Parayı bulmak için paradan vazgeçmek

Dimyat’ta pirinç varmış. Halep oradaymış. Elden gelenle öğün oluyormuş. Dalda iki kuş varmış. Biri susmuş. Diğeri anlatmış. Hikayemiz bugün tam da böyle. Neyi neye tercih ettiğimizi bilemediğimiz ama şehir efsanelerine göre yatırım yaptığımız bir devre girdik. Kitaplarda bize okutulan ekonominin “e” si yok piyasada. İnsanlar bir hayale aldanmış ve amaçsız şekilde ömür tüketiyor.

Şimdi emekli oldu ama bir personelimiz vardı eskiden. Sürekli şans oyunları oynardı. Bunu yaparken de tek başına kalsa iyi. Diğer memuru da ortak ederdi kendine. Kupon bir türlü tutmaz ve bunlar dertlerine yanarken adamda uslanmaz bir gayret vardı. Yeniden, her seferinde daha fazla para ile derken bir gün harcadığı paranın ikramiyeye yaklaştığını, yıllar içinde bunu değerlendirse şu anki konumundan daha iyi durumda olacağını hatırlattım. Kampüste pek çok öğrencime ve sürekli kripto para ve blok zincir konuşanlara da hatırlatmış olayım şimdiden. Ancak baştan söyleyeyim lafım bunu nasıl geliştirebilirim diye kafa yoranlara değil.

Buyurun o zaman.

Para, devletlerin belirli bir karşılığı olduğunu garanti ettikleri borç senedidir. Bunu elinde bulunduran merkez bankasına gittiğinde piyasada bir değeri kalmamış olsa bile bunun karşılığını talep edebilir. Yıllar içinde piyasalardaki dalgalanmalarla birlikte bu değer değişim gösterebildiği gibi memorandumlarla birlikte sıfıra da inebilir. Halihazırda gerek emtia gerekse para piyasalarında karşılığı olmayan trilyonlarca meta mevcut. O zaman madem borcu ödeyemiyoruz herkesin borcu ortadan kalksın diye düşünüyor olabilirler. Bu anlattığım şekilde olabileceği gibi size bunu yapmanın başka bir yolunu anlatacağım.

Kripto para piyasaları ve blok zincir teknolojilerinin günümüzde yaygın olarak kullanılmaya başladığını görüyoruz. Bunun gelişimi ile ilgili hikâyeyi incelediğimizde Nakamoto’nun 2008 yılında geliştirmiş olduğu kriptolojinin etkin hale getirilmesi ile birlikte “coin” olarak adlandırılan bu yeni akçeler ortaya çıkmış oldu. Günümüzde spor kulüplerinden tutun sanatçılara ve sanat eserlerine kadar farklı isimlerde kripto paralar çıkarılmakta.

Çalışma prensibini incelediğimizde mevcut para sisteminin ülkeleri sürekli ekonomik krizlere sürüklediği ve buna çare olarak para arzının sabit tutulacağı düşünülmüş olduğunu gözlemliyoruz. Mevcut sistemde ülkelerin merkez bankaları istedikleri zaman para arzını artırabildiği için yatırımcıların getiri beklentisiyle yapmış oldukları alımların boşa çıkması söz konusu olmaktadır.

Ancak bir şeyin para birimi olarak kullanılması için en büyük unsur arkasında bir merkez bankasının olmasıdır. Bunların yanında değer ölçüsü olma, hesaplanabilir halde bulunma ve mübadele için kullanılma özellikleri paranın fonksiyonları içinde değerlendirilir. Önerilen bu yeni akçelerde hesaplanabilir olma ile ilgili bir kısıt yok yalnız mübadele aracı olarak kullanılmaları yönünde henüz büyük kısıtları var. Bu kısıtı da yeniden para birimine dönüştürme ile sağlasalar da günlük hayatta kripto para ile ödeme kabul eden yer sayısı çok az.

Arzı sabit tuttukları ve popüler oldukları için çokça talep görüyorlar ve bu sayede inanılmaz rakamlara çıkan kripto paralar görebiliyoruz. Bir de şehir efsaneleri ile birlikte anıldıkları için kişilerin bu yeni platformda çok cesur davrandıklarını gözlemliyoruz. Oysa mübadele aracı olma ve değer ölçüsü ifade etme hususunda büyük problemler var. Örneğin bir hisse senedi aldığınızda halihazırda var olan bir şirketin ortağı olmuş oluyorsunuz. Bu hisse çok talep gördüğünde fiyatı artıyor ve siz de bu sayede gelir elde edebiliyorsunuz.

Ancak kripto paralarda değer ölçüsü olarak bir şey karşınızda olmadığı için papaz kime kaçarsa onda ihale kalacak gibi bir örnek karşımızda. Son günlerde popüler bir dizi filmle ilgili çıkartılan kripto para çok yüksek bir değeri gördükten sonra bir anda sıfırı tüketti.

Şimdi insanın aklına ister istemez gelmiyor mu o yüksek bedel üzerinden daha fazla kazanma hırsı ile onu satın alanlar boşa düşünce ne tür bir aldatılmışlığı deneyimlediler diye? Bu yüzden zaten kıt olan kaynaklarımızı bizim daha anlamlı şekilde yatırıma ve özellikle tasarrufa dönüştürmemiz gerektiğini görüyoruz.

Kripto parayı cazip kılan başka bir unsur ise kimin elinde olduğunun takibinin yapılamaması. Böylece kara para aklama ve milyarlarca doları bir yerden başka bir yere kaydırma ile ilgili kayıt tutulmadan işlemlerin gerçekleştirilmesi mümkün olabiliyor. Sonuç olarak kayıt dışı ekonomi ile birlikte suçun takibi çok zor bir süreç haline geliyor.

Günümüze kadar olan hayat tecrübem, olayların sadece bir olgu olarak ele alınmaması gerektiğini öğretti bana. Şimdi kafamda deli sorular beliriyor. İktisadi olarak bütün sistemi elinde tutabilirken sermaye neden böyle bir şeyin çıkmasına müsaade etsin diye düşünmeden edemiyorum.

Yoksa kapitalin artık ülkelerle bir işi kalmadı mı diye sorguluyorum?

Yoksa parasal sistem iflas etti de bizim bunu fasılalı olarak kabul mü etmemiz isteniyor?

Yazının baş kısmını hatırlayın. Para, devletlerin borç senediydi değil mi?

Bedelinin kimde olduğu belirli olmayan ve bir anda sıfıra inen değerlerle fazladan arz dengelenmiş olmuyor mu?

Bunu yaparken de bir yandan şu gelişmelere şahit oluyoruz.

Dünya finans piyasası online hale döndükten sonra artık paranın merkezi şurasıdır diyebileceğimiz bir yer kalmasa da genel manada İngiltere’den (Londra) Las Vegas gibi alanlara kaydırılmasına yönelik bir eğilim gözlemliyoruz. İngiltere’nin eski günlerine tekrar kavuşmakla ilgili Avrupa Birliği’ni kendisine ayak bağı olarak görmesi neticesinde “brexit” (Birleşik Krallığın AB üyeliğini sonlandırmaya yönelik yapmış olduğu referandumun adı) gerçekleşti.

Bu kadar iç içe geçmiş bir sistem içinde İngiltere’nin nasıl ayrılacağı ile ilgili tartışmalar sürerken finans piyasalarının burada nasıl konumlanacağı gibi kaygılar başladı. Teknoloji ile ilgili firmalar İngiltere’den çıkarak AB ülkelerinde yeni şubeler açmaya başlayarak bir yandan ayrılan İngiltere pazarındaki paylarını korumak bir yandan da AB’nin avantajlarından faydalanmaya devam etme gibi bir uygulama başlattılar.

Öteki tarafta Arap Baharı ikinci aşamaya geçiyor. Ülkeler vekalet savaşları içinde birbirinin gözünü oyarken diğer taraftan bir anda birleşip olmadık işlerin peşine düşebiliyorlar. Kimin eli kimin cebinde belli değil bu nasıl iş dediğimde bir anda şimşekler çakıyor. Parayı takip ederseniz dünyada olup biteni takip etme şansınız olur. Netice itibariyle parayı takip edemez hale gelmemizin istendiğini görüyoruz.

Halihazırda bütün ülkelerde finansal sıkıntılar mevcut. Kişilerin bilinen araçlardan çok farklı yatırım araçlarına paralarını kaydırmış olmalarından ötürü piyasada likit sıkıntısı çok yüksek düzeyde. Yeni arz yapıldığında yerli paranın değerini koruyamayacaklarını bildikleri için tüm ülkelerin hepsinde tasarruf tedbirleri uygulanmak durumunda. Ya da bu akımı kullanmak adına ülkeler kendi kripto paralarını çıkarmayı da düşünmektedir. Madem parasal (monetary) sistem çöküş yaşıyor, o zaman bizim bunu avantajımıza dönüştürebileceğimiz bir politika geliştirmemiz gerekiyor.

İşte burada benim önereceğim bir husus var.

Mevcut durum itibariyle faiz indirimleri neticesinde yerel para biriminin değerini korumakta güçlük çekiyoruz. Arzını artıracak olduğumuzda denge iyiden iyide dolarizasyona doğru kayma eğiliminde. Bu nedenle yerli ve milli bir model üzerinden kripto paranın arzının sağlanması gerektiğini düşünüyorum.

Halihazırda merkez bankasının arkasında olduğu yerli para birimimize insanların ilgisini artırmak için ihracatı var olanın en az 9.9 katına çıkarmamız gerekli. Ayrıca bu bizim problemimizi çözmeyecektir çünkü biz ihracat yapabilmek için de ithalat yapmak durumundayız. Bu nedenle mübadele edilebilirlik ve değer ölçüsü olması hususunda hazinenin üzerinde görünen arazilerden faydalanabileceğimizi düşünüyorum.

Hemen aklınıza gelmiştir hani hocam sen ırmağının akışına bile sevdalıydın bu nasıl bir iştir diye. Hemen söyleyeyim toprağı sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına 49 yıllığına kripto para bedeli üzerinden kiralayarak sağlayacağız bunu.

Kişi, toprağı kullanma karşılığında belirli bir miktar kripto parayı elde tutmak zorunda kalacaktır. Daha sonra yeni araziler göstermeyerek arzı sabit tuttuğunuzda bu arazileri elinde bulundurmak için kripto paranın artan değerini yerine koymak üzere yeni talep göstermek durumunda kalınır.

Netice itibariyle arzı sabit olan arazinin elde tutulması için ödenen ücret sürekli olarak hazineye yeni gelir kaydedilmesi anlamına gelir. İşlemler için arbitraj komisyonu almanız da cabası. Bu şekilde hiçbir karşılığı olmayan paralara milyarlarca dolar ödemek yerine değer kazanacağı kesin olan ve arkasında devletin kamu arazisini kullandırma garantisi olan bir usulle kripto paranın tutundurulması sağlanabilir diye düşünüyorum.

Herkes gibi ben de saçmalama hakkımı kullanmak isteyemez miyim?

Teknokentte olan bitenle ilgili bilgilendirme kısmına gelirsek, Teknoloji Geliştirme Bölgesi her zamankinden çok ilgi çeker hale geldi. Çok büyük bir firma ile bölgede yer alması için görüşmelere başladık. Mevcut binamız artık yeterli gelmiyor. Ön inkübasyondaki öğrencilerimizi bir toplantıyla bilgilendirmeyi planlıyoruz. Araştırma grubumuzdaki hocalarımızın boş vakitlerini belirlemek üzere yaptığımız çalışma halen devam ediyor.

Moda tasarım akademisi ile ilgili eğitimlerle ilgili hocalarımızın görevlendirilmesi hususunda yazıları yazdık. Bu projenin satın almalarıyla ilgili ayrıntılar da Kalkınma Ajansı’nda yürütülüyor. Yapay zekâ veri etiketleme merkezi ile ilgili de evraklarımızı tamamlıyoruz. Bu projeyi destekleyebilecek şekilde yatırım arayışları içine girmiş bulunmaktayız. Bölgede yeni yapılaşmanın gerçekleştirilebilmesi ile ilgili Bakanlığın istediği evrakları da hazırlıyoruz.

Genel Müdürümüz ve diğer Genel Müdür Yardımcımız TGB zirvesi için bu hafta Ankara ve İstanbul’da görüşmeler gerçekleştirecekler. Bölgemizdeki Ar-Ge yapan kişilerin birbirini tanıması adına Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü ile koordineli olarak 10 Kasım’da Ar-Ge merkezleriyle bir toplantı gerçekleştirdik. Ar-Ge kaygısı taşıyan kişilerin problemlerine ortak akılla çare aramayı planlıyoruz. Ayrıca hem Rektörümüz hem de şirketin yönetim kurulu başkanı olan Prof. Dr. Niyazi CAN hocamız haftalık toplantımıza katıldı. Süreçlerle ilgili bilgi aktardık. Taleplerimiz konusunda da destek sözü aldık.

Değerli okur, bu hafta kripto para ve blok zincir teknolojisinin nasıl işlediği veya nasıl işlemediği ile ilgili bilgi aktarımı yapmış bulunmaktayız. Ek bilgi edinmek isterseniz değerli hocam Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut TEKİN’in yazılarını okumanızı tavsiye ederim. Gelecek hafta ise son günlerde yine çokça konuşulan “metaverse” ve “sanal gerçeklik” üzerine yazmayı planlıyorum. Emeğin değerini katbekat katma değerle aldığınız için kısa zamanda zenginlik vadeden organizasyonlardan uzak durduğunuz bir ortamda yaşamaya en kısa zamanda başlamanız temennisiyle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Selim EREN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Milletvekillerinin Sizi Temsil Ettiğini Düşünüyor musunuz?