Kurbana, Kurban Olmak

Bu günlerde gündeme dair yazılar yazıyorum. Geçen hafta 15 Temmuz konusunda yazmış ve sizleri düşünmeye sevkedecek bir yığın soru sormuştum. Herkesin kendi içinde verdiği cevaplarla sayfaları kapsayacak bir yazıydı o. Ya da, her soruya burada teker teker cevap da yazmış olsam, aynı şekilde sayfaları kaplar. Gündeme dair yazılar yazmak, kalem tutanlar arasında çok yaygın bir uygulama. Ancak bir çoğu da geçmiş ezberleri tekrar etmekten öteye geçmiyor. Ben bu şekilde bir yaklaşımda olmayacağım. Her ne kadar birilerine garip gelse de ben ezberleri bozmayı çok seviyorum. Zira ezberler bozulmadan düşünce harekete geçemez.

Bu hafta da kurban konusunu ele alacağım. Bu konu ile ilgili rutin bilgileri, muhtemelen birinci kurban bayramı sabahı, bayram namazına gidince vaizden dinleyeceksiniz. Senede bir kere uygulandığı için bu bilgiler de önemli şüphesiz. Meselenin fıkhi boyutundan ziyade kurban üzerine düşünmeyi deneyelim hep birlikte. Buna da düşüncenin anahtarı olan sorularla başlayalım: Kurban niçin Hanefiler’de vacip, diğerlerinde sünnettir? Sünnet olması, değerini düşürür mü? Niçin diğer mezheplerde aileden bir kişi kesince kurban ibadeti tamamlanıyor da, Hanefi mezhebinde maddi gücü olan tüm aile bireylerinin kurban kesmesi gerekiyor? Evet yanlış duymadınız. Hanefi mezhebi dışındaki mezheplere göre zengin de olsalar her hanede bir kişi kurban kesmekle yükümlü. Kaynak mı istiyorsunuz? TDV İslam Ansiklopedisinin, geçmiş DİB başkanlarından Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU tarafından yazılmış, 26. cildi, 436-440. sayfaları arasında yer alan “İslam’da Kurban” maddesine bakabilirsiniz. Bu bilgi 438. sayfada.

Kurban ibadetinin, Hanefilerde vacip, diğer mezheplerde sünnet olması, tamamen teknik bir konudur. Çünkü “vacip” kavramı sadece Hanefi mezhebine mahsustur. Birinde vacip, diğerinde sünnet olması onun değerini asla düşürmez. Yükümlülük hepsinde de aynıdır. Ancak; yukarıda kaynak verdiğim konunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hanefi mezhebi dışındaki mezheplerin “her haneden bir kurban” şeklinde özetlenecek görüşünün daha isabetli olduğu kanaatindeyim. Hanefi görüşünün tarihte nasıl uygulandığı, her hanenin zengin sayılan bireylerinin kurban kesip kesmediği, kestiyse nasıl değerlendirdiği, soğutma şartlarının olmadığı eski dönemlerde kesildiği günlerde tüketilip tüketilmediği konusunda bir bilgiye ben rastlamadım.

İslâm’ın yardımlaşma ve dayanışma ilkesi gereğince; gerçekten kurban etine yoğun bir şekilde ihtiyaç duyulduğu bir dönem yaşanmışsa, elbette maddi durumu iyi olan her aile bireyinin kurbanını kesip ihtiyaç sahiplerine vermesi çok mantıklıdır. Ancak; böyle bir durum varsa, diğer mezhepler bunu neden görmezden gelmişlerdir? Hanefi mezhebi gereğince her hanenin zenginleri kurban kesince, ortaya çıkan etler israf olmuş mudur? Yoksa yukarıda ifade ettiğim gibi derhal tüketilmiş midir? Bunu da bilmiyoruz.

Günümüze gelirsek; toplumda zenginlerle fakirler arasında uçurum olduğu herkesin malumudur. Buna rağmen kurban kesmeyen birini bulup, ona bir pay vermeniz o kadar zor ki. Acaba bu çelişki nereden doğuyor? Şunu çoğumuz gözlemlemişizdir: Kurban günleri yaklaşınca zengin olsun fakir olsun herkes öyle ya da böyle bir kurbanlık alıp kesiyor. Kimi başkasından borç alıyor, kimi kurbanlık aldığı kişiye borçlanıyor, kimi kredi kartına taksit yaptırıyor, kimi de tatil parası biriktirir gibi dişinden tırnağından arttırıp yıl boyunca kurban parası biriktiriyor. Bu sefaletlerin hepsi yanıbaşımızda sessiz sedasız cereyan ediyor.

Bir tarafta da, binlerce lira televizyon ve medya reklamları ile desteklenen, kurumsal bağışlar var. Kurban ibadetinin felsefesine bakınca, reklam vererek bağış toplamayı bu ibadetin özüne hiç yakıştıramıyorum ve yanıbaşımızda cereyan eden sefaletlere göz yummamızın bir cezası olarak görüyorum. Bu yıl piyasada yaklaşık olarak 600 tl ile 1200 tl arasında kurban bağışları toplanıyor. Bütün kurumların aynı şartlarda çalıştığını varsayarsak, bu fiyat uçurumunu kendime izah edemiyorum ki size izah edeyim. Bir de diyorlar ki; “Yurt dışında kurban fiyatları ucuz”. Peki A kurumu ile B kurumu aynı ülkelerde kesmiyor mu bu kurbanı? İçlerinde samimi olan kurumlar varsa onları da tenzih ediyorum tabii ki. Ha bu arada belirteyim: Bu kurumlara bağış sorumluluğu sadece Hanefi mezhebine mensup olanlar için. Çünkü; diğer mezheplerde, her hanede bir kurban yetiyor.

Bayramınız mübarek, ömrünüz bereketli olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Boz - Mesaj Gönder

# kurban

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Milletvekillerinin Sizi Temsil Ettiğini Düşünüyor musunuz?