Zihinleri Arındırmak

Geçen hafta, duaları arındırmak konusunda yazmıştım. Ancak; geçtiğimiz hafta içerisinde Antalya’da, ailesi şehrimizde ve mahallemizde ikamet eden, bir üniversite öğrencisinin, kaldığı tarikat yurdunda, bir psikopat tarafından öğrencinin deccal olduğu vehmedilerek hunharca katledilmesi, bana sadece duaları arındırmanın yetersiz olacağını bir kez daha hatırlattı.

Zira; bunu hatırlatan daha önce de nice olaylar olmuştu. Bunu düşünmek için illaki bir polisiye ya da insanları hayretler içinde bırakan bir olayın olması da gerekmez. Bu gün burada ele almaya çalışacağım konu üzerindeki düşüncelerim bu güne ait değil. Aksine, üniversite yıllarına kadar giden kökenleri var. Bu anlamdaki görüşlerimi falanca hocaya ya da düşünüre benzetip hemen onun taklitçisi olarak görürseniz yanılırsınız.

Şahsen ben; peygamberimiz de dahil olmak üzere, hiç kimseyi taklit etmemeyi yıllar önce esas almış bir insanım. Her kim olursa, hangi mezhepten, hangi dinden ve görüşten olursa olsun, herkesi ve her görüşü dinler, özellikle ufkumu açan görüşleri alır, gerisini ilgili kişinin kendisine bırakırım. Ufuk açıcı düşüncelere sahip olan insanları, asla kategorize etmem. Görüşlerini de asla kopyala-yapıştır yoluna gitmem. Bağnaz, mutaassıp ve ideolojik körlük içerisinde olanlardan, içinde bulundukları durumdan ibret almak dışında asla faydalanmam ve onlarla asla tartışmaya girmem. Çünkü onlar; aklı bir kenara bırakıp, doğrularını da yanlışlarını da üzerime boca eder, avazlarının çıktığı kadar da bağırarak tartışırlar. Akıl, yüksek sesle tartışılan bir ortamı hemen terk eder.

Bu girişten sonra asıl konumuza geçebiliriz. İnsanın arınması üç çeşittir. Birincisi yanlış inançlardan arınma, ikincisi günahlardan arınma, üçüncüsü de beden temizliğidir. Kolaylık sıralaması yapmak istersek bu sıralamayı tersine çevirmemiz gerekir. Üçü de birbiriyle ilişkilidir. Kur’an’da, yanlış inançlardan arınma için kullanılan kavram tezkiye, günahlardan arınma için kullanılan kavram tevbe, beden temizliği için de kullanılan kavram taharettir. Bazen bunların birinin, diğerinin yerine kullanıldığı yerler de vardır ama genel olarak kavram haritası bu şekildedir. Bu yazıda temel kavramımız tezkiye kavramı olacak. Dilimizdeki; zeki, zeka, zekat kelimeleri de bu kavramla ilişkilidir.

Şimdi sizinle Kur’an’da, tezkiye konusunda yer alan bazı ayetlerden kısa pasajlar paylaşacağım.

“Size aranızdan bir rasul göndermişiz, size ayetlerimizi okuyor, sizi arındırıyor (tezkiye)” (Bakara 151)

“O, Kitap ile ilgisiz bir topluma, kendi içlerinden kendilerine Allah'ın mesajlarını aktaran, onları arındıran (tezkiye), ilahî kelâmı ve hikmeti öğreten bir elçi göndermiştir ki, ondan önce, açık bir sapıklık içindeydiler.” (Cuma 2)

“Benliğini arındıran (tezkiye) gerçekten kurtuluşa ermiştir.” (Şems 9)

“Benliğini arındıran (tezkiye) gerçekten kurtuluşa erer.” (A’lâ 14)

Bu konu ile ilgili başka ayetler de var şüphesiz. Ancak; meseleyi ortaya koymamız açısından bu kadar örnek ayet yeterlidir diye düşünüyorum. Daha önceki yazılarımda da sık sık vurguladığım gibi; bugün, toplumun yaşadığı din Allah’ın gönderdiği din değildir. Cahiliyye döneminde de insanlar, Hz. İbrahim’in dinine mensup olduklarını iddia ediyorlardı ama o din de, Hz. İbrahim’e gönderilen din değildi. Başka din ve kültürlerin etkisiyle aslından uzaklaşmış, zihinler olabildiğince yanlış inançlar tarafından işgal edilmiş durumdaydı. İşte peygamberimiz, yukarıdaki ayetlerde değinildiği gibi, zihinleri ayetler ışığında o yanlış inançlardan arındırmıştı.

Günümüzde de, tıpkı peygamberimiz zamanında olduğu gibi zihinlerin komple bir bakıma alınıp, yanlış inançlardan arındırılması gerekiyor. Antalya’da yaşanan olay, bu durumun aciliyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Bir öğrencinin başını bedeninden ayırıp, “Deccali vurdum” diye slogan atan zihniyet, yanlış inançların zihnine hücum edip psikopatlaştırdığı bir zihniyettir. 15 Temmuz’da, halkı bombalayan zihniyet de yaptığının Allah rızası için olduğu kanaatindeydi. Dikkat ederseniz her ikisi de aynı model. Zihinler fıtrata tamamen küsmüş, şeytanın cirit arenasına dönüşmüştür. İşte bunun sebebi zihinlerin yanlış inançlarla kirlenmiş olmasıdır.

Zihinsel olarak yanlış inançlardan arınmanın tek ve tıkalı bir yolu vardır. O da Kur’an’ı özümseyerek, onda yer almayan inanç ve düşünceleri zihnimizden kapı dışarı etmek. Bu yolun tıkalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü biz Kur’an’ın bu gönderiliş amacını ıskalayıp; onu ölülere okunan, ses yarışmalarının güftesi olan bir kitaba dönüştürdük. Geleneksel yanlış inançlar zihnimizi o denli esir aldı ki, Kur’an’dan aksine bir ayet duyduğumuzda, yanlış inanç tiryakiliğinin tutuculuğuyla hemen ayete posta koyar hale geldik. Peygamberimizin sünnetine sarıldığımızı iddia ettik ama onun sünnetin içerisine Kur’an ayetlerini dahil etmedik. Oysa peygamberimizin sünnetinin odağında Kur’an ayetleri vardı.

Kur’an ayetleri üzerinden bir tezkiye (yanlış inançlardan arındırma) olmadıkça, fıtrat kirlendiği için, zekâ da bundan olumsuz etkilenir. İddia ediyorum, arınan insanın zeka katsayısı artar. Tezkiye olmadıkça zekat da bir gösteriş aracı olmaktan öteye gidemez. Tezkiye olmazsa, tevbe de olmaz. Tezkiye olmadan yapılan tevbe ancak üç gün sürer. Tezkiye olmadıkça günahlardan kurtulmanın da imkân ve ihtimali yoktur. Tezkiye olmadıkça vicdan da harekete geçemez. Tezkiye olmazsa, bu gün olduğu gibi ahlâk da olmaz. Tezkiye olmazsa güven duygusu da olmaz. Şimdi “Benliğini arındıran (tezkiye) gerçekten kurtuluşa erer.” ayetini daha net anladık mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Boz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Milletvekillerinin Sizi Temsil Ettiğini Düşünüyor musunuz?