Bambaşka Bir Din Eğitimi

Daha önce yazdığım yazıları takip edenler, İslam dünyasının içinde bulunduğu açmazın ne hazin bir hikaye olduğunu bilirler. Bu gün müslümanlar, çağdaş dünyaya siyasi ve sosyal açıdan entegre olabilmekte büyük güçlükler çekmektedirler.

Çünkü dondurulmuş ve şoklanmış bir din anlayışı, müslümanların zihnen 1300 yıl öncesine ait dogmalaşmış tüm inanç (akide) ve değerleri bu güne taşıyor ve kendi toplumuna öyle ya da böyle dayatılıyor. Güncelliğini yitirmiş bu değerler, müslümanların hiç bir derdine deva olamıyor. Dolayısıyla geriye, her derdin devasını batıda aramak kalıyor.

Batıdan alınan hazır paket çözümler ise, taklit boyutundan öteye geçmediği için yine bir işe yaramıyor. İçinde bulunduğumuz yanlış kader anlayışı ise, düştüğümüz kör girdaba aşık olmamıza sebep oluyor. Kısırdöngü, adeta gezegenlerin kendi ekseni etrafında dönmesi gibi dairesel bir yay çiziyor.

Bu kısırdöngüden çıkabilmek için tek yol, Kur’an’ın ve peygamberimizin toplumu eğitme metoduna sarılmaktır. Bunu daha önceki yazılarımda da ifade etmiştim. Niteliği niceliğe feda ettiğimiz din eğitimi kurumları, maalesef bu eğitim anlayışından fersah fersah uzaktır. Allah’ın toplumu eğittiği metoduyla değil, tarih ve gelenek içerisinde oluşmuş ve dogmalaşmış bir eğitim metoduyla yolumuza devam ediyoruz.

Bugün, Allah’ın kitabının içeriğini hiç bilmeden bütün din eğitimi veren okullardan mezun olabilir ve taklitçi bir din eğitimcisi olabilirsiniz. Oysa ki; ülkemiz açısından düşünürsek; zamanımızda din eğitimine devasa kaynak ve zaman ayrılmaktadır. İmam-Hatip Ortaokulu ve İmam Hatip Liselerine ilaveten, tüm diğer ortaokul ve liselere Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin yanına seçmeli olarak diğer din eğitimi dersleri de eklendi.

Peki istenen netice alınabiliyor mu?

Yani ahlaklı bir toplum inşa edebiliyor muyuz?

Acaba nerede yanlış yapıyoruz?

Kur’an’ın nüzül (iniş) sırasına göre sureleri incelediğimizde, ilk dönem gelen sureler, sorduğu sorularla, toplumu kemiren ahlaksızlık sorununun tepesine, insanlığın da körelmiş vicdanına adeta balyoz ile vurmaktadır.

Ahlaksızlara ve ahlaksızlığa karşı adeta direniş manifestosu gibidir. Başta peygamberimiz olmak üzere müslümanları da bu konuda direnişe çağırmaktadır. Bu durum bize, bugün din eğitiminin nereden başlaması gerektiği konusunda bir fikir vermektedir. Örnek olarak, ilk gelen sure olan Alâk Suresi 9-14 ayetleri arasına bir bakalım:

Allah'a yönelen bir kulu engelleyeni gördün mü?

Gördün mü o (inkârcıyı)? Ya onun engellediği kimse doğru yolda ise?

Hiç düşündün mü? Ya bu (adam, hakkı) yalanlıyor yüz çeviriyorsa? (-ki öyle yapıyor- O zaman bu yaptığı kendisi için iyi olur mu?)

(Bu adam,) Allah'ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?

Surenin buraya almadığım kısımlarını da lütfen kendiniz bu gözle okuyun. Hatta vicdanınızın daha çok sarsılması ve kendine gelmesi için, Mekke döneminde gelen surelerdeki sorularla sorgulatıcı ayetleri de şöyle tane tane anlayarak okuyun.

Nasıl sarsıcı bir etki bırakıyor insan vicdanında! Vicdanları nasıl da harekete geçiriyor? Demek ki bu gün de din eğitimine, insanların İslam ve ahlak ile bağdaşmayan davranışlarına sorularla gönderme yaparak başlamak gerekiyor.

Mesela şu sorular sorulabilir:

Namaz kıldığı halde kul hakkı yiyeni gördün mü?

Başkalarına zulmedeni gördün mü?

Liyakat ve ehliyeti ayaklar altına alanları gördün mü?

Yalan, iftira ve dedikodu makinalarını gördün mü?

Kibir abidelerini gördün mü?

Örtünme ve iffeti çağdışı görenleri gördün mü?

Soruları ilelebet çoğaltabiliriz. Bu soruların benzerlerini Kur’an’da da görebilirsiniz. Peki bu soruları niçin soruyoruz? Din eğitimi verdiğimiz gençlere, bu eğitimi niçin aldıklarını kavratmak için. Sorularla, önce vicdanlarını sarsmak ve kendilerine gelmelerini sağlamak, sonra da vicdanının emrinde bir nefer olmasını sağlamak için.

İşte bu anlayışla, din eğitimi adına tüm okullarda verilen eğitimi dönüştürebilirsek ancak gerçek anlamda İslam toplumu olabiliriz. Din eğitimi, Kur’an’ın yaptığı gibi vicdan eğitimi ile başlar. Bu olmadıkça din eğitimi adına yapılanların hiç birinin birey ve toplum hayatında bir karşılığı olmaz.

Din eğitimi konusunda Kur’an’ın ve peygamberimizin metodunu uygulamayacaksak, hangi metodu uygulayacağız? Bu gün bilumum kurumlarda verilen din eğitimi ne Kur’an metoduna ne de peygamber metoduna uygundur.

Eğer bir metni anlamaksızın okumayı öğrenmek, dinin bir gereği olsaydı, Kur’an tek seferde bir kitap olarak gelirdi. Niçin tek seferde bir kitap olarak gelmediğinin cevabını bakın Kur’an nasıl veriyor?

Bir de inkârda ısrar edenler dediler ki: “Kur’an ona topyekûn olarak tek bir seferde indirilseydi ya!” İşte Biz, bütünü oluşturan parçaları ait oldukları yere biri diğerini açıklayacak şekilde yerleştirerek, onunla senin iç dünyanı inşâ edip pekiştirelim diye böyle yaptık. (Furkan Suresi 32. Ayet)

Bugün yaşadığımız din de, ona bağlı olarak din eğimi de, Allah’ın peygamberimize gönderdiği din ve din eğitimi olmaktan çıkmıştır. Onun içindir ki; ahlaklı ve erdemli nesiller yetiştiremiyoruz. Çok dindar ve dürüst olduğuna güvendiğimiz ve herhangi bir makama getirdiğimiz insanların kısa sürede lastiği patlıyor.

Ondan sonra kibirlenmeler, yolsuzluklar, riyakarlık, kısacası bilumum ahlaksızlıklar birbirini kovalıyor. Bizim payımıza da, bir avuç hüsran düşüyor. İşte bu durumdan kurtulmak için Kur’an ve peygamberimizin eğitim metoduna dönmekten başka çaremiz yok. Demedi demeyin...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Boz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Milletvekillerinin Sizi Temsil Ettiğini Düşünüyor musunuz?