30 Ağustos Zafer Bayramı ve Önemi

Ağustos ayı Türk Milletinin zafer ayıdır.

Sultan Alparslan, kefeni andıran beyaz kıyafetini giyip atının üzerinde askerlerine zaferi müjdeleyen fetih ayetlerini okuduğu gün, bir ağustos günüydü. Tarih 1071’di.

Malazgirt ovasında İlay-ı Kelimetullah davası için vuruşan alperenlerin yüreklerindeki Allah aşkı, onlara atlarının toynaklarıyla kazandıkları bir zafer nasip eyledi. Bu güzelim Anadolu’nun kapıları o gün sonuna kadar açıldı. Bu bir ilahi işaret olsa gerek, yeni fethedilen bu belde, Anadolu sonraki asırlarda İslam’ın kalesi, bu coğrafyanın evlatları ise İslam’ın hadimi oldular.

Yine bir ağustos günüydü.

Türk’ün başbuğu, Âlem-i İslam’ın halifesi Sultan Süleyman, Mohaç Ovası’nda yedi düvelden oluşan küffar ordusunu, 2 saat gibi kısa bir sürede yer ile yeksan eyledi. Tarih 1526’ydı.

Tarihçiler bir ağustos günü kazanılan bu zaferin ardında; “Muhteşem Süleyman, Allah’ın inayetiyle İslam’ı dünyaya muhkem kıldı.” Yazdılar.

Zamanla Anadolu’nun üzerine karanlık bulutlar çöktü.

Yedi düvel bir araya geldi, Sultan Alparslan’ın emaneti Anadolu’ya hücum ettiler.

Hedefleri tekti.

Niyetleri Türk’ü ve İslam’ı alt etmekti.

İslam’ın kalesini ele geçirmek, onun hizmetkârı Türk Milleti’ni sürüp Anadolu’dan çıkarmak birinci öncelikleriydi.

Yine bir ağustos günüydü. Maraş’ta, antep’te, Urfa’da canla başla düşmanı dize getiren Türk Milleti ve onun peygamber ocağı olarak saydığı Türk ordusu bu kez Sakarya’da kendini gösterdi. Tarih 1921’di.

Sakarya Nehri etrafında vücudunu siper eden bu millet, kanıyla, canıyla bent oldu ve küffarın hayasızca akınını durdurdu. Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Sakarya Meydan Muharebesi’ndeki zaferleri, bu milletin kim olduğunu içeride ve dışarıdaki hainlere gösterdi. Anadolu’nun kalbine doğru ilerleyen düşman ilerleyişi durduruldu, bu millet kendini yeniden buldu. Türklüğün ölmesi demek mazlumların hamisiz kalacağı demekti. Anadolu’nun düşmesi demek, Âlem-i İslam’ın hizmetkârının al kanlarıyla sulanmış bu kutsal beldenin elden çıkması demekti.

Yine bir ağustos günüydü. Gazi Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları emirlerinde askerleriyle beraber hücuma kalktılar. Sultan Alparslan’ın emaneti, Fatih’in kılıç hakkı Anadolu ve payitahtı düşmana bırakamazlardı. Tarih 1922’ydi.

Mevlana’nın, Yunus’un, Hacı Bektaşı Veli’nin gönül beldeleri düşmanın çizmeleri altında kirlenemezdi.

Şeyh Ali Sezai Efendiler, Avukat Mehmet Ali Kısakürekler ve İslam ve İstiklal Şairi Mehmet Akiflerin nidaları duyuluyordu yerde ve gökte; “Korkma!”

Malazgirt Meydan Savaşı’ndan Başkomutanlık Meydan Muharebesine uzanan ruh aynı ruhtur.

“Ordular ilk hedefiniz Akdeniz!” sözündeki mesaj nettir, Malazgirt’te ve Mohaç’ta da aynı niyet üzeredir.

Bugün burada kutladığımız 30 Ağustos Zafer Bayramı, Anadolu’nun Türk-İslam beldesi olduğunun yeniden tasdik edilişinin 99. Yılıdır. Bu şehitler diyarının ebediyen Türk yurdu kalacağının işaretidir.

Bu vesileyle başta Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi komutanı Gazi Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları olmak üzere, Malazgirt’ten 30 Ağustos’a ve oradan günümüze uzanan şanlı tarihimin yiğit kahramanlarını ve şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Işık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Milletvekillerinin Sizi Temsil Ettiğini Düşünüyor musunuz?