"Balıkçılık Kanunu'nu çıkarmıyorsan benden bir daha oy isteme diyeceksin"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: "Bütün balıkçılar A partilisi, B partilisi, C partilisi bir araya gelecekler uzlaşacaklar. 'Arkadaş sen Balıkçılık Kanunu'nu çıkarıyor musun? Çıkarıyorsan başımın üstünde oy vereceğim, çıkarmıyorsan benden bir daha oy isteme' diyecekler. Bitti bu kadar basit. Demokrasilerde sorunlar böyle çözülür"

+7
Haber albümü için resme tıklayın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kocaeli’nin Körfez ilçesi Hereke semtinde bir araya gelerek sorunlarını dinlediği balıkçılara, birlikte hareket etmelerini, taleplerini açık ve net ortaya koymalarını ve meslek kanununun çıkarılmasını gerektiğini belirterek, "Bütün balıkçılar A partilisi, B partilisi, C partilisi bir araya gelecekler uzlaşacaklar. 'Arkadaş sen Balıkçılık Kanunu'nu çıkarıyor musun? Çıkarıyorsan başımın üstünde oy vereceğim, çıkarmıyorsan benden bir daha oy isteme' diyecekler. Bitti bu kadar basit. Demokrasilerde sorunlar böyle çözülür" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kocaeli gezisi kapsamında kanaat önderleri, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle buluşmasının ardından Dilovası’nda ekonomik sıkıntıları olduğu belirtilen 4 çocuklu bir aileyi ziyaret etti. Çocuklara hediyeler veren Kılıçdaroğlu, bir süre aileyle sohbet etti. Kılıçdaroğlu daha sonra Hereke’de esnafla buluştu. Esnafın sorunlarını dinleyen Kılıçdaroğlu, Kocaeli genelinde bulunan su ürünleri, balıkçılık kooperatifleri ve dernekleri, çevre derneklerinin yöneticileri ile Hereke sahilde vapurda bir araya geldi.

Burada bir balıkçı Kılıçdaroğlu'na bölgedeki müsilaj ile ilgili bilgi verdi. Balıkçı, şunları söyledi:

"Önceden Eskisaz’da her yerde kumsallar vardı. Mülisilaja biz ‘lez’ deriz. Sahile çıkar sonra kaybolur giderdi. Ama artık her taraf beton olduğu için, fabrikalarla dolduğu için müsilaj sahile çıkamıyor. Vuruyor betona geri gidiyor. Bu sene biraz daha çok oldu müsilaj. Her sene olur bir-iki gün sürerdi, bu sene aşırı derecede oldu. En az 3 aydır 4 aydır var."

"DOLGULAR OLMASA DENİZİN KENDİNİ TEMİZLEME ŞANSI VAR"

Bir dernek yöneticisi de "Dolgular yapılmıyor olsa denizin kendini temizleme şansı var. Tabii ki diğer faktörleri azaltmak şartıyla. Denizin dibinin daha kötü olduğunu balıkçılarımız da size izah edecekler" dedi.

Bir başka balıkçı da attıkları ağlara müsilajların dolduğunu bu nedenle balık gelmediğini söyledi.

"RAKİPLER, 'KILIÇDAROĞLU BALIĞI GÖTÜRDÜ' DİYECEKLER"

Vapurda balıkçılar, CHP lideri Kılıçdaroğlu ve buluşmaya katılan herkese balık ekmek ikram etti. Kılıçdaroğlu balık ekmeği yerken, "Rakipler diyecek ki şimdi 'Kılıçdaroğlu balığı götürdü' diyecekler" dedi. Kılıçdaroğlu yediği balığın ne balığı olduğunu sordu. Balıkçılar da "mezgit" yanıtını verdi.

Balıkçılar, avcılık yaparken özellikle Osmangazi Köprüsü ve liman sınırları konusunda yaşadıkları sıkıntıları anlatırken, “Körfez'de avlanacak yerimiz kalmadı. Nereye gitsek ceza kesiliyor. Balıkçılık burada öldü. Deniz salyası ile birlikte burada balıkçılık yapmamız neredeyse imkansız hale geldi. İlerleyen zamanda ne olacağını bilmiyoruz. Önümüzü göremiyoruz” dedi.

“ALTTA ÜREMEYE DEVAM EDİYOR”

İzmit Balıkçılar ve Sandalcılar Derneği Başkanı Barbaros Akkuş, “Körfez’de şu anda 36 tane liman var. Kimya fabrikaları İzmit Körfezi’ne kuruluyor. Arıtma tesisleri var ama denize salmaya devam ediyorlar. ‘Balık tutmayın’ diyorlar. Ceza makbuzu kesiyorlar. Yapılan her şey göstermelik” dedi. Balıkçılar “Deniz kendini kurtarmaya çalışıyor. Müsilaj üstte yok ama altta üremeye devam ediyor. Daha esas kısım başlamadı” dedi.

“ONU DA ÖLDÜRÜP YOK EDİYORUZ”

Kılıçdaroğlu, balıkçıların sorunlarını dinledikten sonra kısa bir açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“İstanbul denizinden faydalanmalıyız. Denizde trafik olsun, güzel olmaz mı? Biz dünyanın her tarafına balık ihraç etmeliyiz, ithal ediyoruz. Balıkçıların düşünülmesi lazım. Dünyada denizi bir ülkeye ait olan tek yer Marmara Denizi. Her bölgenin ayrı sorunu var. Biyolojik, kimyasal arıtma yapmıyorsun. Marmara’nın dibinde balıklar ölüyor. Müsilaj konusuna ben tahammül edemiyorum. Oksijen olmasa biz nefes alıp verebilir miyiz? Oradaki canlılar da öyle. Onu da öldürüp, yok ediyoruz. Sonra da diyoruz ki ‘memlekette her şey güllük gülistanlık. Dünya bizi kıskanıyor Başta Almanya bizi kıskanıyor.’ Hadi buyurun kıskansın." 

“AKLI BAŞINDAKİ ÜLKELER”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çalışmaları hakkında da konuşan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Meclis'te bu konu ile ilgili kurulan bir komisyon var. Atık bertarafta kullanılan su doğada kullanılırsa, ağaç sulamada kullanılırsa ben anlarım ki o komisyon görevini yapmamıştır. Evsel atıklar ve sanayi atıklarını ayrı arındırmak lazım. Aklı başındaki ülkeler akıntılardan faydalanıyor. Akıntıdan elektrik bile elde edebiliyorlar. Kıyılar bu ülkede yaşayan herkesin ortak malıdır. Bu Anayasa'ya konulmuştur. Liman ve iskeleler tabii olacak. Ama bunlar yapılınca denizi kirletiyor mu, vatandaşa faydası var mı, suya ve canlılara zarar veriyor mu diye bakılmalı. Biz hepsini yapacağız tertemiz olacak. Bunun arınması için 3 ile 5 yıla ihtiyaç var.”

“MÜSİLAJ İÇİN BİYOLOJİK ARITMA LAZIM”

Kılıçdaroğlu, Marmara Denizi'nde ortaya çıkan müsilajla ilgili; “İnsanın yarattığı kirliliğin denize derin deşarj yapılmaması lazım. Biyolojik arıtmanın, kimyasal arıtmanın yapılması ve buradan arındırılan suyun çevrede kullanılması lazım" dedi.

Bir basın mensubunun Marmara Denizi'ni Koruma Eylem Planı hakkındaki değerlendirmesini sorması üzerine Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Marmara Denizi'nin kurtarılması için hazırlanacak her eylem planın özünde biyolojik arıtma, kimyasal arıtma var mı, yok mu? Biyolojik ve kimyasal arıtma yapılıp ve oradan elde edilen su doğada kullanılırsa yani parkta, ağaç sulamada, park sulamada, kaldırım gibi temizlik işlerinde kullanılırsa ben anlarım ki o komisyon görevini yapmıştır ama öyle bir şey yok. Usulen arıtma yapıyoruz deyip, derin deşarjla veriyorlarsa denize, denizi kirletiyor. Bu doğru değil. Kimyasal arıtma, biyolojik arıtma ikisinin beraber olmazı lazım.”

"SORUNUZU ÇÖZMEYENE OY YOK, DEMOKRASİLERDE SORUN BÖYLE ÇÖZÜLÜR"

Kılıçdaroğlu, balıkçılarla sohbet ederken, "Kabahat balıkçılarda, kimse kusura bakmasın" diyerek, şunları söyledi:

"Balıkçılar dese ki 'Benim meslek kanunumu çıkarmazsan size oy vermeyiz' bitti gitti. Bütün balıkçılar, A partilisi, B partilisi, C partilisi bir araya gelecekler uzlaşacaklar. 'Arkadaş sen Balıkçılık Kanunu'nu çıkarıyor musun, meslek kanunu? Çıkarıyorsan başımın üstünde oy vereceğim, çıkarmıyorsan benden bir daha oy isteme' diyecekler. Bitti, bu kadar basit. Demokrasilerde sorunlar böyle çözülür. Ama sorunun var, şikayetin var, çözmüyorsan da ben sana oy veririm…. Ne olacak o zaman. ‘Nasıl olsa çantada keklik oylar, ister balık çıksın, ister çıkmasın nasıl olsa gelecek bana oy verecek. O zaman demokrasi işlemiyor, sorunlar çözülmüyor. Sorun çözümü için gideceksiniz açık net talebinizi söyleyeceksiniz. Her partiye söyleyeceksiniz. Bu Meclis'e geldi, kim evet dedi kim demedi. Hayır kusura bakma kardeşim. Buraya geldiği zaman da milletvekili adayı 'Meclis'e şu kanun geldi, meslek kanunu keldi sen hayır dedin, hangi yüzle oy istiyorsun' diyeceksiniz. Bunu söylediğiniz zaman bütün akan sular durur. O zaman söyleyecek bir şeyi yok. Ne yapar? Gider yukarıya Vallahi gidemedim, balıkçılar bunu istiyor, siz de bunu yapmadınız. Biz nasıl oy isteyeceğiz bunlardan diyecek. Demokrasi böyle işler."


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi


Anket Milletvekillerinin Sizi Temsil Ettiğini Düşünüyor musunuz?