Akşener: “Almanya Cumhurbaşkanı gibi bir cumhurbaşkanı... ”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile İYİ Parti Genel Merkezi’nde bir araya geldi. İki genel başkan, görüşmelerinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

+5
Video için play'e tıklayın

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından Akşener, “Başbakanlığa talibim” açıklaması ile ilgili soruya; “Seçilecek Cumhurbaşkanı, parlamenter sisteme geçiren; Sayın Erdoğan’ın kullandığı yetkileri kullanmayacak. Parlamenter sisteme geçişin ivedilikle sağlanmasıyla beraber, Almanya Cumhurbaşkanı gibi bir cumhurbaşkanı olmaya devam edecek. Bu nedenle, ‘Cumhurbaşkanı adayı değilim. Partimin, birinci parti çıkacağı, ona yönelik çalışacağımız parlamenter sistemin başbakanlığına talibim’ dedim” yanıtını verdi.

Muhalefetin, Meclis'te yürüteceği “parlamenter sistem” çalışmaları ile ilgili olarak da Akşener, “Elbette hepimizin imzasını altına atacağımız bir çerçeve oluşacak. O aynı zamanda bizim seçimlerde, vatandaşımıza, seçmenimize, milletimize ilan edeceğimiz, milletimize verdiğimiz bir söz metni olacak. Onlarla ilgili ilk adımlar atılıyor" yanıtını verdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile İYİ Parti Genel Merkezi’nde bir araya geldi. İki genel başkan, görüşmelerinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

AKŞENER: “TEK ADAM SİSTEMİNİN GÖSTERGESİ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile baş başa görüşmesine ilişkin bir soruya Akşener, "Hiç doğru olmadığına da kesinlikle inanıyoruz" karşılığını verdi. Akşener, şunları söyledi:

"Şimdi Sayın Erdoğan’ın son dönemlerde bir alışkanlığı var. Sayın Biden ile de aynı tür bir görüşme yaptı. Kimsenin olmadığı, hiçbir devlet görevlisinin, uzmanın bulunmadığı bir görüşme gerçekleştirdi. Aynı şeyi Sayın Putin ile gerçekleştirdi. Ne konuşuldu, ne oldu, neye tekabül ediyor, bu ülkede kimsenin; bu konuda devlet birimlerinin, devlet kurumları dahil olmak üzere hiç kimsenin bilgisi yok. Sadece Sayın Erdoğan biliyor. Soçi dönüşünde verdiği bir beyanat var Sayın Erdoğan’ın. Hem İYİ Parti’nin hem İYİ Partililerinin hem Millet İttifakı’nın bileşenlerinin önerdiği bir parlamenter sisteme geçişe dair bir bakış açısı var. Ona yönelik benim en son yaptığım bir açıklamadan sonra Sayın Erdoğan, ‘Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemine devam edeceğiz’ diye bir cevap var. Bu bakış açısının bir diğer alanı da vesayetçi sisteme son vermek üzerinden, bu Partili Cumhurbaşkanlığını savunmuş Sayın Erdoğan; ve fakat bizler işte bu Soçi’deki konuşma, Biden ile yapılan özel görüşme gibi hiçbir alışkanlığa uymayan, bu istişarelerden uzak bu davranış biçiminin aslında tek adam sisteminin oluşturduğu bir kişinin kaderinin ülke kaderi haline geldiği ve sayın Erdoğan tarafından da Türkiye Cumhuriyeti devletini şahsım devleti olarak tarif edildiği bir sistem olduğunu denge ve denetleme işlerinin ortadan kalktığını, dolaysıyla Sayın Erdoğan’ın kaderiyle bu ülkenin kaderinin bir olmayacağını, bir olamayacağını 20 yıldır istişare yapılmayan, hadi diyelim 10 senedir istişare yapılmayan bir ülkenin geldiği devlet sisteminin, o ülkenin geldiği yerin ne olduğunu göstermesi bakımından ilginç. Dolayısıyla biz bu tür görüşmelerin ister Sayın Putin ile ister Sayın Biden ile yapılan bu görüşmelerin tek adam sisteminin, şahsım devletinin göstergesi olduğuna inanıyoruz. Doğru olmadığına, hiç doğru olmadığına da kesinlikle inanıyoruz.

KARAMOLLAOĞLU: "CUMHURBAŞKANI 'TEK BAŞINA KARAR ALIRIM' DİYOR ONUN İÇİN DE BAŞIMIZ SIKINTIDAN KURTULMUYOR"

Aynı soruya Karamollaoğlu'nun yanıtı ise şöyle oldu:

"Esas mesele ister tek adam sistemi, ister parlamenter sistem, ister padişahlık deyin; krallık deyin ne derseniz deyin… Ülkede yaşayan insanların dertlerine derman olacak politikalar üretmek. Şimdi bizim şu anda çektiğimiz en büyük sıkıntı Sayın Erdoğan’ın vatandaştan gelen bütün şikayetleri politik tepki olarak görmesi ve reddetmesi. Hiçbirisiyle ilgilenme ihtiyacı duymuyor, kanaati hâkim. Hiçbir gerçeği görmeme diye bir yaklaşımı var bu da tek adam sisteminden kaynaklanıyor. İkazlar onu ilgilendirmiyor. Bundan dolayı da ne yazık ki verdiği beyanatlar, Türkiye için pek de ümit verici, iç açıcı değil. Yani önümüzdeki dönem de yapılacak seçimlerde bu husus, ortaya dökülecek. Mutlaka denetlenebilir bir yönetime ihtiyaç var. Sayın Cumhurbaşkanı 5 yılda bir yapılan seçimi, denetleme gibi görüyor. Öyle değil. Denetleme günlük icraatların denetlenmesi manasına gelir.

İkazlara itibar edilmiyor. Ama sonunda Sayın Cumhurbaşkanı’nın dediği gibi belki de seçimlere gidilecek, seçimlerde insanımız seçmenimiz son noktayı koyacak. Ve bu da Sayın Cumhurbaşkanı’nın hiç hoşuna gidecek bir usul, bir netice olmayacak diye düşünüyorum. Tabi Soçi’den çok büyük açıklamalar da ben şahsen beklemiyordum. Çünkü, kimsenin katılmadığı bir oturum yapılıyor. Bunu anlamak mümkün değil. Politikalar ekiplerle görüşülür. Şimdi ne konuştuklarını bilmiyoruz ki. Belki de kimsenin hoşuna gitmeyecek konuları görüştüler. Böyle bir durum olmasa neden devlet yetkilileri üstelik de kendi tayin ettiği insanlar böyle bir toplantıya katılmıyor. İşte bu, başkanlık sisteminin oluşturduğu bir hava. Sayın Cumhurbaşkanı buradan etkilendiği için ‘Ben varım, kimse bu yetkiyi benimle paylaşamaz, tek başına karar alırım, benim elemanlarımda benim aldığım kararı tatbikle mükelleftir, müzakeresine girmem’ diyor. Onun için de başımız sıkıntıdan kurtulmuyor."

AKŞENER: "TEK ADAM REJİMİ Mİ, PARLAMENTER DEMOKRASİYE GEÇİŞİN YAPILDIĞI YAPILACAĞI BİR SEÇİM Mİ"

Akeşener, “Başbakanlığa talibim” açıklaması ve Millet İttifakının Cumhurbaşkanı adayı ile ilgili soruya ise şu yanıtı verdi:

"Aslında ben ne söylediğimi çok açık ifade ettim. Bir sistemin tartışılması gerektiğini, gelecek seçimlerde ister 2023 isterse daha önce yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve ona bağlı aynı anda milletvekili seçimlerinin, Sayın Erdoğan ve karşıtları değil; Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi mi, tek adam rejimi mi, tek adamın oluşturduğu vesayet sistemi mi, hukukun demokrasinin adaletin tek kişinin iki dudağı arasına sıkıştırıldığı bir sistem mi, yoksa hukukun adaletin tesis edildiği demokrasinin tam ve kamil uygulandığı ve parlamenter demokrasiye geçişin yapıldığı yapılacağı bir seçim mi? Dolayısıyla seçimin ana teması bu olacak.

"BUNUN ANLAMI, BİRBİRİMİZE DE TEKME ATMADIĞIMIZ BİR SİSTEMİN KURULACAĞINI BU NETLİKTE ORTAYA KOYMAKTIR"

Daha önceden, ‘Alsınlar seçim kararını Millet İttifakı'nın adayını öğrensinler. 13. Cumhurbaşkanı, Millet İttifakı'nın adayı olacak. Biz Cumhurbaşkanı adayını ilan ettiğimizde Cumhurbaşkanının seçildiğini göreceksiniz’ demiştim. Benim ile ilgili zaman zaman ortaya, öyle mi böyle mi sorularına da net bir şekilde cevap verdim. Çünkü; şimdi seçilecek olan, ister 2023, ister daha önce yapılacak olan seçimde seçilecek olan Cumhurbaşkanı, Millet İttifakı’nın adayı kazanacak. O cumhuriyetin, bu milletin seçilmiş o gün itibariyle elbette cumhurbaşkanı olacak ama çok hızlı bir biçimde parlamenter sisteme geçiren, Sayın Erdoğan’ın tek adamlık sisteminde mutlu mutlu, musmutlu kullandığı o yetkileri kullanmayacak ve seçildikten sonra parlamenter sisteme geçişin çok hızlı bir biçimde ivedilikle sağlanmasıyla beraber, Almanya Cumhurbaşkanı gibi bir cumhurbaşkanı olmaya devam edecek ve mutlaka kazanacak bir arkadaşımız olacak. Bu nedenle de ben cumhurbaşkanı adayı değilim. 'Partimin birinci parti çıkacağı, birinci parti olacağı, ona yönelik çalışacağımız ve ‘parlamenter sistemin başbakanlığına talibim’ dedim. Dolayısıyla ve söylediğim bu kadar açık ve nettir. Bunun anlamı, birbirimizle rekabet etmediğimiz, masanın altından birbirimizin ayağına basmadığımız, Millet ittifakı açısından söylüyorum, birbirimize de tekme atmadığımız bir sistemin kurulacağını bu netlikte ortaya koymaktır."

"İLK ADIMLAR ATILIYOR"

Muhalefetin parlamenter sistem için ortak bir deklarasyon yayınlama hazırlığına ilişkin soru üzerine de Akşener, şunları söyledi:

"Elbette parlamenter sistem üzerinde de konuştuk ama şu anda Millet İttifakı’nın bileşenlerinin genel başkan yardımcıları, kendi aralarında görüşüyorlar. Önce birbirlerini tanıma, aynı masada oturup konuşabilme aşaması var. Ondan sonra da elbette bir araya gelinip bir ana çerçeve, elbette hepimizin imzasını altın atacağımız bir çerçeve oluşacak. O aynı zamanda bizim seçimlerde, vatandaşımıza, seçmenimize, milletimize ilan edeceğimiz ve o seçimin tüm sonuçlarının karşısında birer birer atacağımız adımlarında içeresinde yer aldığı bir manifesto demeyelim de bir mutabakat vatandaşımıza milletimize verdiğimiz bir söz metni olacak. Onlarla ilgili ilk adımlar atılıyor."

30 Eyl 2021 - 18:55 Ankara- Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi


Anket Milletvekillerinin Sizi Temsil Ettiğini Düşünüyor musunuz?