Eşek çökünce sahibinden yiğit kimse olmazmış!

Bir önceki yazımızda STK Başkanları ve Belediye Başkanlarına seslenmiş; Birlik ve beraberlikten uzak oldukları için Kahramanmaraş’ı bir adım ileriye taşıyamadıklarından bahsetmiştik.

Yönetici olmak, ekip ruhu ile hareket etmeyi ve olmazsa olmaz istişare kültürünü motivasyon olarak değerlendirmeyi gerektirir. Bir şehrin omurgasını oluşturan yapılar arasındaki bağ ne kadar kuvvetli ise o şehirde o kadar kuvvetlidir.

Ekonomik gelişimini daha hızlı tamamlar. Ekonomik gelişimini tamamlayamayan şehirlerde sorunlar bitmek tükenmek bilmez. Kahramanmaraş’ın sorunlarının kronik hale gelmesi gibi.

Sivil Toplum Kuruluşlarının görevi sorumlu olduğu toplumu bir arada tutarak görev dağılımı ile birlikte sorumluluk alanında başarıya ulaşmayı sağlamaktır. Maalesef bunu henüz yakalayabilmiş değiliz.

Eğer yakalamış olsaydık. Aynı kuruluş içerisindeki insanlar birbirlerinin açıklarını aramaz, aksine eksik noktada +1 olmayı kendine görev edinirdi. Sorumluluk yöneticinin olduğu kadar yönetimdeki kişilerin de üzerindedir. Başarıya ortak olmak +1 olmakla başlıyor.

Ekip ruhu yoksa orada daima daha fazla yorulan ve yıpranan birileri vardır. Bu genelde yönetici olur. Yönetici kendi ekibini kuramamışsa zaten baştan kaybetmiş demektir. Buna rağmen ortaya başarı adına bir şeyler konulabiliyorsa işte o yönetici gerçekten başarılıdır.

El elin eşeğini türkü söyleyerek ararmış ya da çamura saplanan eşeğin sahibinden başka yiğit olmazmış. Bu deyimleri bir köşeye yazın...

Beklentiler ne kadar yüksekse sorumlulukta o kadar çok artıyor. Seçim öncesi verilen vaatler maalesef uygulama noktasında hayal kırıklığına uğrayınca da işler gitgide zorlaşıyor. Eşek çamura batmaya başlayınca ekip arkadaşları da türkü söylemeye başlıyor.

Ya eşeği el birliği ile ayağa kaldıracaksınız ya da eşeği öldürmek için fırsat kollayacaksınız. Kahramanmaraş olarak eşeği öldürmek derdindeyiz. Çünkü birlik ve beraberlik ruhu maalesef ki yok. Destek olmak yerine köstek olmaya, gizli gizli ayak oyunları ile masa kapma derdindeyiz.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, bu şehre ilk adım attığında profesyonel bir ekip ile çalışacağını beyan etmişti. Profesyonellik, sadece Hayrettin Güngör’de kaldı.

Ekip oluşturulamadığı içinde belediyede savaş başladı. Eşek çökünce Başkan bey kolları sıvasa da mevcuttaki kişiler türkü söylemeye başladı.

Dışarıdan konunun ortakları ise fırsatı değerlendirip ‘o eşeği kurtarmak istiyorsan bizim dediğimiz olacak’ dediler. İlçe Belediye başkanları ile de kavga etti, parti teşkilatıyla da. Çünkü, Hayrettin Bey’in kitabında ekip ruhu denilen olay hiç bu şekilde değildi. Herkes işine dört elle sarılacak, ortak istişare ile hareket edilecek, herkes +1 olacaktı. Belediyede çalışan işçi torpilli olmayacak; verilen görevi yerine getirecekti.

Eşek öldü semeri kaldı mı?

Eşek çökmesine çöktü ama Hayrettin Güngör’de bir şeyi izleyenlere gösterdi. Yıllarca, Kahramanmaraş’ın bir adım ileri gitmemesinin sebebi, eşek oğlu eşeklerin birbirlerine düşmesiydi.

Eskiden kimsenin tarlasında hasat kalmazdı, sırayla herkes birbirine yardım eder, kış rahat ve huzurlu geçerdi. Tuz da ortaktı, şeker de ortaktı. Kimde ne eksikse olanın ortağıydı. Şimdi ortaklık kalmadı. Aynı davanın insanları, davanın adamlığını unutup kendi adamlıklarını ortaya koyunca işler çığırından çıktı. “Benim dediğim olur, bensiz bir kuş dahi uçamaz” diyenler eşeği çamura saplayanların ta kendisiydi.

Birlik ve beraberlikten vurulan dem, kendi etrafına güç toplama mevzusuna dönünce kutuplaşmalar da kaçınılmaz oldu. Fatih Mehmet Erkoç’u da kilitleyen bu oldu. Şimdi Hayrettin Güngör’de aynı mevzuyu yaşıyor. Milletvekilleri ve iş adamları ile arası pekte iyi değil.

Güngör, son virajda disipline edilemeyen bütçe ile projelere imza attı. Uzun süren projelendirme yapım süreci de üzerine eklenince başladı bizim türkü söyleyenler yeniden. Birlik olmak yerine kırıp dökmeye doyamadılar.

Nasıl ki Fatih Mehmet Erkoç için ikinci dönem yapmalıydı diyorsak, Hayrettin Güngör’de ikinci dönem yapmalı. Bakın komşu da Fatma Şahin neler yapıyor. Fatma Şahin’i destekleyen koskoca bir şehir erkanı ve STK lar var. Bizde?

Sorunumuz da bu, bir el atın şu eşeğe de çöktüğü çamurdan kurtulsun. Yoksa daha çok fırça yersiniz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan.

Bir diğer mevzu ise iş adamlarımız. Hanefi Öksüz’den tutun Alişan Arıkan’dan Mehmet Balduk’a, oradan Kadir Kurtul’dan Balcıoğlu ailesine kadar. Bunların hepsi birbirine öyle ya da böyle akraba. Tanrıverdi’ler, Gümüşer’ler, Erzurumoglu, Dinçer'ler,  Arıkan’lar... Daha da yazabiliriz.

Bilindiği üzere ilk defa KMTSO’da ikili başkanlık dönemi oldu. Bunun sebebiyse Şahin Balcıoğlu’nun adaylığını açıklamasıyla başlayan kısa dönem iç savaşların başlamasıydı.

Şahin Balcıoğlu’nun basın toplantısında ‘neler oluyor kapalı kapılar arkasında konuşalım ‘ diye söze başlaması yetmişti.

Balcıoğlu, Mehmet Balduk ile yol arkadaşlığı yapmış ve KMTSO’nun bu günlere gelmesinde emeği geçen nadir insanlardan biridir. Sevgiyle başlar muhabbeti ve Kahramanmaraş sevdasıyla bilinir Balduk- Balcıoğlu dostluğu. Serdar Zabun sonrası disipline olması gereken yapılara el atınca Balcıoğlu haliyle seçim öncesi neler oluyor kısmı sessiz sedasız devam etti. Birlik ve beraberlik sözde kaldı.  Buna rağmen gençleri buluşturan KMTSO yönetimi başarıya buradan koştu.

Bu gün on binlerce insana iş veren Kipaş Holding şehrimiz için ne kadar kıymetli ise bir kuşak sonra bu şehre hizmet edecek genç iş adamlarımıza yapılan yatırım da o kadar önemli. Geleceğe yatırım yapmak gerçek yöneticilerin işidir. Ve bunu yapan Şahin Balcıoğlu’nun emeği ilerleyen yıllarda bu şehri daha da büyütecektir.

Çekememezlik yapanlar ise yıllardır bu şehirde ermenilerden kalma zihniyetleriyle şehrin önünde engel olmaya devam etmeye gayret göstereceklerdir.

“Hacda Yedi tâne taş atılır . Bunun ma'nâsı ne? İnsanda yedi sıfat vardır. Bu sıfatlara o taşların her biri bir remzdir. Ucub, kibir, riyâ, hased, gadab,  hubb-i câh, hubb-i mâl. Halbuki halk birbirinin kafasını taşlıyor, kiminin başı patlıyor . Böyle kaya atıyorlar arkadan. Allah muhâfaza buyursun. Kaç tâne hacı şehîd oldu.” Muzaffer Özak Efendi Hazretleri...

Bazı iş adamlarının oraya gitmesine gerek yok, nasılsa burada birbirlerini taşlıyorlar. Güç yetiremediklerine de çamur at izi kalsın politikası güdüyorlar. Çok sinsiler çok...

KMTSO’nun bu günlere gelmesinde yıldızlaşan isim Mehmet Balduk’tur. Bunu kimse inkar edemez. Şehrin tanıtımı için neler yapmadı ki! Denizi olmayan şehirde su sporları yarışı düzenledi. Ve o gün ki yoldaşı Şahin Balcıoğlu bu gün KMTSO için var gücüyle çalışıyor.

Seçim dönemi yaklaşınca haset içerisinde olanlar da ayak oyunlarına başlamış vaziyette. 

Nereden nereye geldik. Hayrettin Güngör de şehrimizin evladı Şahin Balcıoğlu’da, ikisi de şehir için emek verirken arkalarından türkü söyleyen o kadar çok ki!.. Hem de en güvendikleri insanlar belki de!..

Hani herkesin davası var ve herkes davası için savaşıyor ya ondan...

İşin özü; ne bu kavga biter ne de eşek çamurdan kurtulur. Eşek çökünce sahibinden yiğit kimse olmazmış. Yiğit Kahramanmaraşlı çekmeye devam eder...

Kin ve nefret kalpleri mühürler; sevgi ile buluşmanız gerekiyor Kahramanmaraş için... Gençler bunu bir nebze olsa da başarmış durumda... 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Alyaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Milletvekillerinin Sizi Temsil Ettiğini Düşünüyor musunuz?