Remzi Çayır’dan sosyal medya eleştirisi

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, partisinin genel merkezinde bugün basın toplantısı düzenledi.

Video için play'e tıklayın

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, hükümetin getirdiği sosyal medya yasa teklifini eleştirdi. Çayır, “Şimdi böyle muğlak, elle tutulmayan yasaların böyle tarifler olmaz. Yani Türkiye’yi kimse daraltmaya kalkmasın. İnanç ve fikir özgürlüğünü yok edecek zeminler oluşturmasın. Bırakın, başkasına hakaret etmeden, başkasının hak ve hukukunu çiğnemeden, milletin birliğini bozmadan, asayişi yok etmeden, bak güvenliğimizi yok etmeden bırakın gençlerimiz, yaşlılarımız, insanlarımız, kadınlarımız, kızlarımız düşündüklerini ifade etsinler. Buradan Türkiye yarar sağlar. Düşünceden, fikirden, bağımsız akıldan kim korkar biliyor musunuz, fikir üretmeyenler, dar kafalar, keyfi yönetimler korkar. Korkmaya gerek yok” diye konuştu.

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, partisinin genel merkezinde bugün basın toplantısı düzenledi. Çayır, yaptığı açıklamada gündeme dair şu mesajları verdi:

“AYMAZLIĞA, VURDUMDUYMAZLIĞA BAKIN”

“Milli varlıklarımız bir şekilde kül olup gitmektedir. Hükümet geçen sene tam bu zamanlar yine aynı şeyleri ifade ederek, aynı şeyleri yapmaktaydı. Ne yazık ki bu Türkiye, ülkemiz aynı şeyleri aynı metotla, aynı sözlerle, aynı edayla yapmaktan bir türlü geri durmamaktadır. Geçen sene neyi tartışıyordu Türkiye? Orman yangınlarının nedenlerini, ne içinlerini, neden önlem alınmadığını, yangın çıktığında neden derhal müdahale edilemediğini tartışıyorduk kamuoyu ve taraflar. Şu an Marmaris yanarken aynı şeyleri tartışıyoruz. Aynı şeyleri söylüyoruz. Hükümet önlem aldığını, işin işte kontrol altına alındığını, yerleşim bölgelerine ateşin sıçramaması için gerekli tedbirlerin alındığını, bambaşka bir manzarayı bize anlatırken, bizim acı gerçekler durmadan içimizi yakıyor. Nedir o, hala gece görüş kameralı helikopterler yani ormana müdahale edecek araçlar alınamamış. Ne zaman alınacakmış? Temmuz ayı içerisinde ihalesi yapılacakmış. Aymazlığa, vurdumduymazlığa bakın.

“ORMANA NASIL BAKIYORSA İNSANA DA ÖYLE BAKIYOR”

Sizin geleceğiniz kül oluyor, sizin topraklarınız çoraklaşıyor, ormanlarınız yok oluyor… Siz çok enteresan bir şekilde geçen sene söylediğinizi tekrar ediyorsunuz. Çözüm? Çözüm yok.  Bakan değişiyor, bürokratlar değişiyor, bakan yardımcıları değişiyor ahval değişmiyor. Ne yazık ki değişmiyor. Bunun için şu anda kendileri söz konusu olduğunda zırhlı araç almasını bilenler kendileri söz konusu olduğunda, birkaç uçak alıp daha fazla seyahat etmeyi planlayanlar, topraklarımızdaki ormanların yangınına aynı duyarlılığı göstermemektedirler. Gerçekten iç açıcı bir durum. Bu bütün meselelerimizde aynı yaklaşım söz konusu. Yani adamın ormana baktığı, insana nasıl bakıyorsa ormana da öyle bakıyor. Ormana nasıl bakıyorsa insana da öyle bakıyor. Ne yazık ki Türkiye’nin bu acı bir gerçeği.

“BURADAN İTİRAZ ETMİYORUM İSYAN EDİYORUM”

Nedir dert, neye bakıyorlar peki? Yani hükümet veya işin başında bulunanlar, işin sorumluluğunu üstlenenler neye bakıyorlar? Kendi varlıklarını, elinde bulundurdukları gücü, iktidarı ve sandalyeleri ve masaları devamlı kılabilmek için orada bulunmak için elinde tutmak için ne gerekiyorsa onu gerekiyorsa onu yapıyorlar. Bunu yapmaya çalışıyorlar. Milletin önceliği var mı, yok. Milletin fukaralığı var mı, var. Önlem var mı, yok. Bununla ilgili kafa yoran var mı, yok. İktidarı nasıl devam ettiririm, gücü nasıl elimde tutarım, 5 yıl daha nasıl iktidar olurum. Bu mu mesele? Ülkenin meselesi bu mu yoksa açlıkla savaşan, dar gelirlinin yarın ne olacak sorusuna cevap mı? Çözümlememiz gereken hangisi… Hangisi? Bu gücü gücü yetene düzeni kuranlar… Buradan itiraz etmiyorum isyan ediyorum. Kimse kusura bakmasın. İtirazla yetinmeyeceğiz. İsyan ediyorum. Bu gücü, gücü yetene düzene itiraz ediyorum. Hukuksuzluğa itiraz ediyorum ve isyan ediyorum. Keyfiliğe, keyfiliğe… Bu kadar olmaz.

“DÜŞÜNCEDEN, FİKİR ÜRETMEYEN DAR KAFALAR KORKAR”

Bu ülke hukuk ülkesi ise bu ülke yasalar ile yönetiliyorsa herkes yasalara bağlı olmak zorunda. Bir insanın ağzından çıkanın yasa diye inat edildiği ülkelerde hukuk olmaz. Keyfilik olur, sultanlık olur. Başka bir şey olmaz. Onun için yasalar çıkartıyorlar. Niye, kendi konumlarını güçlendirmek için, halkın sesini kesmek için, halkın haber alma gücünü yok etmek için. Sosyal medya ile ilgili düzenleme yapıyorlar. Bir 29. madde var, bakın bir. 29. maddeye bakın, ne diyor? Yoruma açık, keyfi. Yalan haber üretmek, kamuoyuna bilmem neler yapmak, insanları bilmem neye sevk etmek. Ya bu kişiye göre değişir. Sen bir şey söylüyorsun yalanı doğru diye millete anlatıyorsun, tutuyorsun muhalefeti yalancılıkla suçluyorsun. Muhalefet seni yalancılıkla suçluyor. Biz hanginize inanacağız? Sizin hanginizin doğru söylediğine inanacağız? Çünkü sana göre o yalan, ona göre sen yalansın.  Şimdi böyle muğlak, elle tutulmayan yasaların böyle tarifler olmaz. Yani Türkiye’yi kimse daraltmaya kalkmasın. İnanç ve fikir özgürlüğünü yok edecek zeminler oluşturmasın. Bırakın, başkasına hakaret etmeden, başkasının hak ve hukukunu çiğnemeden, milletin birliğini bozmadan, asayişi yok etmeden, bak güvenliğimizi yok etmeden bırakın gençlerimiz, yaşlılarımız, insanlarımız, kadınlarımız, kızlarımız düşündüklerini ifade etsinler. Buradan Türkiye yarar sağlar. Düşünceden, fikirden, bağımsız akıldan kim korkar biliyor musunuz, fikir üretmeyenler, dar kafalar, keyfi yönetimler korkar. Korkmaya gerek yok.

“DARBECİLERİN MASKELERİ DÜŞÜRÜLDÜ. DARBECİLERİN YAPTIĞI ANAYASA DEĞİŞTİRİLEMİYOR”

Eğer siz darbe yapanların anayasasına, darbe yapmış adam 12 Eylül kaç sene geçmiş? 40 sene geçmiş. 40 küsur sene geçmiş. Ne yaptık, yargıladık. Ben de o davanın müdahillerindendim. Yargıladık. Adamların pırpırlarını söktüler. Yani generalken er düzeyine düştüler. Darbecilerin pırpırları söküldü. Darbecilerin maskeleri düşürüldü. Darbecilerin yaptığı anayasa değiştirilemiyor. Garip değil mi? Adamları yargılıyorsunuz. Adamları müebbetle cezalandırdık çünkü hak ettiler. Milletin iradesini yok ettiler, işkence yaptılar, anamızı ağlattılar. Bir nesli yok ettiler. Suçsuz insanları astılar.”

 

23 Haz 2022 - 19:38 Ankara- Siyaset