Şimdi Bir Kuşa Benzeyeceğiz

Meşhur misaldir. Adam leyleği almış eline önce kuyruğunu, sonra gagasını ve sonra da ayaklarını kısaltıp “şimdi bir kuşa benzedin” demiş. Genellemelerimiz neticesinde değişikliği faydaya çevirmek yerine kendi alışık olduğumuz hale getirmekte üstümüze yok. Toplum mühendisliği de aslında aynı şeyi bir şekilde yapıyor. Sonra alışveriş tercihlerimiz, beğenilerimiz ve görüşlerimiz ona göre şekilleniyor.

Toplum ortak değerleri paylaşan kişilerden oluşur ve genelde insanların çok azı ileride olabileceklere kafa yorar. Elbette burada kastım ne olacak bu memleketin hali diye havanda su dövenler değil. Gerçeği bütün çıplaklığı ile görüp ileride olabilecekleri sezen kişilerin toplumu yönlendirmesi gerekmektedir. Bunu iyi yapan kişilerin tarihte sürekli önemli noktalarda olduğunu gözlemliyoruz. Nitekim büyük stratejist Abdülhamit Han Balkanları kilise anlaşmazlığını kullanarak yıllarca elimizde kalmasını sağlamıştı. Ondan sonraki dönemleri incelediğimizde de yine büyük işlerin toplumun yönlendirilmesi sayesinde başarıldığını görüyoruz. Sadece Kahramanmaraş’ın işgalden kurtuluşundaki mücadelenin önderlerini anlatsak ciltler dolusu bilgi aktarmak gerekir. Yurdun kurtuluşu ve sonraki dönemde Hatay’ın katılması ile ilgili yapılanları anlatmakla bitiremeyiz.

Burada asıl anlatmak istediğim doğru liderlikle toplumun çok iyi düzeylere yönlendirilebileceğidir. Toplum mühendisliği ile ileride elde edilmek istenen toplumun özellikleri bugünden planlama kapsamına alınır. John Broadus Watson’un da belirttiği üzere atası ve ırkı ne olduğuna bakılmaksızın bir düzine çocuk verildiğinde iyi bir el onları çok farklı şekillerde eğitebilir. Eğitim sonrasında topluma faydalı kişiler olabilecekleri gibi toplumun zararına işler de yaptırılabilmektedir.

Geleceğin gereksinimlerini şimdiden gören ve bunlara yönelik bugünden adım atan kişiler işle ilgili bütün işlemlerin teknoloji odaklı olacağını kestirebilmektedir. Böylece yatırımlarını bugünden o yöne doğru aktararak hazırlıklı bir şekilde toplumsal dönüşümün oluşturacağı talebi karşılamayı düşünürler. Buraları eskiden dutluktu dediğiniz yerlerdeki günümüzdeki beton yığınlarından bahsetmiyorum tabii ki de. Ünlü basketbolcu O’Neil Google’a ilk para yatıranlardan. Günümüzde hissesinin karşılığını gemi dolusu para ile ancak satın alabilirsiniz. İnsanın ürünü olan her fikir elbette değerlidir. Ancak bunun piyasada karşılık bulması kişinin toplumu iyi bir şekilde gözlemlemesi ve hazır beyni ile fırsatı değerlendirmesi sonucunda gerçekleşmektedir.

Günümüzde popüler mesleklerden birisi haline gelen melek sermaye yatırımcıları da bu tarz işler gerçekleştiriyor. Kişilerin ticarileşme potansiyeli olan fikirlerini üretilebilir hale getirmeleri için destek sağlıyorlar ve sonuçta ortaya çıkan değerden sermayelerinin ve networklerinin gücünü kullanarak daha fazla pay alıyorlar. İnsanoğlu değişimin önüne geçerek ilerlemeyi hala durdurabileceğini zannetse de insanlık artık bunu komik bir çaba olarak nitelendirmekte. Kuzey Kore’de yaşananları gözünüzün önünden geçirince hafif bir gülümseme geliyor insana. Toplumlar bilgi ve iletişim teknolojileri sayesinde artık birbiri ile çok etkin şekilde iletişime geçebilirken onların bilgi edinmesinin önüne geçmeye çalışmak artık sadece işgüzarlık gibi görünüyor. Dolayısıyla toplumun önüne ne koyarsanız artık sadece ona kanalize olur hipotezi çökmüş oluyor. Hipotez dediğimiz de sınanan sav oluyor. Toplum neye ihtiyaç duyarsa ona evrilir aslında.

İnsan yapısı itibariyle pragmatisttir. Pragmatizm faydacılık olarak da bilinir. Faydasına olan şeyleri elde edebildiği sürece diğerlerinin ne yaptığı çok umurunda olmaz. Herkes aslında her şeyin farkındadır ancak işine geldiği şekliyle bunu uygulamaya koyar. Buradaki savım herkes böyledir değil ancak genelleme yapılarak doğruya ulaşmak da bilimsel bir düstur. Buna yanlışlamacılık deniyor. Özellikle sosyal bilimlerde tam olarak doğru diyebileceğiniz bir olgu bulunmaz. Nitekim bugün çok kabul gören bir görüş ilerleyen zamanda kabul görmeyebilir. Berdel ya da kan davası gibi yanlış olduğunu deneyimlediğimiz şeyler bir zamanlar toplumun geneli tarafından kabul görmüş oldukları için uygulanıyor. Dolayısıyla deneme yanılma ile bilimsel bilgi aslında kümülatif (birikimsel) olarak gelişiyor. Newton fiziği ile Einstein fiziği ve Galileo’nun öğretileri hepsi farklı noktalardan o günün olanaklarına göre doğruyu gösteriyordu. Kim bilir belki de hepsi doğru olduğunu düşündüklerini gösterdiler ama hepsi yanlış olabilir. Demek ki bilimsel bilgi deneyimler neticesinde sınanabilen bir özelliği de barındırıyor. Bilim felsefesine daha fazla girmeye gerek duyarsanız öncelikle temel savların neler olduğunu araştırıp sonra bunlarla ilgili okuma yapmakta fayda vardır. Bunları yapmadan felsefe yapmak aklı olmadan fikrinin olması gibi bir duruma düşürüyor insanı ve her gördüğünü gerçekmiş gibi yansıtabiliyor. Manipülasyon algıyı yanlış yerlere yönlendiriyor ve kişi aslında bilmeden kendisini bir noktaya getirerek kamplaştırmaya çalışanların ekmeğine yağ sürüyor.

Örnek mi lazım? Eski Mısır’da bir Firavun mumyası görselini kullanarak bir devletin yöneticiliğini yapmış kişinin ölmeden önceki son hali olarak paylaşınca sosyal medyada çok büyük infial uyandırılabiliyor. Sonuç olarak örgütlü halde tutulmaya çalışılan kişiler bir yöne doğru itilmiş oluyor. Sonra bu kişilere gösterilen reklamları yapay zekâ ile yönlendirmek çok kolay bir hal alıyor. Sonuç olarak bu kişilere pazarlanan eşyanın o görüşü yansıtacak olan şeyler olması da doğal. Demek ki amaç bir şekilde cebinizdekini ele geçirmekmiş. Örgütlü yapıları dikkatli bir şekilde inceleyecek olursanız aynı bilgi kaynağından beslendiklerini, aynı durumlara benzer tepkiler verdiklerini ve aslında beynini kiraya verme halini tam olarak yansıttıklarını görürsünüz. Olması gereken örgütü farklı düşüncelerle öne taşıyarak değişimin lideri konumuna getirmekken, çıkıntılar sürekli ayıklanarak herkes bir örnek hale getiriliyor. Sonuç olarak bu kişiler bir fikir geliştirme yerine kendi önlerine konanı en iyi şekilde savunma refleksi içindedirler. Aynı mecmuayı okuyup (günümüzde sosyal medya paylaşımları ve e-içerikler) aynı şekilde tepkiler vermeleri beklenir. Onlar da bunu layık-ı veçhi ile gerçekleştirirler. Örgütte yükselmenin temel unsuru savları en iyi şekilde özümsemekten geçer. Netice itibariyle kendi karar vermeleri gereken hususlarda kendileri için verilmiş olan kararlara uymayı uslu bir çocuk gibi kabul ediyorlar.

Geleceğin gereksinimlerine bakınca bize uslu çocuklar gerekmediğini görüyoruz. Salt aidiyet duygusu ile liyakatin ötelendiği bir çalışma ortamında başarıyı yakalamak için çok büyük bedeller ödersiniz. İşi bilmediği halde işi üstlendirdiğiniz kişinin işini yapması için bu sefer daha büyük masrafa katlanarak işlerin eksik yapılmasına bile razı olursunuz. Sonuç olarak hem enerjinizi boşa harcarsınız hem de vaktiniz ziyan olur. Böylece sorunları halının altına süpürdüğünüzü zannedersiniz ama artık bir noktada çözülemeyecek hale gelir ve sonuçta üzülen yine siz olursunuz.

Buraya kadar anlattıklarımı üst üste koyacak olursak toplumun doğru şekilde yönlendirilmesiyle önemli işlerin başarılabileceğini görüyoruz. Hindistan ve Pakistan dünyada yazılım sektöründe hem nicelik hem de nitelik açısından önemli bir noktada. Bizde okuma yazma ne ise onlarda da kodlama o hale gelmiş durumda. Böyle değerli bir insan kaynağını oluşturduğunuzda artık bunun uluslararası pazardan pay alması kaçınılmaz bir hale geliyor. ABD iletişim sektöründeki şirketler müşteri hizmetlerinde bu kaynağı çok etkin şekilde kullanıyor. Toplumun rekabet algısı da kast sistemi sayesinde ya açlıktan öleceksin ya da bu işi en iyi şekilde sen yapacaksın düzeyinde olduğu için Malthus’un nüfus teorisi birebir uygulanmakta. Toplum için fayda üretmeyenlerin ortadan bir şekilde kaldırıldığı bir sistemden bahsediyoruz. Pragmatizm işte tam burada işe yarıyor. Faydayı yazılımla nitelikli hale gelmiş olma üzerinden kurguladığınızda toplum hem kendini yenilemek hem de geliştirmek için çaba harcıyor. Gelir bakımından üst sınıfa çıkabilmenin şartı da iyi bir şekilde yazılım üretmekten geçiyor. İşin kötüsü bu teoriyi Avengers filminde de görebiliyoruz. Thanos bir gezegeni ele geçirdiğinde onları ikiye bölüyor, yarısını öldürüp diğer yarısını sağ bırakıyor. Aslında onların iyiliği için bunu yapıyorum diye savunması da teorinin düşünce sistemine nasıl işlediğini gösteriyor.

Toparlamak gerekirse eğitim bireylerin hayata hazırlanmaları için gerekli bir süreçtir. Bunu geleceğin gereksinimlerini görerek gerçekleştiren bir sisteme ihtiyaç duymaktayız. Gelecekte günümüzdeki pek çok meslek artık tarih olacak. El becerisinin yerini robot kollar daha hızlı ve hatasız bir şekilde yapabildikleri için alıyor. Daha fazla kapasite ortaya koydukları, her türlü şartta çalışabildikleri, şartlarından şikâyet etmeye programlanmadıkları ve aynı akrabalarının yılda birkaç kez ölümüne şahit olmadıkları için tercih ediliyor. Toplumu bu değişime hazırlamayacak olursak ekonomik açıdan şu an acıyarak baktığımız toplum yapısına dönüşmemiz olanak dahilinde. Değişimi bir insan yaşantısı içinde bile gözlemlemek mümkün. Çocukken köydeki Kur’an kursunda cüzü bitirip okumaya başlayınca Göksun Ulu Cami’de lokum ve bisküvi dağıtmak için artık “ne olur alın da eve gidebileyim” diye gelene geçene yalvarır haldeydim. Şimdi ise bırakın sebili, bir firma ucuza bir şeyler getirdiğinde bunu almak için insanların birbirini ezdiklerine şahit oluyorum.

Bu yazıda toplum mühendisliğinin nelerin önünü açabileceğini göstermiş olduk. Değişime direnemeyeceğimizi gördüğümüze göre değişimi en fazla faydalanabileceğimiz hale dönüştürmemiz gerekiyor. Bunun için de bugünden önlemler almamız lazım ve gerçekleştirebilmek için proje tabanlı düşünmeye ihtiyacımız var. Dolayısıyla bir sonraki yazımız proje yönetim becerileri üzerine olacak. Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle tebrik eder, ailenizle birlikte en iyi bayramları yaşamanızı dilerim. Birbirinize karşı en iyi dileklerinizin gerçekleşmesi temennisiyle. Bayramlar bayram ola.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Selim EREN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.

01

Kırmızı - İnsanı yönlendirenin çıkar güdüsü olduğu 1700'lerden beri tekrarlanıp duruyor ve herşey bu kabulün üzerine inşa ediliyor. Bizler de tribünlere karışıp buradan akıl yürütüyoruz. Şeytani, nefsani, hayvani, beşeri dürtülerini fazilet, hak, adalet, rahmet, hikmet ile dengelemeyen insanlığın, bütün varlığın başına bela olduğunu görmek için başka ne tür felaketler yaşamamız gerekiyor?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Temmuz 13:33


İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Milletvekillerinin Sizi Temsil Ettiğini Düşünüyor musunuz?