"Türkiye Cumhuriyeti devletini uyardım, Hükûmeti değil. Hükûmetin ne yaptığını artık biliyoruz biz”

CHP Nevşehir Milletvekili Faruk Sarıaslan, "Osmanlı da ilk borçlandığında gelip adalarının işgal edileceğini düşünmemişti, kendilerinin defterdarlığına el konulacağını düşünmemişti. Biz bunlardan ders çıkaralım, o hatalara düşmeyelim, sizin de yaptığınız işlemin tamamı buna benzer." diye Türkiye Cumhuriyeti devletini uyardım, Hükûmeti değil. Hükûmetin ne yaptığını artık biliyoruz biz.” dedi.

Video için play'e tıklayın

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Nevşehir Milletvekili Faruk Sarıaslan, TBMM Genel Kurulunda ''İstanbul Finans Merkezi Kanun Teklifi'' üzerine yaptığı konuşmada,  "Osmanlı da ilk borçlandığında gelip adalarının işgal edileceğini düşünmemişti, kendilerinin defterdarlığına el konulacağını düşünmemişti. Biz bunlardan ders çıkaralım, o hatalara düşmeyelim, sizin de yaptığınız işlemin tamamı buna benzer." diye Türkiye Cumhuriyeti devletini uyardım, Hükûmeti değil. Hükûmetin ne yaptığını artık biliyoruz biz.” dedi.  

CHP'li Sarıaslan konuşmasında şunları söyledi: 

"Türkiye Cumhuriyeti'nden vazgeçip başkenti İstanbul olan bir halifelik peşinde misiniz?"

"AKP iktidarı öncelikle merkezi Ankara'da olan bankaların genel müdürlüklerini sonra birtakım kurumların genel müdürlüklerini İstanbul'a taşıdı, şimdi de Merkez Bankasının Genel Müdürlüğünü İstanbul'a taşımak üzere hazırlık yapıyor.

Küreselleşmenin geniş boyutlara ulaştığı, teknolojik gelişmelerin ülkeleri coğrafi olarak birbirine yaklaştırdığı böyle bir dönemde, ülkemizdeki finans kuruluşlarının coğrafik olarak yerlerini değiştirmenin anlamı ne olabilir diye bu kürsüden soruyorum. Hâlâ ülkemizin başkenti Ankara'yken başkent Ankara'nın altını boşaltarak ham hayaller mi kuruyorsunuz? Derler ya "Akıllı lafını deliye söyletir." diye SADAT yöneticisini söylediği gibi Türkiye Cumhuriyeti'nden vazgeçip başkenti İstanbul olan bir halifelik peşinde misiniz?

"Hani millîydiniz, hani yerliydiniz; bu mu sizin millîliğiniz, bu mu sizin yerliliğiniz?"

Değerli milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa AKP iktidarının ve tek adam rejiminin getirdiği bu yasa teklifinin 7'nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile geçici 1'inci maddesinde ne yapıldığını, ne yapılmak istendiğini size anlatmak istiyorum. 7'nci maddenin ikinci fıkrasıyla yazmış diyor ki: "Katılımcılar kendi aralarında... İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun'un 1'nci ve 3'üncü maddelerinin kapsamı dışında değerlendirileceği düzenlenmiştir. Böylece İFM'de faaliyet gösteren katılımcılara uluslararası kuruluşların ihtiyaç duyduğu yabancı dilde kayıt tutma serbestisi sağlanması amaçlanmaktadır." Yani Türkçeden vazgeçiyorsunuz. "Maddenin üçüncü fıkrası ile ayrıca katılımcı belgesi almış kuruluşların kendi aralarında İFM'de yürüttükleri faaliyetler kapsamında özel hukuka tabi her nevi işlem ve sözleşmelerde, ilgili katılımcıların tabi olduğu mevzuat hükümlerine aykırı olmamak şartıyla, serbestçe hukuk seçimi yapabilecekleri öngörülmektedir." Yani burada, daha önce siz, Türkiye Cumhuriyeti devletinde yapılan sözleşmelerin başka İngiliz mahkemelerinde, Fransız mahkemelerinde bu davaların görüleceğini kabul etmiştiniz. Şimdi çıtayı yükseltiyorsunuz. "Türkiye'de Türk hukuk sistemi uygulanmayabilir, Fransız hukuk sistemi uygulanabilir, Alman hukuk sistemi uygulanabilir, Suudi hukuk sistemi uygulanabilir." diyorsunuz. Hani millîydiniz, hani yerliydiniz; bu mu sizin millîliğiniz, bu mu sizin yerliliğiniz? (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Milliyetçilik lafla olmaz, milliyetçilik eylemle olur. Milliyetçilik başkalarının tahakkümünü kabul etmemekle olur. Şimdi, siz, hatırlar mısınız, şimdiki Cumhurbaşkanı daha önceki AK PARTİ Genel Başkanı "Eğer siz başkalarından borç alırsanız, emir alıyorsunuz." diyordu. Soruyorum: Başkalarından aldığınız emir gereği mi siz Türk hukuk sistemini yok sayıyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar) Başkalarından emir aldığınız için mi siz Türkçenin yerine başka yabancı diller getiriyorsunuz?

"Vergi almayacaksanız ülkeyi sömürttürmek için mi buraya getiriyorsunuz?"

Size başka bir madde daha okuyacağım, geçici 1'inci madde, söz aldığım madde... Faaliyete geçtiği ilk dönemde, taşınmaları teşvik etmek ve İFM'yi küresel ölçekte rekabetçi kılmak amacıyla belge almış, finansal faaliyet gösteren kuruluşların gerçekleştirecekleri finansal hizmet ihracatı niteliğindeki faaliyetlerden 2022 yılı ila 2031 yılları arasında elde edilecek kazançlar için kurumlar vergisi indirim oranının yüzde 100 olarak uygulanması düzenlenmektedir. Değerli milletvekilleri, değerli Türk halkı; yabancı sermaye niye gelir? Burada gelsin çalışsın, vergi alalım, hizmet yapsın, yatırım yapsın diye. Peki, siz bundan vergi almayacaksanız ülkeyi sömürttürmek için mi buraya getiriyorsunuz? Bunun cevabının burada verilmesi lazım. Sataşıyorum, mesela, Grup Başkan Vekili çıkıp bunun cevabını versin.

Değerli arkadaşlar, biraz önce tartışma oldu. "Geçmişini inkâr edene haramzade derler." diye bizde bir atasözü var. Osmanlı da bizim, Selçuklu da bizim, Hun İmparatorluğu da bizim, Göktürkler de bizim, Türkiye Cumhuriyeti devleti de bizim.

Ama bunların bizim olması, bizim geçmişimizi eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmez. Bakın, size bir kitap getirdim, dünyada saygın kitaplardan bir tanesi "Galata Bankerleri" Türk, Osmanlı Devleti ne zaman ki Galata bankerlerine teslim olmaya başlamış, çöküşe başlamış. Size somut bir iki tane de örnek vereceğim. Abdülhamid Dönemi'nde borç alınmaya başlanır. Bu borç alınırken Abdülhamid ülkesini satmak için borç almıyordu -bunun altını çizerek söyleyeyim- ülkeyi kurtaracağını zannederek borç alıyordu. Bir baktı ki sonra, beş yıl sonra aldığı paranın 10 katını istemeye başladılar. Abdülhamid "Ödemeyin." talimat verdi. Bu bankerler Fransız vatandaşıydı, hemen bunun üzerine Fransız devleti gemilerini getirdi.

Şimdi, Midilli Adası'na el koydu; gitti defterdarlığa amiyane tabirle çöktü. Abdülmecit döneminde neler oldu hepiniz biliyorsunuz.

İşte bizim Galata bankerlerine dönmememiz için, ülkemizin Osmanlı'nın son dönemlerini yaşamaması için hepimizin uyanık olması lazım, hepimizin, altını çizerek söylüyorum. Bu devlet kimsenin tekelinde değil, hükûmetler gelir geçer. Türkiye Cumhuriyeti devleti -demin de söyledim- steplerin bozkırından çıkmış, Orta Anadolu'ya gelmiş, Balkanlara yayılmış, Avrupa'ya kadar gitmiş. Biz bununla övünürüz ama geçmişteki yaptığımız hataları tekrar etmemek için de hepimizin birbirini uyarması gerekir.

FARUK SARIASLAN (Nevşehir) - Şimdi, benim burada söylemek istediğim şu: Tarih, geçmişi ne övmek ne de yermek için okunur; tarih geçmişten ders almak için okunur. Şu anki Hükûmete dedim ki: "Siz eğer böyle borçlanmaya devam ederseniz, emir almaya devam edersiniz."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FARUK SARIASLAN (Nevşehir) - "Osmanlı da ilk borçlandığında gelip adalarının işgal edileceğini düşünmemişti, kendilerinin defterdarlığına el konulacağını düşünmemişti. Biz bunlardan ders çıkaralım, o hatalara düşmeyelim, sizin de yaptığınız işlemin tamamı buna benzer." diye Türkiye Cumhuriyeti devletini uyardım, Hükûmeti değil. Hükûmetin ne yaptığını artık biliyoruz biz.

23 Haz 2022 - 10:28 Ankara- Siyaset