. Herkesi Doğu Türkistan konusundaki sessizliğini bozmaya çağırıyorum. Doğu Türkistan’da bir insanlık ayıbı var. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Doğu Türkistan’daki kardeşlerimiz için de uygulansın diyoruz. Al bayraktan gök bayrağa selam olsun. Nerede bir Türk varsa orada doğan güneşe, selam olsun.”

14 Ara 2021 - 13:20 Ankara- Siyaset