Bu Dünyada Var Olmak

Martin Heidegger’in insanın varoluşunu sorguladığı Varlık ve Zaman adlı eserinde başvurduğu temel kavram Dasein kavramıdır. Dasein üzerinden bu dünyada var olmanın imkânını irdelerken insanı dünya içinde varlık ve ölüme doğru varlık olarak iki farklı şekilde ele alır. Varlık, yalnızca ontolojik olarak kavranabilir, bütün bireyleri ele alan bir bütünsellikle anlaşılabilir. Varlığın ne olduğunu ve mevcudiyetini anlamak da bu bağlamda dasein ile mümkündür. Dasein toplum içinde ortaya çıkar ve bu şekilde diğerleriyle birliktelik fenomenine yaklaşır. 

Heiegger sorgulamalarında dasein, dünyada kişinin başına gelebilecek olaylardan hareketle kendisini anlama olanağıdır. Anlamak demek, dünya içinde var olmak yani tam da o imkân üzere var olabilmektir. Bu anlamda dünya dasein için hem zemin hem de bir sahnedir. Burada bahsedilen dünya zamansallığın ve tarihselliğin içkin olduğu bir yerdir.

Bizim metafiziğimize göre bu dünyada var olmak huzurda olmak demektir. İnsanlığın modern döneme gelinceye kadarki çağlarında “Bu dünyada var olmak”, ‘huzur’ anlamına gelmekteydi. Rönesans ile beraber bu durumun dönüşüme uğramasıyla birlikte insan artık huzursuz bir varlığa dönüştü. 

İnsan tüm ilkelerini kendisinin belirlediği bir sistemin huzurunda artık. Modern düşünce öncesi var olmak huzuru aramak iken huzurda olmayı bir kenara bırakalım, huzuru bireyin despotizmiyle inşa eden bir dönem ortaya çıktı.

İnsan kendisi var olmadığı zaman başka insanların dünyasına sığınır ve diğer insanların etkisi ve baskısı altında kalır. Kişi böylece kendi özünü kaybedecektir, huzursuzluğu ise giderek artacaktır. Dasein ile fırlatılmış olduğu dünyada kararlarını kendisi vermeli, bilinçli olmalı ve en önemlisi de sonlu olduğunun farkına varmalıdır. 

Kadim-insana göre bu dünyada var olmak ne demektir? 

Kadim insan bu dünyada var olabilmeyi bu dünyanın geçiciliğinde bulur; dünyanın dışına çıkmanın, dilselliğin aşılmasının imkânını sağlayan metafiziğe sığınır. Yine kadim insan muhafaza edebilen insandır. Kadim insan huzuru, tabiatın denge ve dinginliğinin muhafazasında bulur.  Modern-insan’a geçişte ise; huzur sahibi olmak “huzursuzluğa”, huzurlu olmak hızın, temponun ve hazzın tedirginliğine, insan olmak ise, post-insana dönüşecektir. 

Batı’da yaralar almaya başlayarak ilk büyük kırılmayı Immanuel Kant ile yaşayan metafiziğe, Martin Heidegger düşünceleriyle destek vermiştir. Daha evvel en yüce faaliyet olarak görülen metafizik; yanıtlanamayan soruların, varlık’ın anlamının üzerini örtenlerin dili olarak algılanmaya başlanmıştır. Yaşamı anlamlandırmaya çalışırken kendi kavramlarına sığınan filozoflar metafiziği yakalanılan bir tür hastalık olarak görmeye başlamış ve böylece yıkım hızlanmıştır.

Heidegger’e göre hakikat kendisini metafizikte olduğu gibi ezeli, ebedi, dilden soyutlanmış şekilde ifade etmez; aksine dünyada bir açığa çıkış, bir meydana geliş olarak ve zamansal şekliyle kendisini gösterir. Varlık kendini ifşa ettiğinde bireye yeni bir dünya olanağı sunar, bireyin anlamalarında başrolde olacağı yeni bir süreçtir bu. Bu nedenle anlam da hapsedilebilecek bir şey olmaktan çıkar. Hakikat de bir hakikat-olmama haline dönüşecektir. Heidegger’e göre bizim dünyada var olma şeklimiz, bizim hakikate dair belirlenimlerimiz noksandır.

Günümüzde kişi metafiziğini kaybettikçe bu dünyada hakiki anlamda var olamaz “kendi” olamaz ve “huzurda bulunmanın” sırrına erişemez. 

Huzurda olmak, bir mahremiyet imkânına sahip olmak anlamına geliyor. Huzurda olmamanın en önemli sebebi de muhafaza edememenin neticesi olan mahremiyetin işgalidir. Modern düşüncenin zannımca en önemli sorunsalı, nesnenin, tabiatın ve giderek tek tek her kişinin “kendileri” olarak görülmekten çıkarılıp, mahremiyetlerinin sınırlarının aşılacağı başka bir “tanımlanma” alanında olmalarıdır.

Mahremiyet, modern/post-modern düşüncenin göz ardı ettiği bir şey olmakla birlikte,  modern zamanlar metafiziğin yitirilmesine, mahremiyet ihlaline aldırmadan yaşayadursun, biz bir umut bu dünyada var olmanın dasein’ini metafiziğe sığınmak ve mahremiyeti korumaktan geçtiğinin bilinciyle huzurda olmanın bir yolunu bulalım..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Merve Kaplan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.

02

İbrahim - Çok güzel bir yazı olmuş,kaleminize sağlık

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 18 Temmuz 09:50
01

Feylesof - Kadim insana göre bu dünyada var olmak huzurda olmaktır..! Merve hanım bütün yazılarınızı size büyük bir hayranlık duyarak takip ediyorum.. Siz nasıl böyle güzel kaldınız? çağımızın tüm hastalıklarından siz kendinizi nasıl koruyabildiniz?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 18 Temmuz 06:53


İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Milletvekillerinin Sizi Temsil Ettiğini Düşünüyor musunuz?