Meral Akşener yeni sistem önerilerini açıkladı

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin “İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” önerisini açıkladı. Cumhurbaşkanlığının tarafsızlığına dikkat çeken Akşener, önerilerini; "Cumhurbaşkanı’nın, hiçbir partiyle bağlantısı olmayacak. Cumhurbaşkanı, yalnızca bir dönem görev yapabilecek ve görev süresi 6 yıl olacak. Görevi sona eren Cumhurbaşkanı, aktif siyasete dönemeyecek" sözleri ile anlattı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin “İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” önerisini açıkladı. Cumhurbaşkanlığının tarafsızlığına dikkat çeken Akşener, önerilerini; "Cumhurbaşkanı’nın, hiçbir partiyle bağlantısı olmayacak. Cumhurbaşkanı, yalnızca bir dönem görev yapabilecek ve görev süresi 6 yıl olacak. Görevi sona eren Cumhurbaşkanı, aktif siyasete dönemeyecek" sözleri ile anlattı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, grup toplantısındaki konuşmasında; milli iradeye duyduğu saygıyı ifade etmek için yakasına saygı anlamını taşıyan nergis çiçeği taktı. Akşener, yeni sistem önerisini açıklamadan önce hazırlanan tanıtım filmi yayınlandı. Akşener, "Millet bizi çağırıyor" sözleriyle yeni sistem önerilerini açıkladı.

Akşener, sekiz ilkeden oluşan sistem önerilerini şu şekilde anlattı:

"DEMOKRASİ YOLCULUĞUMUZ BİRÇOK DEFA KESİNTİYE UĞRADI, SONUNCUSU CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ"

"İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem; sosyal hayattan ekonomiye, adaletten diplomasiye, doğadan demokrasiye, hemen her alanda ülkemizin karşılaştığı sorunların anahtarıdır. Türkiye’nin, Partili Cumhurbaşkanlığı sistemiyle, içine düşürüldüğü sıkıntılardan çıkış yoludur.

Adaleti, vicdanı, liyakati, ortak aklı, Türk devlet geleneğine yakışanı gösteren, milletten yana olanı tarif eden, devletle milleti yeniden buluşturan bir sistem tasarımı, bir ilkesel çerçevedir. Türkiye, bugün, otoriterleşmiş bir rejimle baş başa kalmış durumda. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin yerini vesayetin aldığı, denge ve denetleme mekanizmalarının gidip, yerine 'şahsım devleti' zihniyetinin geldiği, çoğulculuk ve saygının değil, nefretin yüceltildiği, bir ucube sistemle baş başayız.

Bu sistemle, yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklar arasına mahkum edilmiş durumdayız. Demokrasi yolculuğumuz, birçok defa kesintiye uğradı. Vesayetler gördük, muhtıralar aldık, darbeler yaşadık. Sondan bir önceki, 2016 yılında yaşadığımız, FETÖ’cü teröristlerin hain darbe girişimiydi. Sonuncusu ise, 2017 yılındaki referandumla geçilen, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi oldu. Ama şartlar ne kadar zor olursa olsun, Türk demokrasisi, kesintiye uğradığı dönemlerde bile, yaşadığı her zorluktan, milletin iradesi ve gücüyle, daha da güçlenerek çıkmayı bilmiştir.

O nedenle tüm kalbimle inanıyorum ki; dün olduğu gibi bugün de Türkiye, içinde bulunduğumuz bu zorlu dönemi, milletimizin ferasetiyle, kısa sürede ardında bırakacak, açılan yaraları, çok kısa sürede, el ele verip, birlik içinde onaracağız.

"AKŞENER SİSTEM ÖNERİSİNİN 8 İLKESİNİ AÇIKLADI"

‘İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem İlkeleri’ olarak belirlediğimiz ilkeler, demokratik hukuk devleti idealimizin özünü oluşturan; ‘Özgür Birey’, ‘Güçlü Sivil Toplum Kuruluşları’, ‘Güçlü Devlet’ ve bunlarla birlikte ‘Güçlü Milli Ekonomi’ hedeflerimizin inşasını sağlayacak, temel yapıtaşlarıdır. 

"BİRİNCİ İLKE, TARAFSIZ CUMHURBAŞKANI: CUMHURBAŞKANI PARTİLİ OLMAYACAK"

Birinci ilkemiz; tarafsız Cumhurbaşkanı. İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de; Türkiye Cumhuriyeti, Başbakan ve Bakanlar Kurulu tarafından yönetilecek. Cumhurbaşkanı’nın, hiçbir partiyle bağlantısı olmayacak. Cumhurbaşkanlığı makamı, tarafsız ve partiler üstü bir şekilde, devletin ve milletin birliğini temsil edecek. Çünkü, partili bir Cumhurbaşkanı’nın, siyaseten taraf olacağı için, milletin birliğini temsil etmesi mümkün olamaz. Nitekim olamıyor da… İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetki alanı, demokrasinin tıkandığı alanlarda, kurumlar arasından hakemlik vazifesini ifa eden, devletin en üst organı şeklinde düzenlenecek. Böylece, partili Cumhurbaşkanı’nın, meclisimizi etkisiz hale getiren karar ve uygulamalarının önüne geçilecek. Keyfi uygulamalarla elinden alınan yasama gücü, yeniden Milletin Evi’ne, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne devredilecek.

"GÖREVİ SONA EREN CUMHURBAŞKANI AKTİF SİYASETE DÖNEMEYECEK"

Ancak tarafsız Cumhurbaşkanı sadece temsili görevler üstlenmeyecek. Türk siyaset pratiği gösteriyor ki, bazı görev alanlarının, siyasi tartışmaların dışında tutulması şart. Bu bakımdan, siyasi aidiyet dışında, sadece liyakatin gözetilmesi gereken; örneğin, Genelkurmay Başkanı, MİT Başkanı, Diyanet İşleri Başkanı, büyükelçiler ve valilerin atanmasında, üçlü kararnameyle, Cumhurbaşkanı söz sahibi olacak.

GÖREV SÜRESİ 6 YIL

Cumhurbaşkanı’nın birden fazla defa seçilmesi durumunda, ikinci dönem yeniden seçilmek amacıyla, gündelik siyasete dahil olması kaçınılmazdır. O nedenle, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, Cumhurbaşkanı, yalnızca bir dönem görev yapabilecek ve görev süresi 6 yıl olacak. Görevi sona eren Cumhurbaşkanı, aktif siyasete dönemeyecek.

"İKİNCİ İLKE; ÇOĞULCU DEMOKRASİ GÜÇLÜ MECLİS"

İkinci ilkemiz; çoğulcu demokrasi, katılımcı yönetim, güçlü meclis. Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçildikten sonra, Türkiye’de, Anayasa ve anayasal kurumlar etkisiz hale geldi, Millet Meclisi’nin etkinliği azaldı ve demokratik yönetimin gereği olan, katılım süreçleri ortadan kalktı. Karar mekanizmaları tasfiye edilerek, bir kişinin iki dudağı arasına teslim edildi. Bu nedenle de ortaya sorunlu bir demokrasi çıktı. Dünyanın bugünkü şartlarında, sorunlu demokrasi, sorunlu bir yargı ve sorunlu bir ekonomi demektir.

İşte o nedenle İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, çoğulculuğa dayanacak. Çatışmacı, dışlayıcı siyasetin aksine, uzlaşmacı ve kapsayıcı siyasetin yapılmasını sağlayarak, öncelikle demokrasimizi güçlendirecek.

Burada bir noktanın altını çizmek istiyorum; koalisyon hükûmetleri, bugüne kadar, Sayın Erdoğan tarafından, ülkenin kalkınmasının, ekonomik refahın, siyasi iradenin hızlı hareket etmesinin önünde, bir büyük engelmiş gibi gösterildi. Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin de, bu koalisyon dönemlerini bitireceği iddia edildi. Ama maalesef, işin pratiğinde, bu iddialı söylemin aksine, Türkiye bir ittifaklar rejimine muhtaç hale geldi. Nitekim, bugünkü iktidar yapısına baktığımızda, devletin ve milletin iyiliği için ortak paydada buluşma hedefinin, yerini, siyasi ikbal kaygısıyla kurulan, bir koltuk ittifakı anlayışına bıraktığını görüyoruz.

İşte o nedenle, biz diyoruz ki; İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de ülke yönetimi, tek bir kişinin değil, Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu’nun yetkisinde olacak. Hükûmeti kurma ve hükûmet etme süresi, adil ve serbest seçimlerle oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından belirlenecek. Tek bir partinin milletvekili sayısının, hükûmet kurma yeterliliğine sahip olmaması hâlinde, elbette koalisyon hükûmetleri kurulacak. Ama koalisyon hükûmeti kurulmadan önce, şeffaf yönetim anlayışıyla, partiler arasında yapılacak koalisyon protokolü, milletimizle açık bir biçimde paylaşılacak.

MECLİS DIŞINDAN BAKAN ATANAMAYACAK

Bugünkü sistemde, Cumhurbaşkanı, bakanların atanmasında ve görevden alınmasında tek yetkili. Meclis onayı aranmıyor. Dolayısıyla bakanların Meclis’e karşı sorumluluğu yok. Bu sorumsuzluk, demokrasi, hukuk ve ekonomide yaşadığımız yıkımın en önemli nedenlerinden biri. İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de ise, Meclis dışından bakan atanamayacak. Bakanlar, Başbakan tarafından milletvekilleri arasından seçilecek ve tek kişiye karşı değil, hem kurul olarak birlikte, hem de her bir bakan ayrı ayrı olmak üzere, milletin seçtiği Meclis’e karşı sorumlu olacak.

YASAMA YETKİSİ VE GÜCÜ SADECE TBMM'DE OLACAK

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, yasama yetkisi ve gücü, sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde olacak. İşte bu nedenle, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, Kuvvetler ayrılığı ilkesinin, güçlü bir şekilde sağlanması için çok büyük öneme sahip olan, Anayasa Mahkemesi’nin üyeleri, Hâkimler Savcılar Kurulu, Sayıştay, Yüksek Seçim Kurulu, YÖK’ün yerine kurulacak olan, Türkiye Yükseköğretim Kurumu ve RTÜK üyelerinin; TBMM tarafından, nitelikli çoğunluk ile seçilmeleri sağlanacak. Böylece bu kurumların, demokratik meşruiyeti sağlamlaştırılacak ve tarafsızlıkları şüpheden arındırılacak.

Demokrasimizin en önemli ayaklarından biri de yerel yönetimlerdir. Mevcut sistemde, belediyelerimiz üzerinde, ağır bir vesayet oluşturulmuş durumda. Kent sakinlerimizin seçtiği yöneticilerin de 'seçilmiş' olduğu gerçeği yok sayıldı. Belediyelerin, alt yapı yatırımları için borçlanmalarındaki onay yetkisi, Cumhurbaşkanı’na verildi. İşte o nedenle, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, Merkezi yönetimle, yerel yönetimler arasındaki yetki dağılımı, iktidar ve muhalefet belediyesi ayrımı olmadan, milli iradeye saygı duyulacak şekilde düzenlenecek.

"ÜÇÜNCÜ İLKE KUVVETLER AYRILIĞI GÜÇLÜ DENETİM"

3’üncü ilkemiz: Kuvvetler Ayrılığı ve Güçlü Denetim. Bizim için hiçbir gücün vesayeti kabul edilemez. Çünkü askerî ya da sivil, vesayetin olduğu yerde, milletin iradesine saygı olmaz, demokrasi olmaz, Anayasal denetim olmaz. Nitekim, Kuvvetler Ayrılığı; her türlü vesayetin önüne geçebilecek en büyük bariyerdir. O nedenle, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, devletin veya siyasetin hiçbir kurumu, Anayasa ve yasalardan aldığı yetkiyi aşarak, başka bir kurum üzerinde vesayet kuramayacak. Ülke üzerinde vesayet kurma heveslisi olan bütün kişi ya da kurumların, hevesleri kursaklarında kalacak ve Türkiye’de vesayet dönemleri artık son bulacak.

MERKEZ BANKASINI MÜDAHALEYE KAPALI

Bize göre, bağımsızlığı tartışılan bir Merkez Bankası, ekonomimiz için büyük bir risktir. Bu nedenle, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile, Merkez Bankası’nı müdahalelere kapatacağız. Merkez Bankası’nın bağımsızlığını zedeleyecek hiçbir uygulama ve düzenlemeye, müsaade edilmeyecek. Politika araçlarını ve tüm enstrümanlarını bağımsız olarak kullanabilecek. Merkez Bankası Başkanı, Bakanlar Kurulu tarafından 5 yıllığına atanacak.

MECLİS BÜTÇENİN KABULÜ VE DENETİMİNDE ETKİN HALE GELECEK

Bir ülkenin hazinesinin asıl ve tek sahibi millettir. Bu gerçek ışığında, milletin hazinesinin nasıl kullanılacağına karar verecek tek merci de doğal olarak Milletin Meclisi’dir. Bu nedenle, bütçenin yapımı ve denetlenmesi, demokratik rejimlerde parlamentoların en önemli yetkilerindendir. Ne var ki, Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde, Meclisimizin bütçe konusunda sahip olduğu yetkiler, büyük oranda budandı. Demokratik hukuk devletinin önemli göstergelerinden biri, vatandaşların, seçtikleri vekiller aracılığıyla, devlete verdikleri vergilerin, ne şekilde harcanacağını denetleme hakkıdır. İşte o nedenle, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Milleti adına, bütçenin kabulü ve denetiminde etkin hale gelecek. Keyfiyetle yapılan ödenek üstü harcama uygulamasına son verilecek. Ödenek üstü harcama ihtiyacının ortaya çıkması halinde, Bakanlar Kurulu, meclise ek bütçe kanun tasarısı sunacak. 

'TİCARİ SIR' SAÇMALIĞINA SON VERİLECEK

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile kamu yönetiminde güçlü denetimi hedefliyoruz. Bu çerçevede, yolsuzlukla mücadelede başarı için; Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde yoğunlukla görülen, kamuda denetimsiz alanlar oluşturma uygulamalarına, derhal son verilecek. Sayıştay’ın denetim yetkileri artırılacak. Hükûmetin bütün harcamaları, istisnasız olarak, Sayıştay denetimine açık olacak. Harcamaların nerelere ve ne miktarda yapıldığı, şeffaf bir şekilde, Sayıştay tarafından incelenecek. Milletin parasını harcarken sığınılan, 'Ticari Sır' saçmalığına son verilecek.

TÜRK DENETİM YASASI HAYATA GEÇİRİLECEK

Bunların haricinde; Türk Denetim Yasası acilen hayata geçirilecek. Böylece, Bakanlıkların ve Genel Müdürlük denetim elemanlarının, Anayasal ve yasal güvence altında, görevlerini tarafsız, bağımsız ve sağlıklı bir biçimde, yerine getirebilmeleri sağlanacak. Aynı zamanda, denetim birimlerinin, ortak etik ilkelerinin, raporlama standartlarının, olaylara yaklaşımlarının, doğru ve yanlış algılamalarının, aynı düzleme oturtulacağı bir hukuki zemin oluşturulacak.

"DÖRDÜNCÜ İLKE, TAM BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ YARGI"

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’in 4’üncü ilkesi: hukukun üstünlüğü ve tam bağımsız, tarafsız yargıdır. Çünkü bize göre, bağımsız ve tarafsız yargı, Türkiye Cumhuriyeti’nin her vatandaşının sahip olduğu en büyük teminattır. O nedenle, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, milletimizin her bir ferdi, şerhsiz şartsız, kanun önünde eşit olacak. Suç işlediği takdirde, bağımsız ve tarafsız yargı önünde, hukukun üstünlüğü prensibi uyarınca, adilce yargılanacak.

Hiçbir suç cezasız kalmayacak, ama bu ülkenin hiçbir vatandaşı da sahte delillerle, kişiye özel suç icat edilip, cezalandırılamayacak. ‘Geç gelen adalet, adalet değildir’ prensibi ışığında, ceza yargılamasında, soruşturma evresinin daha etkin, güvenilir ve hızlı olmasını sağlamak adına, yalnızca soruşturma evresinde görevli olmak üzere, Adli Kolluk Sistemi kurulacak.

Adil yargılama için hâkim teminatı bir mecburiyettir. Çünkü adil yargılama, ancak bağımsız ve tarafsız mahkemeler eliyle yapılabilir. Bağımsız ve tarafsız mahkeme de ancak hâkiminin bağımsız ve tarafsız olmasıyla mümkündür. O nedenle, yargı bağımsızlığının ilk şartı da, hâkim teminatının sağlanmasıdır. Mevcut sistemde, Cumhurbaşkanı ve bakanlar, birçok hukuksuzluğa seyirci kalıyor. Yürütme organı, siyasi demeçleriyle, tutuklama ya da serbest bırakma kararları üzerinde, açıkça etkili oluyor.

HSK ÜYELERİNİ MECLİS SEÇECEK

Böyle hukuk olmaz. Adalet böyle sağlanamaz. Türkiye bu adaletsizliği daha fazla taşıyamaz. İşte o nedenle, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, Türkiye; bu utançtan kurtulacak. Anayasaya, hâkim ve savcıların coğrafi teminatını sağlayan hüküm konulacak. Aynı zamanda, Hâkim ve Savcılar Kurulunun yapısı ve üye atama sistemi de değiştirilecek. Mevcutta; Hakim ve Savcılar Kurulu açıkça yürütmenin etkisi altına giriyor. Çünkü üye seçimlerinde inisiyatif, partili Cumhurbaşkanı ve partisinin elinde. İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, Hâkim ve Savcılar Kurulu, en az 5’i kadın olmak üzere, 15 üyeden oluşacak. Adaylar, yargı kurumlarımız, barolar, üniversiteler tarafından önerilecek ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, üye tam sayısının en az 3’te ikisinin oyuyla seçilecek. HSK üyeleri, bir kez seçilecek ve görev süreleri 5 yıl olacak. Adalet Bakanı, ya da onun adına Adalet Bakanı Müsteşarı, kurulun gözlemci üyesi olarak toplantılara katılabilecek. HSK Başkanı, kurul tarafından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğunun oyuyla seçilecek.

Bir ülkenin yönetimindeki en önemli unsurlardan biri de anayasayı ve yasaları muhafaza etmek, uyulmasını ve uygulanmasını sağlamaktır. Bu çerçevede, Anayasa Mahkemesi, bir ülke için hayati öneme sahiptir. Yerel mahkemelerin, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını yok saydığı, bir yönetim sistemi, sürdürülebilir olamaz. İşte bu nedenle; İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçimi de, yeniden düzenlenerek, siyasetin vesayetinden kurtarılacak, bağımsızlığı sağlanacak. Çünkü, bu hayati fonksiyonun, sağlıklı ve adil bir şekilde yürütülebilmesi, Anayasa Mahkemesi’nin yapısı ve üye seçimleriyle doğrudan ilişkilidir.

"BEŞİNCİ İLKE DEVLETTE LİYAKAT"

REKTÖR ATAMASINA SON VERİLECEK: O nedenle, 5’inci ilkemiz, devlette liyakat. İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de; KPSS’den yüksek not aldığı halde, mülakatta elenen gençlerimizin hakkı teslim edilecek. Devletin her kademesinde, liyakat esas alınacak, torpilin yeni adı haline gelen mülakat kaldırılacak. Devlette göreve, siyasi otoriteye sadıklar arasından layıklar değil, layıklar arasından, devlete ve millete sadık olanlar alınacak. O nedenle, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de; üniversiteler hem idari, hem de akademik olarak özerk hale getirilecek. Üniversitelerimize, kurucu rektör atamalarının haricinde, o üniversitenin akademik terbiyesi ve liyakatiyle yetişmeyen, kurum dışından rektör atanmasına son verilecek. Öğretim üyeleri, kendi üniversitelerinin rektörünü, aday olan öğretim üyeleri arasından, kendileri seçecek. En fazla oyu alan rektör adayı, Türkiye Yükseköğretim Kurulu’na bildirilecek. Nihai atama, Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu tarafından yapılacak. Fakültelereyse, o fakültenin uzmanlığı dışından dekanlar atanmayacak. Dekan, fakültenin öğretim üyelerinin oylarıyla belirlenecek ve rektör tarafından atanacak. 

DEVLET LİYAKAT KURULU KURULACAK: Değişen dünya düzeni ve coğrafyamızın şartları gereği, bizim için 'Güçlü Ordu, Güçlü Türkiye' demektir. Dünyanın birçok ülkesinin ordusu var. Ancak Türk Ordusu’nu onlardan ayıran en önemli özellik, 'Milli bir ordu' olmasıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri bu vasfını, bugüne kadar sahip olduğu eğitim sistemine ve sarsılmaz hiyerarşik yapısına borçludur. Ancak, 15 Temmuz hain kalkışmasının ardından yaşadıklarımız, birçok kurumda olduğu gibi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde de büyük hasara yol açtı. Bu nedenle; İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de; Kadim tarihsel köklere ve geleneğe sahip olan, Askerî Liseler ve Harp Akademileri yeniden açılacak. GATA’nın yapısı yeniden düzenlenerek, Askerî hekimlik alanında eğitim vermesi ve ordumuzun ihtiyaçları doğrultusunda, sağlık çalışanları yetiştirmesi sağlanacak. Bunların yanında; Her kurumda ihtiyaç duyduğumuz liyakati güvence altına almak için, 'Kamu Denetçiliği Kurumu' çatısı altında, 'Devlet Liyakat Kurulu' oluşturulacak. Liyakat Kurulu’nun üye sayısı, üye seçimi, çalışma usul ve işleyişiyle, görevleri, kanunla belirlenecek.

"ALTINCI İLKE, İNSAN HAKLARI VE BİREYSEL ÖZGÜRLÜKLER"

6’ıncı ilkemiz; insan hakları ve bireysel özgürlükler, güçlü sosyal devlet, güçlü sivil toplum, güçlü gençler. Her vatandaşımız, düşünce ve ifade özgürlüğünü, barışçıl protesto hakkını kullanabilecek. Yasal sınırlarda bu hakkı kullananlar, şucu-bucu gibi sıfatlarla düşman ilan edilmeyecek. İşçilerimize, üniversite öğrencilerimize, baro başkanlarımıza, yaylalarının toprağını korumak için uğraşan köylülerimize, cennet vatanımızın ekolojik dengesi için mücadele veren, doğa savunucularına, dünyanın bütün ülkelerinde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü coşkuyla kutlanırken, meydanlarda itilip kakılan kadınlara, emeklilik haklarını kazandıkları halde, maaşlarını alamayan EYT’li vatandaşlarımıza, hukuka aykırı bir şekilde müdahale edilmeyecek.

KADIN CİNAYETLERİ: Türkiye’de kadın cinayetleri bir türlü önlenemiyor. Önlenemiyor, çünkü önlenebilmesi için gereken, hukuki, sosyolojik ve psikolojik mücadele verilmiyor. Türkiye, mevcut sistemde, kadının haklarını güvence altına alan uluslararası sözleşmeden bile,bir kişinin gece yarısı kararıyla çekilebiliyor. Bu nedenle, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, Türk Ceza Kanunu’nda, 'kadın cinayeti ve kadına karşı şiddet suçu' düzenlenecek. Öldürme, şiddet, tecavüz, tehdit, hürriyetten yoksun bırakma, hakaret, müessir fiil gibi, çeşitli suçlarda, eğer mağdur kadınsa, en ağır cezalar düzenlenecek. Ve bu suçlarda, failin indirim sebeplerinden faydalanması mümkün olmayacak. Türkiye, tek kişinin değil, ortak aklın kararları ve kararlılığıyla, bu ayıptan artık kurtulacak.

İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, ihtiyaç sahibi vatandaşlara yapılacak sosyal yardımlar, parti propagandasına malzeme yapılmaksızın, eşit ve somut kıstaslara göre belirlenecek, gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak. Şunu özellikle vurgulamak isterim ki, Millet İttifakı belediyelerinin sosyal yardım hizmetlerinde olduğu gibi, bir elin verdiğini de diğer el görmeyecek.

KİMSE KAZ DAĞLARI’NI TALAN EDEMEYECEK: İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, Hiç kimse, Kaz Dağları’nı talan edemeyecek. Hiç kimse İkizdere’deki Cennet köşeye taş ocağı açamayacak. Doymak bilmez müteahhitler, üç kuruş elektrik kârı için su yataklarımızı kurutamayacak. NASA’nın bile, ayakkabıyla dahi girilmemeli dediği, Salda Gölü’ne ihanet edilmeyecek. Hayvanlara yapılan eziyet, kabahat olmaktan çıkacak, hiçbir vicdansızlık cezasız kalmayacak.

"YEDİNCİ İLKE ÖZGÜR BASIN"

MEDYA PATRONLARININ YATIRIMLARI DENETLENECEK: 7’inci ilkemiz, özgür basın. Medya, çoğulcu demokrasilerde, yasama, yürütme ve yargıdan sonra, âdeta dördüncü kuvvettir. Tek şart, özgür ve bağımsız olabilmesidir. Basının özgür olmadığı bir ülkede, siyasetin, muhalefetin ve seçimlerin, eşit şartlarda yapılabilmesi mümkün değildir. Bunu, AK Parti’nin kurduğu medya düzeninde, tüm açıklığıyla yaşadık, yaşıyoruz. Gazetelerin, televizyonların, iktidar partisinin yayın organına dönüştükleri bir ülkede, özgürlükten de demokrasiden de söz edilemez. Bu anlamda, medya kuruluşlarının idari yapısı da çok önemli ve belirleyicidir. İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, medyanın siyasetten, siyasetin de medyadan nemalanmadığı bu düzen değişecek. Medya patronlarının diğer iş kollarındaki yatırımları çok sıkı denetlenecek. Medyadaki güçlerini, diğer alanlarda avantaj olarak kullanmaları engellenecek. Gerektiğinde, denetlemek için Rekabet Kurumu devreye sokulacak.

"SEKİZİNCİ İLKE ADİL VE ÖZGÜR SEÇİMLER"

8’inci ve son ilkemiz adil ve özgür seçimler. Buraya kadar sıraladığım tüm ilkelerin hayata geçebilmesindeki en kilit durak, özgür ve adil seçimlerdir. Millet iradesini hakkıyla ve adil şekilde yansıtamayan seçimler ve seçim sistemi, demokrasinin önündeki en büyük engeldir. O nedenle, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, demokrasinin işleyişinin en önemli teminatı olan seçimler, adil ve özgür şekilde yapılacak. Millet iradesinin, Meclise adaletli şekilde yansıyabilmesi için ilk adım olarak, seçim barajı yüzde 5’e indirilecek. Siyasetin finansmanında şeffaflık sağlanacak, siyasi etik ilkelerinden taviz verilmeyecek. Özgür ve adil seçimlerin en önemli unsuru Yüksek Seçim Kurulu’dur. İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de, YSK’nın yapısı ve işleyişi ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılacak, son dönemde yaşanan güvensizliklere meydan verilmeyecek. Yüksek Seçim Kurulu’nun, seçime ilişkin kararlarına karşı, Anayasa Mahkemesi’ne başvurulabilecek.

“GÖRÜŞ VE ÖNERİLERE AÇIĞIZ”

Bugünden itibaren, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, akademi dünyası ve milletimizle, sürekli temas halinde olacağız. Bu bizim için aynı zamanda demokrasinin de gereğidir. Önerimizi hep birlikte geliştirip, milletimiz nezdinde, en geniş toplumsal uzlaşıyla hayata geçirmek için, tüm görüş ve önerilere açığız.”

 

26 May 2021 - 18:17 Ankara- Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hbrma Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hbrma Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Hbrma Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hbrma Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Hbrma Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi


Anket Milletvekillerinin Sizi Temsil Ettiğini Düşünüyor musunuz?