Girişimciliğin Kısa Hikayesi: İki İnek Dört Keçi

Bölgeyi çok iyi bilen ve ticaretle uğraşan Nurettin bey köylü gençlerin tarımla uğraşmak yerine fabrika işçisi olmayı veya otellerde yazlık sitelerde temizlikçi, koruma görevlisi gibi mesleklere yönelmelerini eleştiriyor. Üç otuz paraya çalışıyorlarmış. Derken kendi akrabası bir gencin hikayesini nakletti.

Delikanlı belde belediyelerinden birinde memur imiş. Belediye lağvedilince açıkta kalmış. Sabah akşam kahve köşelerinde “Ben şimdi ne yapacağım?” diye düşünüp duruyormuş.

Evli ve üç çocuğu var. Gittim buldum bunu diyor Nurettin bey, çektim bir kenara anlattım.

Yavrum senin köyde arazin var mı, var. Anan baban? Onlar yaşlandı artık. Abim İzmir’de gelmez köye, ablam evli Çanakkale’de, evde bir kız kardeş bir de benim küçüğüm askerde? demiş.

Zor geçiniyor babam köye gidemem abim, demiş. Ben buna dedim ki, gidersin hem de nasıl? Umutlandı, heyecanlandı, nasıl olacak dayı diye sordu.

Bunu alıp Ziraate götürdüm, tarlasını, bahçesini anlattım, dedim buna bir inek birkaç keçi, ben kefilim süt işi yapacak dedim.

Devlet yardım ediyor , kredi veriyor hayvanların bakımı, hastalığı, süt verimi ile ilgileniyor. Hemen bir proje çıkardılar ben destek oldum.

Simental cinsi bir inek aldık. Hocam bu yeni. Bu günde en az 15 kg süt veriyor. Keçi dersen o yaygınlaştı. Saanen diyorlar , hani beyaz, iri memeli, günde en az 5 kg süt veriyor. Hem bu keçiler bizim muzır kıl keçisi gibi değil; dal-yaprak koparmaz, kanaatkar, şuncacık bahçede 8-10 keçi dolaşabiliyor, ki bu oğlanın hem çayırı, hem yoncası, hem arpası yani çalışırsa her türlü yemi var.

Attık imzaları.
Aldık inekle keçileri.

Babası anası memnun, yakında kardeşi gelir askerden işin ucundan tutar, hadi oğlum ben arkandayım diye verdim gazı. Bu çocuk gayrete geldi, vallahi ateş oldu ateş.

Günde 50 kg süt yapıyor. Bu keçilerin, bu ineğin sütü meşhur. Yazlıkçılar, oteller kapısında kuyruk oldu.

Başka yerlerde şirketlerin 150-160 kuruşa aldıkları sütü bu satıyor 3 TL’ye ve havada kapıyorlar.

Aradan altı ay geçti geçmedi bu kasabaya inmiş, dükkana uğradı, yüzüne kan yürümüş, elime sarıldı: “Nurettin abi, Allah senden razı olsun, abad ettin bizi” dedi.

Bir yıl sonra altına araba çekti. Köy yerinde insanın masrafı olmaz, doğru yolda gidersen para kendiliğinden birikir. Bu şimdi iki ineği dörde, dört keçiyi 34’e çıkarıp bir mandıra kurmayı hesap ediyor. İşte böyle arkadaş, toprağın kıymetini bileceksin, maaşa talim etmeyeceksin!

Şimdi bu “Dört keçi bir inek” ülkemizdeki işsizliğe çare olur mu diye sormayın. Bu konunun hocaları, uzmanları var. Koca bir Tarım Bakanlığımız var. Ben bir hikaye anlattım kıssadan hisse. Anlayan anlamıştır.(H. Kutlu/Akıntıya Karşı)

Kutlu’nun anlattığı, gerçeğe dayanan ve başarılı olmuş bu girişimcilik hikayesinden şu dersleri çıkartmak mümkün:


1. Kul sıkışmayınca Hızır yetişmezmiş.

2.Etrafta iyilik yapma derdi olan insanlar olmalı ve bu kişiler az çok kimin ne yapacağı konusunda tecrübe ve bilgi sahibi olmalı. Piyasanın, sektörün ne yönde gelişeceği konusunda tecrübeli olmalı.

3. Çaresiz ve bir şekilde potansiyeli ve enerjisi olan kişiler aranılıp bulunmalı. Şunu biliyoruz ki, bir işveren on kişinin, bin kişinin ekmek yemesine vesile olabiliyor.

4. Bir iş kurmak için en önemli sermaye paradan ziyade; uygun zamanda, uygun yerde, uygun ürün/hizmet ortaya koyabilme kabiliyetine sahip olabilmektir. Yani proje fikrinizin ticarileşebilmesi ve sürdürülebilir olması gerekmekte. Günümüz piyasa şartlarında başarılı olabilmenin yolu; ürünü nasıl ve ne şekilde üreteceğinizden çok pazarda uzun vadeye dayalı talep gören yani müşteriler tarafından tercih edilen ürün ortaya koymaktan geçmektedir.

5. Bir ülkenin ciddi manada ekonomik olarak kalkınması ve gelişmesinde girişimcilerin önemli bir rolü var. Girişimcilerin çoğalması (özellikle de katma değeri yüksek ürünleri üreten) ülkenin rekabet gücünün artmasına önemli katkılar sunmaktadır.

6. Bir maaşa talim etmekten ziyade, kendi işinin patronu olmak ve yüksek kazanç elde etmek de girişimciliğin bir diğer cazip yönüdür.

7.Yerel kaynak ve imkanların daha uygun maliyetle iş kurulmasına yardımcı olacağı akılda tutulmalı. Bunun yanında iş kurmada ve sürdürmede aile desteğinin de önemli bir psikolojik motivasyon unsuru olduğu unutulmamalı.

8. Devletin hangi sektörleri nasıl ve ne şekilde desteklediği ile ilgili doğru bilgilere ulaşmak için doğru kişi ve kuruluşlarla görüşülmeli. Elde avuçta kalan son para da kaptı kaçtıcılara kaptırılmamalı.

9. İşe başlayan kişi eldeki kaynakların değerini bilmekle birlikte, bu kaynağı nasıl geliştirebilirim kaygı ve derdi içinde de olmalı.

10. Bütün bu süreçlerde haram-helal ayrımını gözetmeli. Yani parayı namuslu, helal yönden kazanmalı.

11. Gözü dönmüş bir para kazanma hırsı ile bu dünyayı da öbür dünyayı da kendi cehennemine dönüştürmemeli.

Bir vakıf insanı gibi hareket eden Nurettin amcaların sayısını Allah (CC) çoğaltsın.

Tabii devletin Kosgeb, Kalkınma Ajansları vb. girişimciliği destekleyen kurum ve kuruluşları var, var olmasına ama bu kurumlara bahsedilen özellikteki kişileri bulup yönlendirecek mekanizmalara da ihtiyaç var.

Günümüz vakıf ve derneklerin de bu minvalde dertlerinin olması, muhtaç olanlara “balık tutmayı” öğretecek bir gayret içerisinde olması, toplum huzuru ve barışı açısından mesafe alınmasına yardımcı olacaktır.


Prof. Dr. Abdullah SOYSAL

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah Soysal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.

01

Esra Levent - Çok cesaretlendirici ve bilgilendirici bir yazı.Elinize, emeğinize, bilginize ve kaleminize sağlık..?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Kasım 19:01
02

Abdullah Soysal - @Esra Levent 01 nolu yoruma cevabı: Teşekkürler. Yeni ve farklı fayda ve etkiler oluşturması dileğiyle...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ocak 00:38


İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Milletvekillerinin Sizi Temsil Ettiğini Düşünüyor musunuz?