Teknokentler Ne İş Yapar?

Öğretim üyesi olarak ilk işe başladığımda Mesut Bilginer hocamın teklifi üzerine Teknokent kavramıyla tanıştım. Kendisi TGB’nin ilan edildiğini ve yönetmek üzere yönetici şirketin kurulduğunu ancak yönetici şirketin ana organları içinde Teknoloji Transfer Ofisi’nde yardımcı olup olamayacağımı sordu. Ben de beni düşünmüş olduğu için çok teşekkür ederek elimden geleni ardıma koymayacağımı ilettim. Daha sonra TGB’lerin neler yaptığı ve yapması gerektiği ile ilgili araştırmaya başladıkça aslında tam da aradığım yer olduğunu fark ettim. Şimdiye kadar yazılarımı takip edenler veya tanıyanların da teyit edeceği üzere normal olmayan işlerle uğraşmayı seviyorum.

Teorik olarak pek çok bilgiyi edinmiş olsanız da bunu uygulamaya dökecek zemin bulamadığınızda kendinizi yenileme ihtiyacını hissetmemeye başlarsınız. Daha sonra mevcut bilginizin işin tanımı olarak sizden beklenenlerle kıyasladığınızda aslında bu şekilde hayatınızın sonuna kadar yetebileceğinizi düşünmeyle birlikte tembelliğin daha güzel bir şekilde ifade edilmiş hali olan ataleti kendinize bir hak gibi görürsünüz. Böylece kendi oluşturmuş olduğunuz hijyenik alanı korumak için bu sefer saldırganlaşmaya başlarsınız. Gelişim göstermediğiniz gibi başkalarının gelişim adına çabalarını da törpülemeye başladığınızda artık aslında sadece dilinizde kalmış olan kavramlara ve sizden faydalanması gerekenlere de zarar vermeye başlarsınız.

Örnekle ifade etmek gerekirse lisedeyken mükemmel şekilde tasvir ettiğimiz bir hocamız vardı. Yıllar boyunca aynı kitabı okutmuş olduğu için derste kasetçalara ihtiyaç bile duymadan dinleme metinlerini ezberden bize okumaya kadar giden hayranlık uyandıracak işler yapardı. Ancak ilerleyen yılda okutulan kitap değişti. Sonra bizim hayran olduğumuz adam gitti; onun yerine sürekli bizi azarlayan, hakaret eden ve dersin neredeyse üçte ikisini bu şekilde davranmayla geçiren biri geldi. Netice itibariyle hocamız yeni kitaba alışana kadar alt dönemlerde de benzer işleri yapmaya devam etti. Kendisi sürekli öğrencinin “benim dersimde atletini sıksanız ter akar, o kadar iyi ders işlerim” derken bir anda hiçbir fayda üretemeyen hale gelmişti. Ölmüşse Allah rahmet eylesin, sağ ise de işini gücünü rast getirsin. Emeği geçmiştir ve yermek haddim değildir.

Her neyse biz konumuza dönelim. Ülkemiz tarım temelli bir kalkınma modelini benimsemişken yıllar geçtikçe insanların ihtiyaçları çeşitlendiği ve bunu karşılamaya yönelik üretim kısıtlı olduğu için ekonomik modeli değiştirme ihtiyacı hasıl olmuş. Okul kitaplarında bile yerini alan kendi kendine yeten ülke olmak için yeni bir çabaya girişmişiz. Böylece teknoloji transferine dayanan üretim altyapısı ile ihracat temelli bir kalkınma modeli benimsemişiz. Gümrük Birliği gibi uygulamalarla ihracatın önünü açabilecek hamleler gerçekleştirirken teknolojinin üretildiği yerden transfer edilmesi neticesinde ithalatımız ihracatı tazmin edemediği için dış ticaret açıkları ile uğraşmak durumunda kalınmış. Bunu gören politika geliştiriciler 2000li yıllarla birlikte ithalatın ikame edilmesi yönünde yeni bir politikanın benimsenmesi gerektiğini görerek ithal edilen ürünlerin ülkede üretilmesine yönelik destekler açıkladılar. Ayrıca ihracatı yapılan ürünlerin katma değerinin artırılması ve yerelde çokça üretilmesine rağmen ihracatı yapılmayan ürünlerin ihraç edilmesine yönelik bir çaba da eş zamanlı olarak başladı. Araştırma ve geliştirmeye yönelik destekler içerisinde dar alanda olan Teknoloji Geliştirme Bölgeleri daha fazla ilan edilmeye ve buralarda çalışacak olanlar için vergi indirimleri sağlanmaya başladı ve en önemlisi de Ar-Ge temelli yapıların oluşturulması hedeflendi. Halihazırda Türkiye çapında pek çok TGB ilan edilmiş ve buralarda çalışanlar için önemli teşvikler ve vergi indirimleri sağlanmaktadır.

Vergi muafiyetleri açısından bakacak olursak TGB’de üretilmiş olan ürünler ilk satışlarında KDV muafiyetine sahiptir. Ayrıca bunu geliştirmek için alacağı makine ekipman için de yine Ar-Ge temelli faaliyet olduğundan muafiyet uygulanmaktadır. Kişinin istihdam edeceği personelle ilgili olarak kurumlar vergisi tahsil edilmediği gibi SGK işveren payının yarısı da devlet tarafından karşılanmaktadır. Böylece brütte önemli bir indirim sağlandığı için nitelikli personelin istihdamı desteklenmektedir. Bunu başka bir şekilde ifade etmek gerekirse devlet “yeter ki Ar-Ge faaliyetleri ile uğraş ben senin arkandayım” demektedir. Bölgede firmalar yönetici şirketin kendisine gösterdiği alanları kiralama olanağına sahiptir. Ayrıca kendi binalarını yapmak istediklerinde bu olanak da sağlanmaktadır. Ar-Ge neticesinde elde edilmiş olan ürünlerin seri üretimi için hem destek sunulmakta hem de bunun için yer tahsisi gerçekleşmektedir. Yönetici şirketler bölgelerinde ve uluslararası bağlamda Ar-Ge kültürünün yayılması için önemli faaliyetler gerçekleştirme yetkisi ve sorumluluğunu almıştır. Bu kapsamda eğitim, danışmanlık ve mentörlük gibi faaliyetler yürütmektedir.

Sanayicinin problemini çözmeye yönelik olarak gerek Kahramanmaraş’taki üniversitelerden gerekse de Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği’ndeki bağlantıları kullanarak çözüm sağlanmaktadır. Süreçler ise sanayicilerle görüşmeler yapılarak sağlanmaktadır. Gerek teknoloji transfer ofisinin ziyaretleri gerekse de sanayicilerin talepleri üzerinden önemli mesafeler kaydedilmektedir. Talep ilk geldiğinde konunun net anlaşılmasına yönelik sorular yöneltilerek uzmanlık alanı belirlenmektedir. Böylece kişinin birlikte çalışabileceği akademisyenin belirlenmesi sağlanmaktadır. Öğretim elemanı ile konu görüşülerek şartların netleştirilmesi sayesinde sözleşme imzalanmaktadır. Akdeniz toplumu olduğumuzdandır belki de insanların kanı birbirine çabuk kaynamakta. Bu nedenle belki de danışmanlıkla ilgili işlemler sözleşmede yazılandan çok ötelere götürülebilmekte ve sonuç olarak da kimi zaman yönetici şirket anlaşmazlıkları çözmekle de uğraşmak zorunda kalmaktadır. Netice itibariyle taraflar arasındaki akde göre hareket edilmesi büyük önem kazanmaktadır. Nihai sözleşmenin kesinleştirilmesiyle görevlendirme talebi ilgili üniversiteye yönetilmekte ve bunun karşılığında görevlendirme sağlandığında işin bitirilmesi sağlanmaktadır. Destek programları ile ilgili olarak tarafların bilgilendirilmesi sağlanarak TÜBİTAK, KOSGEB ya da kalkınma ajansı veya Avrupa Birliği desteklerinden faydalanma oranlarının yükseltilmesi için gayret gösterilmektedir. Ayrıca ortaya çıkacak olan Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları (FSMH)’nın korunması için de rehberlik yapılmaktadır. Bunlara ek olarak sivil toplum kuruluşlarının eğitim ve danışmanlık gibi talepleri karşılanabilmektedir. Bu kapsamda Kızılay’ın talep ettiği dört eğitim gerçekleştirilmiştir. Diğer STK’ların talepleri de memnuniyetle karşılanacaktır.

Bütün süreçleri bir yazıda anlatmak mümkün olsa gerçekten de mutlu olabilirdim. Ancak bu konu ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyenler için Mesut BİLGİNER hocamızın “Bilim ve Teknolojide Vizyon Arayışları: Teknokentler” adlı kitabını okumalarını tavsiye ederim. Böylece temel kaynak olarak gösterilebilecek bir kitabı da tavsiye etmiş olduk.

Şimdi gel gelelim biz neler yapıyoruz kısmına. Mevzuat çok geniş sorumluluklar yüklüyor ve buna rağmen elimizdeki olanaklar gerçekten kısıtlı ve buna yetişmek için büyük gayret sarf etmek gerekiyor. Bu yazıların hepsi de aslında farkındalık oluşturmaya yönelik olarak kaleme alınıyor. Aynı kurumdan hem farkındalık, hem proje geliştirme, hem destek programlarından faydalanma, hem girişimcilik ekosisteminin gelişmesinde bilinci geliştirme hem de FSMH’nin korunması gibi görevleri gerçekleştirmesi gerekiyor. Böyle ağır bir yükü sırtlamak için bölgedeki paydaşlarla etkin koordinasyon sağlanması lazım. Bu kapsamda ekosistem içindeki herkesle etkin iletişim halindeyiz. Şu ana kadar da olumsuz bir durumla karşılaşmadık. Yukarıda saydığım işlerle ilgili bir plan yürütülüyor ve ne yaparsanız yapın etki değerinin ölçümü gerekli. Etkisi olmayan faaliyetler yürütmek yerine kalıcı etkiler yapan işler yapılması sağlanmaya çalışılıyor.

Farkındalık kapsamında Kahramanmaraş Teknokent’in internet sitesinde kişinin nasıl faydalanabileceğine yönelik bilgiler mevcut. Ayrıca olan bitenle ilgili haberler yapılarak bunun kamuoyu ile paylaşılması sağlanıyor. Bunun yanında firma ziyaretleri ve gelen firmalarla ve girişimcilerle görüşmeler gerçekleştirilerek onların bağlantı kurabilecekleri noktaların da durumdan haberdar edilmesi sağlanıyor. Örneğin iş kurma talebiyle gelene TGB’de yer almasının kendisine avantajları anlatılarak bu konuda destek sağlayan kuruluştaki kişilerle iletişime geçmesi sağlanıyor. Ar-Ge talebi ile gelen de yukarıda anlattığım usuller uygulanarak teşvik edilmesi için gayret sarf ediliyor. Genelde destekler %70 teşvik %30 firmanın kendisinin harcaması usulünü benimsediği için kişi aklındaki fikri gerçekleştirmek için önemli bir desteği elde etmiş oluyor.

Proje geliştirme kısmına gelince bölgenin ihtiyaçlarının belirlenmesine yönelik gerçekleştirilmiş olan çalışmaların sonuçları incelenerek bunların projelendirilmesi sağlanıyor. Bu kapsamda firmalar ve akademisyenlerin ortaklaşa çalışmaları sağlanarak başvuru yapmaları için teşvik ediliyorlar. Yeniden bu göreve başladıktan sonra iki proje önerisi bu kapsamda sunuldu. Ayrıca daha önce Teknokent’in içinde bulunduğu projelerle ilgili işlemler de yürütülüyor. Moda tasarım akademisi ile ilgili yer tahsisi yapıldı ve makine ekipmanların alınmasına yönelik satın alma işlemlerinin yapılması sağlanıyor. Eğitim 4.0 adlı Avrupa Birliği destekli proje için de altyapı oluşturuldu. Bunun uygulaması ve raporlanması işlemleri yürütülüyor. Bunlara ek olarak yapay zeka için veri etiketleme üzerine bir başvurumuz da kabul edildi. Sözleşme ile ilgili evrakları tamamladık. Yakında müjdesini vermiş oluruz.

Destek programlarından faydalanma konusunda Avrupa Birliği’nin açacağı COSME programına hazırlık yapıyoruz. Aslında bir önceki çağrı döneminde çok nitelikli bir öneri sunulmuştu. Ancak kurum katkısı sağlanmadığı için proje bizim dışımızdaki paydaşlarca gerçekleştirildi. Bunun yanında farklı görüşmeler devam ediyor ve inşallah onların da müjdesini vermek nasip olur.

Girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi hususunda ön inkübasyon ve inkübasyon birimleri destekler sağlıyor. Bu kapsamda TÜBİTAK BİGG programına çağrıya çıkıldığında başvuru hazırlamayı planlıyoruz. Ancak bu fasılalı bir şekilde gerçekleştiği için bir sonraki çağrıda büyük ihtimalle başka teknokentlerle ortaklaşa bir çağrıda bulunacağız. Ayrıca bahsettiğim birimlerin canlanması için girişimciye projelerinde destek sağlamaya yönelik makine ve ekipman alımı gerekiyor. Bu kapsamda destek olmak isteyen kurum ya da okurumuz varsa bizimle irtibata geçmeleri halinde tefrişat için nelere ihtiyacımız olduğunu aktarırız. Memleketin teknolojik dönüşümüne destek olmak isteyenler için önemli bir fırsat. Buranın canlanması için kuluçka süreçleri hakkında bir çalışmamız da ayrıca devam etmektedir.

FSMH hakkında da dokümantasyon birimi mevcut olup patent, faydalı model, endüstriyel tasarım veya entegre devre topoğrafyaları için de bilgilendirme yapılıyor. Sonuç itibariyle burada çalışanların hepsi ve yeni gelecek olanlar bu temel plan üzerinden faaliyetlerin yapıldığını bilerek en fazla çabayı göstermeye gayret ediyor. Geçen yazıda belirttiğim araştırma grubuyla ilgili olarak bu yazının daha fazla bilgilendirici olacağını düşünüyorum. İlk toplantıyı haftaya gerçekleştireceğimizi ve bunu sosyal medya ve web sitesi üzerinden duyuracağımızı belirterek farkında bile olmadan kendinizi gerçekleştirebileceğiniz ortamlarda bulunmanız dileğiyle yazıya son veriyorum. Gelecek yazıda ise daha önce ön bilgilendirmesini yaptığımız proje yönetimi ile ilgili daha fazla bilgi sunacağımızı bildiririm. Kalın sağlıcakla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Selim EREN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Milletvekillerinin Sizi Temsil Ettiğini Düşünüyor musunuz?