Yine geride bıraktığımız bir AĞUSTOS, TÜRK’ÜN BAYRAM AYIDIR YA…

Tarihimizdeki zaferler zincirinde “kahramanlık, büyüklük ve evrenselliğin” eylem ayıdır… Sultan Alpaslan ile 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi ve Türklere Anadolu kapılarının açıldığı tarih ile Anadolu topraklarının korunmasını sağlayan Büyük Taarruza kadar…

Merhum Şeyh Bedreddin “RUH bir ömrün macerasıdır” der. Kişinin ömür macerasına bakın ne ve nasıl olduğunu görürsünüz. Bu manada tarih ayna tutar. Ölümsüzlük kozunu oynayan büyük ruhlar bu çerçevede açığa çıkar. Mustafa Kemal ATATÜRK gibi. Evet, keşke büyüklük bakkalda satılsa, liderlik de siparişle elde edilse idi. Daha nice klonlanmış lider, kahraman ve büyük türerdi…

Ne var ki dediğimiz gibi, tarihin yasasıdır “tarih, ancak büyüklüğü hak etmişleri evrensel kılar.” Resimde patladığı gibi… Bu manada tarihe düşülen ibret notudur; 10 yıllık Türk- Yunan savaşından sonra Yunanistan Başbakanı Venizelos’un NOBEL ADAYI Mustafa Kemal Atatürk’tür. İşte burada da onun “evrensel vasfı” yatmaktadır. 

Evet, evet kimsenin sizin saygınıza ihtiyacı yok ama saygısızlığa da tahammülü yok. İçeride ve dışarıda saygı ile kurumsallaşmışlar resimde ve tüm mazlumların dilinde.  Allah, Muhammet aşkına… Muhammet, Ali aşkına… Neye inanıyor iseniz onun aşkına daha fazla alçalmayın. 

Türk tarihinin altın sayfalarının yazıldığı ağustos ayı içinde, Türklere Anadolu'nun kapılarını açan Malazgirt Zaferi başlayıp Anadolu topraklarının korunmasını sağlayan Büyük Taarruza kadar bakın nice zaferlere imza atıldı. 

* İlk galibiyet, 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi oldu. * 11 Ağustos 1473 Otlukbeli Zaferi; Anadolu'da, Erzincan'ın Tercan Ovasında Fatih Sultan Mehmet ile Akkoyunlu İmparatoru Uzun Hasan.  * 1514 yılında Çal­dıran Savaşı; Şah İsmail ile Yavuz Sultan Selim. * 24 Ağustos 1516'da Mercidabık Savaşı; Yavuz Sultan Selim ile Memlük Devleti arasında, Halep şehri kuzeyinde.  * Şubat 1521 Belgrad'ın fethi; 2. Murad'ın ve Fatih Sultan Mehmet'in ayrı ayrı gerçekleştirdikleri iki kuşatma. * 29 Ağustos 1526 Mohaç Zaferi; 1. Süleyman ile Macaristan Kralı 2. Lajos.  * 1 Ağustos 1571’de Kıbrıs'ın fethi; 2. Selim / Lala Mustafa Paşa tarafından.  * 23 Temmuz- 7 Ağustos 1919 Erzurum Kongresi. * 23 Ağustos 1921’de Sakarya Meydan Muharebesi; 22 gün ve gece sürdü. * Devamında Büyük Taarruz… Büyük Taarruzla düşmanı tamamen yok etmek için hazırlıklar başladı ve 1922 yılı ağustos ayına kadar sürdü. Gazi Mustafa Kemal'in başkomutanlığını yaptığı ordu, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. 30 Ağustos'a kadar çembere alınan düşman kuvvetleri, Dumlupınar'da aldığı darbe sonucu kaçmaya başladı. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri" emrini verdi. Böylelikle, Yunan ordusu İzmir'e kadar takip edildi ve 9 Eylül 1922 tarihinde ise İzmir'den çıkarıldı. Tüm bu zaferler, Türk ordusunun başarısı olarak tarihe altın harflerle yazıldı. 

&

Evet, saygı istemiyoruz yeter ki saygısızlık etmeyin. Türk tarihi bir bütündür. “Anadolu’nun kapılarını açan Sultan Alpaslan’dan, İstanbul’u fetheden F. Sultan Mehmet’e ve bu toprakları yurt yapan, İstanbul’u ve Ayasofya’yı yeniden kazandıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e kadar” bir bütündür.

Yıllardır DİN ve DEVLET adına konuşanların vurgulaması gereken bu olmalıydı. Evet, saygınıza gerek yok da arsızca saygısızlık etmeseydiniz bari.

“Tarihte ATATÜRK’E düşman olup da TÜRK’E dost olan yoktur” yetmez mi? Makam ve sıfatlarınızı paspas ettiniz. Çünkü gururunuz “keşke Yunan galip gelseydi ve Kuvay-ı millîyecilerin katli vaciptir” diye fetva veren DÜRRİZADE meczuplarıydı. Oysa SEVR’i yırtıp atanların, dönemin Ankara Müftüsü Rıfat BÖREKÇİ’nin bahşettiği makamlarda devran sürüyorsunuz. 

* Yunan’a ilk kurşunu atan Hasan Tahsin ile, * “Çanakkale geçilmez” diyen 57. Alay ile, * Söz verdiği anda Çiğiltepe’yi alamadı diye canına kıyan Albay Reşat ile, * Kara Fatma ile,

* 200 Kiloluk top mermisini namluya süren Seyit Onbaşı ile

GURUR DUYUN.

İstiklal Savaşı söylemlerden ibaret, “mitolojik” bir masal değil her bir detayın arşivlendiği, belgeli bir kahramanlık destanıdır. Bu destanı dönemin; * İngiliz basını TÜRKLERİN ZAFERİ olarak yazar. * Fransız basını YUNAN HEZİMETİ diye yazar. * Yunan basını KÜÇÜK ASYA FELAKETİ olarak yazar.  

Sizin gaflet ve kuruntularınız NE YAZAR? * Tüm MAZLUM MİLLETLER bu zaferden ilham alırlar. İslam âlemi ha keza! O yüzden Cezayir’de “Allahu ekber” diyerek şehit düşen askerin göğsünden MUSTAFA KEMAL fotoğrafı çıkar.

Kalıp ve kabuk bağlamış kafalar anlamasalar da TÜRK olmak ziyadesi ile ayrıcalık ve şereftir.  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak ayrı bir şereftir. Bu şeref tercihiniz olmayabilir, tercih sizin. Merhum Elçibey’in “Allah’ın bahşettiği bir şerefi, istemeyene biz zorla verecek değiliz” sözü, şereflilerin kütüğünde kayıtlıdır.

Ama şu unutulmamalı! Bağımsızlık uğruna ödenmiş bedeller var. O bedeli tereddütsüz göze alıp, toprağa düşenlere saygı göstermek zorundasınız. Bu bir lütuf değil hem genimizin hem de töremizin gereğidir.  Bir Cumhuriyet çocuğu olarak serzenişim yakın tarihte olanlaradır. Son 20 yılın hemen hemen her 30 Ağustosunda neler mi oldu? Neler olmadı ki!   Kulaklarınız çınlar mı bilmem ama bu millet “23 Nisan nezlesini… 30 Ağustos gribini… 29 Ekim kulak ağrısını ve 10 Kasım karın ağrısını” sizden öğrendi. Sözü eğip bükmeye gerek yok. Bu ülkede değil cisminin, isminin bile anılmasını istemiyorum. İsteyenler ihanet değilse gaflet ile can çekişiyor olmalı.  (Gel de Temelin fıkrasını anma! Temel’in karısı Fadime domuz gribi olmuş, uzun tedaviden sonra zar-zor iyileşmiş. Temel’i çarşıda gören İdris “nasildur yence” diye sorunca, Temel “gribi geçtu geçmesuna da domizliğu devam ediyii” diye cevap vermiş. Türk Devletinin kuruluşunu sağlayan en büyük zaferden bile nefret ediyorlar! Bir türlü Türk Milleti ile birlikte sevinemedi bu seri.)

Evet algımız bu. OLMADI, OLMAZ, OLMAYACAK DA! “Ayasofya yetmedi… 15 Temmuz tutmadı… Gaz çıktı, kabızlık bitmedi… Mitoloji ile Malazgirt kesmedi… Millet 30 Ağustos’u unutmadı… Diyanet, umre, imam, cami, ezan, sala, tekbir de uyutmadı… Hulasa toplum bunların hiçbirini yutmadı”, ne olsa ki yeniden mi denense? Nasıl olsa mükerrer merasimler sıradanlaştı. Yoksa sıradaki mi gelse? & Doğrusu dışarıda vatanı işgale yeltenenlerin Atatürk düşmanlığı anlaşılır da içeridekileri anlamak zor. Yazık ki tekerrür kesilmedi, anlamak muhal. Bilinen tek şey; yel kayanın ancak tozunu alır ve en önemlisi de bu millet, milli bayramı olmayanların dini bayramı olamayacağının farkına çoktan vardı. 30 Ağustos milletimizi karakterine kavuşturan kaderinin, zafer destandır. Yazanlara ve yapanlara rahmet olsun. Şuurunda olanlara kutlu olsun. Aldığım her nefesi önce Cenab-ı Allah'a, sonra "yaşadığım özgür hayat için” Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına borçluyum. Ona ve her birine minnet, şükran ve hürmetlerimle.

&

Son sözü Atatürk şiiri ve şehit cenazesinde yaptığı dua ile “Erzurumluluk ruhu ve ilkeleri ile simge olan hemşerim merhum Erzurumlu Naim Hoca'ya” bırakalım.

Vatanına, milletine ve insanlığa sonsuz hizmetler veren Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e...

Ulus'un üstüne çökmüştü duman, Vatan toprakları olmuştu talan, Sönmüştü yıllarca parlayan hilal, Hürriyet önderi Mustafa KEMAL.

Kahraman Türkoğlu olur mu korkak?  Göründü Samsun'dan beyaz bir şafak, Yırtacak zulmeti zilleti mutlak, Böyle karar verdi Mustafa KEMAL.

Görüştü Türk ile ilk Erzurum'da,  "Vatan bir bütündür" dedi Sivas'ta, Milli Mücadelede kendisi başta, Yol gösterdi milletine Mustafa KEMAL!

Yurdun her yerinde duyuldu bu ses, O zaman alındı rahat bir nefes, Bu fikrin etrafında toplandı herkes, "Ya istiklâl ya ölüm" dedi Mustafa KEMAL.

Hemen mücadele zamanı geldi, İnönü, Dumlupınar, Sakarya'da düşmanı yendi, 30 Ağustos tümüyle düşmanı ezdi, "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" dedi Mustafa KEMAL.

***

Şehit cenazesi ve dua:

Bismillahirrahmanirrahim (sevgi ve merhameti sonsuz olan Allah’ın adıyla)… Allah’ım! Cumhuriyetimizin kurucusu Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve silah arkadaşlarının ruhlarını şad eyle, Cumhuriyetimizi payidar eyle. Allah’ım! Milletimizin birliğine uzanan dillere, devletin kasasına uzanan ellere fırsat verme. Türk askerini karada, denizde, havada düşmanlar üzerine galip eyle Ya Rabbi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Saim Akçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.

01

Faruk Aksu - Allah cc ,kaleminin gücüne güç katsın,gerçekleri yazmak,, bilgiye,birikime,doğru olan tarihin altın sayfalarına dayanır.

Allah'ım razı olsun.

Yalan tarih yazanlara,dinimizi kendilerine göre uyarlayanlara fırsat vermesin İnşallah.

Allah'ım Türk'e yar olsun ve korusun.

Selam Duâ ile.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Eylül 00:28


İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Milletvekillerinin Sizi Temsil Ettiğini Düşünüyor musunuz?