"Yasalaşırsa cumhuriyet tarihinin en ağır sansür ve otosansürü yaşanacak"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, internet medyası ve sosyal medyaya yeni yaptırımlar öngören kanun teklifine tepki gösterdi. Salıcı, “Yasalaşırsa cumhuriyet tarihinin en ağır sansür ve otosansürü yaşanacak.” dedi.

+1
Haber albümü için resme tıklayın

RTÜK’ün; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını yayınlayan televizyon kanallarına ceza vermesi ile ilgili olarak da Salıcı, “Bu gerekçeyle, bu madde iktidar medyasına uygulanmış olsa muhtemelen hepsi kapısına kilit vurmak zorunda kalacak” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından, CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

“TARİHİMİZDE İLK KEZ, İÇ BORCA ÖDENECEK FAİZ ANAPARAYI GEÇTİ”

Ekonomiye ilişkin değerlendirme yapan Salıcı, Türkiye’nin dört yıldır ağır bir krizle boğuştuğunu, krizin buhrana dönüştüğünü dile getirdi. Salıcı, şunları söyledi:

“Ekonomi kitabını yazanlara göre; güya faiz indireceklerdi, döviz kuru yükselecekti, ihracat artacaktı, cari açık kapanacaktı, böylece enflasyon gerileyecekti. Bunların hiçbirisi olmadı. Cari açık yükseliyor, finansmanı gittikçe daha da zorlanıyor. Döviz kuru belli bir noktaya gelmişti. Son bir ay içinde yüzde 10 civarında değer kaybetti Türk liramız. Cari açığın finansmanı için son dönemde 8 milyar dolara yakın döviz sattılar. Bunu genelde arka kapıdan satıyorlar. Türk işi bir yöntem icat ettiler. Bu yöntem şeffaf olmayan bir yöntem. Enflasyon yükseliyor. Resmi enflasyon rakamları yüzde 70’lere dayanmış durumda. Uzmanlar, daha da artacağını ifade ediyorlar. Öbür taraftan ENAG’ın yapmış olduğu açıklamalara göre; enflasyon yüzde 100’ü geçmiş durumda.

Dolayısıyla Türkiye hem resmi rakamlara göre dünyadaki ilk sıralara yükselmiş durumda, yüzde 70 enflasyonla. Yüzde 122’lik üretici enflasyonu ile dünya şampiyonluğunu ele geçirmiş durumda. Tarihimizde ilk kez iç borca ödenecek olan faiz, anaparayı geçti. Yani ödeyeceğimiz faiz oranı anaparanın üzerinde. Türkiye böyle ağır bir ekonomik sarmal içinde.”

“HERHANGİ BİR İŞLEM YAPACAK MISINIZ”

TÜRK İş’in açıkladığı açlık sınırı ve yoksulluk sınırı verilerine değinen Salıcı, “En son TÜRK İş’in açıklamış olduğu açlık sınırı rakamları 6 bin 17 lira olarak belirlendi. Asgari ücret 4 bin 253 lira. Asgari ücretin 4 bin 253 lira olduğu bir ülkede, eğer açlık sınırı 6 bin 17 lira ise siz gelin buradan meselenin ne kadar ağır, ne kadar vahim bir tabloya dönüştüğüne bakın. Buradan hep beraber bu vahim tabloyu görelim” ifadelerini kullandı.

Salıcı; SADAT Yönetim Kurulu üyesi Ersan Ergür’ün “Bu vatanı sandıkta teslim edemeyiz” ifadelerine şu tepkiyi gösterdi:

“Yani bir tür sandığı sorgulayan bir ifade kullandı. Kendilerine her eleştiride bulunduğumuzda iktidar partisi mensupları millet iradesinden bahsediyorlardı. Gerçi 31 Mart seçimlerinden sonra, biz millet iradesi lafını duymaz olduk. Millet iradesi onların aleyhine tecelli edince, bir de İstanbul’u ikinci kez seçime götürüp, oradan da sandıktan sert bir vatandaş tokadı yiyince bir daha millet iradesini dile getirmez oldular. Ama Ersan Ergün’ün söylediği daha vahim şeyler. Diyor ki, ‘Biz sandıktan çıkanı kabul etmeyeceğiz, biz kaybettiğimiz yerde, kaybettiğimiz seçimde; demokrasiye inanmıyoruz, bizim istediğimiz sonuç çıkarsa demokrasidir, çıkmazsa sonucu kabul etmeyiz; bunu da bir vesileyle bir gerekçeyle bir hamaset haline getirir ve o seçim sonuçlarını reddederiz’ diyor. Zaten biz muhalefet partileri olarak AKP ile Cumhur İttifakı ile aynı koşullarda, eşit koşullarda seçime girmiyoruz. Medya, büyük oranda onların tekeli altında. Sermeyesi üzerinden birçok medya kuruluşunu kendilerine bağlamış durumdalar. Ağır işleyen bir propaganda mekanizmaları var. TRT’nin durumu ortada. Kendimizi biz TRT’de sadece bizimle ilgili olumsuz bir şey söyleniyorsa duyuyoruz. Seçim dönemlerinde açıklıyoruz, hangi siyasi partiye TRT kaç dakika yer vermiş; bazı siyasi partilere nezaketen yer vermiş oluyor.

Parlamentoya bir kanun teklifi gönderdi Cumhur İttifakı bileşenleri. Sosyal medya üzerine ağır sansür getirmeye çalışıyorlar. Türkiye’de böyle bir süreç yaşanırken, ekonomik imkanları bizim hiç boy ölçüşemeyeceğimiz bir noktadayken, beşli çetenin bütün imkanlarını seçimlerde kullanırken, bir yandan da en son yaptıkları düzenleme ile cumhurbaşkanını siyasi yasakların dışına çıkarmış olan bir iktidar partisi varken dahi seçimden çıkan sonuçları kabul etmeyeceğini söyleyen iktidara çok yakın bizim de önüne gittiğimiz uyardığımız bir SADAT mensubu ile karşı karşıyayız.

Böyle bir cümleyi bir CHP’li dile getirseydi ne olurdu? Başına neler gelirdi? Bir de o tarafından bakalım. Muhtemelen hakkında çok hızlı bir şekilde darbecilikten dava açılırdı, gece yarısı evi basılırdı, gözaltına alınırdı, tutuklanırdı, uzun bir süre içeride yatardı, dosyasına bakacak olan hakimler ve savcılar da doğrudan talimat alabilen mahiyette kişiler olarak belirlenirlerdir.

Bir CHP’liye bunları yapardınız. Peki bu kişiye atmış olduğu bu tweetle ilgili nasıl bir yasal işlem yapacaksınız? Herhangi bir işlem yapacak mısınız? Sizin yakın çalıştığınız, iyi ilişkiler içinde olduğunuz bir kişi böyle bir şey söylediğinde, bu kişi ile ilgili nasıl bir işlem yapacaksınız?

Böyle bir uygulamayı bizim kabul etmemiz, sandıktan çıkan iradeye karşı olacak herhangi bir uygulamayı kabul etmemiz mümkün değil. İstanbul’da da kabul etmedik, aynı şekilde kayyum uygulamalarını da kabul etmiyoruz, onları da zamanı geldiğinde seçimi kazandığımızda, milletin vermiş olduğu yetkiyi alan kişi kimse o kişinin görevi yapması düsturuyla aynen devam ettireceğiz.

“PARAMİLİTER GÜÇLERİNİZ Mİ VAR?”

Böyle düşünen bir kişi, acaba seçimi biz kazanınca Millet İttifakı kazanınca altılı masanın belirlediği cumhurbaşkanı adayı kazanınca ne yapar? Sokağa mı çıkacak? Paramiliter güçleriniz mi var? Varsa paramiliter güçlerinizi ortaya mı dökeceksiniz? Onları harekete mi geçireceksiniz? Darbe mi yapmaya niyetiniz var? Siz darbeci misiniz? Ne demek bu? Ne demek bu tweet? Ne SADAT ne SADAT gibi varsa başkalarından korkumuz yok. Bu tür tehditler bizi korkutmaz.”

CHP’li belediyelerde çalışanların da şüpheli olarak gözaltına alındığı operasyonlar ile ilgili olarak Salıcı, şunları söyledi:

“İçişleri Bakanlığı’nda ve MASAK’ta, belediyelerimize yönelik siyasi operasyonlar için birimler kurulduğunu biliyoruz. Önümüzdeki süreçte bu operasyonların daha da artacağını; CHP’li siyasilere, CHP’li belediye başkanlarına güvenilmez duygusu yaratmaya çalışan algı operasyonlarının süreceğini biliyoruz. Zaten müfettişler var belediyelerimizde. Biz bundan şikayetçi değiliz. Vatandaşa olan sözümüzü yerine getireceğiz.”

“CUMHURİYET TARİHİNİN EN AĞIR SANSÜR VE OTOSANSÜRÜ YAŞANACAK”

İnternet medyası ve sosyal medyaya yeni yaptırımlar öngören kanun teklifi ile ilgili olarak da Salıcı, şunları söyledi:

“Sunulan teklif, basın ve ifade özgürlüğünü daha da geriye götürecek. Teklif sadece gazetecilere değil sosyal medyayı kullanın vatandaşlara ve bilişim ve internet sektöründe çalışanlara da baskıyı artıracak düzenleme. Medyaya yönelik öngörülen idari tedbirler arasında para cezası, reklam yasakları ve sosyal medya ağlarına bant daraltma yaptırımları var. Dezenformasyon, yalan haber, asılsız bilgi ve tahrif edilmiş gibi kavramlar hukuki bir tanım yapılmadan kullanılıyor. Güvenlik, kamu düzeni ve kamu barışı gibi açılan davalarda sıkça başvurulan muğlak kavramlara başvurularak mahkemelere yeni suçlar tanımlanıyor. Sarı basın kartı vermek gazetecilere bir ödül ve ceza mekanizmasına dönüştürülmüş durumda. Düzenleme yasalaşırsa, biz karşı çıkacağız, bu düzenlemenin yasalaşmaması için karşı çıkacağız. Bu düzenleme yasalaşırsa cumhuriyet tarihinin en ağır sansür ve otosansürü yaşanacak. Baskılar bu kadar fazlayken bu baskı ve sansürü daha da artıracak bir düzenleme ile karşı karşıya olacağız.

“RTÜK’ÜN YAKLAŞIMINI KABUL ETMİYORUZ”

RTÜK’ün; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun TÜRGEV ve Ensar Vakfı üzerinden Amerika’ya para aktarıldığı açıklamalarını yayınlayan kanallara oyçokluğu ile ceza kesmesini değerlendiren Salıcı, şunları söyledi:

“Soruşturmaksızın veya doğruluğundan emin olmaksızın yayın yapmak gerekçesiyle bir ceza verdi. Eğer gerekçe bu ise herhalde iktidara yakın medya kalmaz. İktidara yakın medyada, her gün bizlerle ilgili ağır hakaretlerin olduğu, yalanların olduğu, olmayan şeylerin olmuş gibi gösterildiği; bununla ilgili dijital alanda bir geçmiş yaratıldığı bir medya ile karşı karşıyayız.  Bu gerekçeyle bu madde iktidar medyasına uygulanmış olsa muhtemelen hepsi kapısına kilit vurmak zorunda kalacak. Dolayısıyla biz RTÜK’ün bu yaklaşımını kabul etmiyoruz. Onların şimdiye kadar yürütmüş oldukları bu baskıcı zihniyete açık bir şekilde karşı duruyoruz” dedi.

“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE SALDIRILAR DEVAM EDECEK AMA YILMAYACAĞIZ”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkındaki davalara da değinen Salıcı, “İmamoğlu ile ilgili dava tam evlere şenlik” yorumu yaptı.

İmamoğlu için “ahmak” ifadesini kullanan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu için Salıcı, “Ağzı bozuk bir insan… Mesele iki siyasi arasındaki bir tartışma olmaktan alınıyor ve İmamoğlu’nun sözlerini Yüksek Seçim Kurulu üyelerine söylediği yönünde dava açılıyor. Davası bu hafta” dedi.

Salıcı, “Kaftancıoğlu, partimizin broşürü vardı, bununla ilgili twit atıyor ve bu twitten dolayı dava var. Biliyoruz önümüzdeki dönemde de bu saldırılar devam edecek ama biz yılmayacağız” yorumunu yaptı.

“BAKAN OLMANIN ÖTESİNDE ‘STAND UP’ÇI KIVRAKLIĞI İLE İFADELERDE BULUNUYOR”

Salıcı, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Nebati’nin ‘kurun fiyatlar üzerindeki baskısını azalttık’ yönündeki açıklamasının sorulması üzerine, Salıcı, “Sayın Nebati aslında bir hazineden ve maliyeden sorumlu bakan olmanın çok ötesinde ‘stand up’çı kıvraklığı ile ifadelerde bulunuyor. Onun söylediği şeylere kimsenin inandığı yok. Türkiye’de emeği ile geçinen kesimlerin geçinememesi için enflasyonun yükseldiği ve alt gelir grubundan üst gelir grubuna transferin yapıldığı bir dönem yaşıyoruz” yanıtını verdi.

“İDDİALI CÜMLELER KURMAYI SEVİYOR”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Teröre destek veren ülkelerin biz NATO’ya girmesine evet demeyiz” ifadelerinin sorulması üzerine Salıcı, “Böyle iddialı cümleler söylemeyi seviyor” diyerek, Deniz Yücel, Rahip Brunson, Cemal Kaşıkçı davası ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarını anımsattı. Salıcı, “Ne zaman bir şeye olmaz dese, arkasından bir anda oluveriyor. Önümüzdeki günlerde, NATO’ya girmesine karşı çıktığı ülkelere de yeşil ışık yakabilir. Bu tipik bir Recep Tayyip Erdoğan davranışı olur” değerlendirmesini yaptı.

“ERDOĞAN YİNE TAM TERSİNİ YAPARSA ŞAŞIRMAYIZ”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘kaçış planı anatomisi’ açıklamasından sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yalanlama açıklamalarının sorulması üzerine Salıcı, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun söylediği sözlerden hangisi yanlış? Bu sorulara cevap vermek yerine meseleyi başka bir alana çekme çabasında olduklarını biliyoruz. Bunlara dair cevap almış değiliz. ‘Erdoğan ölümüne burada’ demiş. Az önce üç örnekte Erdoğan’ın bugün dediğinin yarın tam tersini yapmış olduğunu gördük. Yine tam tersini yaparsa şaşırmayız” yanıtını verdi.

 

31 May 2022 - 02:30 Ankara- Siyaset