Çökeceğiz!


İçinde bulunduğumuz çağ, tüketim çağı.

 Her an her şey toplulukların gündemi haline gelebiliyor. Üzerine konuşuluyor, iyi ya da kötü yargılar peş peşe sıralanıyor. 

Son dönemin en güçlü basını, en güçlü yargıcı, en güçlü icra heyeti konumunda olan sosyal medyanın kucağına düşen, birkaç saat içerisinde gündem haline geliyor.  En can alıcı mesele dahi olsa bu girdabın içerisinde 3 vakte kadar gündemden düşüyor. Bu süreçte konuşanların ilgili veya ilgisiz, bilgili yahut bilgisiz olması hiçbir önem arz etmiyor.

Hal böyle olunca gündeme getirilen, genellikle de itibar suikastı düzenlenerek ortadan kaldırılan kişi, kurum, kuruluş uzun yıllar sonra bile oluşturulan algıyla anılıyor. Eğer ciddi bir araştıramaya tabi tutulmazsa mesele; devletin resmi kayıtlarına bile oluşturulan algı biçimiyle girebiliyor.

Uğradığı algı operasyonuyla toplumdaki yeri, önemi, ekonomik gücü, kişiliği, şahsiyeti şekillenen kişiler, şirketler, dernekler, vakıflar çöplüğü haline geldi Türkiye!

Artık kimin ne olacağını, hangi kurumun nasıl anılacağını kestirmek çok güç hale geldi. 

Bu durum sadece konu olanları olumsuz etkilemiyor. Artık o noktaya geldi ki toplum birlikteliği de tehlikeye düşmeye başladı.

Haksız algı operasyonları önce kişileri ve kurumları olumsuz etkiliyor, sonrada toplum bütünlüğüne zarar veriyor.

AMA

Yine bu sosyal medya yargı dağıtıyor! Bir mesele gündem olursa adli makamlar harekete geçiyor, adalet yerini buluyor. Medyanın vermekten korktuğu haberleri sosyal medya duyuruyor. Cinayetler, gasplar, arsızlıklar, yüzsüzlükler, milletin gözünün içine baka baka yapılan usulsüzlükler de keza gündem olabiliyor.  Toplumun gerçekleri öğrenmesinde aracı olabiliyor!

Zamanla sosyal medyanın gücü, silaha dönüşmeye başladı. Karşıt görüştekilerin birbirlerine çevirdikleri ahlakı olmayan bir silah…

Herkes kendi mahallesine göre ahkam kesiyor! Adalet dağıtıyor! Ahlaki değerler belirliyor! 

Bunları bir notaya kadar anlayabiliyorum lakin mesele milleti millet yapan değerlerin hedef haline gelmesi başka bir şey…

Din, millet, devlet, bayrak…

***

Toplumsal kaynaşmaya vesile olan milli ve manevi değerler dejenere oldu. Çünkü topluma ait olan, toplumu birleştiren, çimento görevi gören değerler, gereksiz yerde işin ehli olmayan kişiler tarafından çoğu zaman şahsi hataların üstünün örtülmesinde kullanıldı. Bu durum doğal olarak milleti bir çizgide birleştirme gücü olan değerlerin gücünü yitirmesine neden oldu.

Velhasıl algıya yeniliyoruz!

Tüketim çağına boyun büküyoruz!

Globalleşme önünde diz çöküyoruz!

Sosyal medyanın birleştirici gücünden yararlanamadığımız gibi ahlaksız bir silah olarak kullananların hedefi haline gelebiliyoruz!

Bunun sorumluları  bireysel olarak ben, sen, o! Tercihlerimiz olarak biz, siz, onlar! Velhasıl hepimiz bir muammaya doğru şuursuzca gidiyoruz!

Örneğin din hususu! Dini meseleler maalesef ki ehil olmayanların elinde ve dilinde oyunca döndüğü için İslam’dan uzaklaşıldığını gören insanlar, artık dini konular gündeme geldiğinde başlarını çeviriyorlar. Deizim tarihinde olmadığı kadar revaçta…

Örneğin milli meseleler! Her önüne gelen çiftçisinden esnafına, memurundan amirine ağzını açan millilik ve yerlilikten dem vurup sonrasında da söylemlerine aykırı davranarak gündeme geldikleri için artık bu iki terim, insanlarda karşılık bulmuyor.  Neme lazımcılık revaçta…

Ahlaktan, ilkeden, liyakatten, namustan, hasiyetten ve şereften bahsedenlere itibar edilmez hale gelindi. İşin kötü tarafı bunları konuşanların tersiyle amel ederek karşılarına çıkacağını düşünen insanların sayısı az değil. Yani itimatsızlık revaçta…  

Benim adamım ise iyidir! Bizdense  yaptığı doğrudur. İyi de onlar da şunu bunu yapıyor. Bizi mi görüyorsunuz? Devletin malı deniz yemeyen keriz! Menfaatin neredeyse orada olacaksın! Yükselmek için ben isem de babansa da omuzuna basmaktan çekinme! Toplum içerisindeki bu hırs, bu bakış açısı, bu ahlak ölçüsü maalesef ki gençlere ve böyle düşünmeye insanlara kötü örnek oluyor. Velhasıl ahlaksızlığın her türlüsü revaçta… 

Sevgi, saygı, güven, hatır, gönül ilişkileri artık rafa kalkmış durumda!

Vatan:  Artık herkese göre yeni bir tanıma sahip! 

Millet:  Kime göre neye göre millet noktasında!

Din: Aynı dinden ve mezhepten olanlar arasında dahi senin dinin sana, benim dinim bana kafasında!

Devlet: Artık ne ana ne de baba! 

Bayrak: Son raddesinde, her şeye rağmen onu görenler gelgitler yaşamasına rağmen bu simge karşısında az da olsa kendine geliyor. Ama pek yakında onun da bir bağlayıcılığının kalmayacağı görünüyor. 

 Velhasıl iyiye gitmiyoruz!

Kutsiyet atfettiğimiz ne varsa gündem oldu, tartışıldı ve  çerez gibi tükettik!

Değer dediğimiz ne varsa kullandık, menfaatimiz uğruna çarçur ettik, değersizleştirdik!

Bu gidiş hayra gidiş değil! Çökeceğiz!

Toplum olarak çökeceğiz!

Kendimize gelmezsek çökeceğiz! Korkarım bunu da sosyal medya yoluyla yapacak ve haberini de yine sosyal medyadan alacağız!

Hakkı hak olduğu için savunup Batıla Batıl olduğu için karşı olmamız gerekirken; nefsimize, çıkarlarımıza, içinde bulunduğumuz mahallenin belirlediği kuralara göre hareket ediyoruz. 

AMA unutulmamalıdır ki; Kendi mahallesindeki insanların haksızlıkları karşısında sesini çıkaramayan ancak söz konusu karşı mahalle olunca davulu eline alanlar, fikri fahişelik yapmaktan daha öteye gidemezler!

Çözüm: Basit!  İlk yaratılıştan günümüze tarihin süzgecinden geçerek, iyi veya kötü tecrübelerin ışığında İNSAN yetiştirmek! 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Işık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.

02

2 - " Ahlaktan, ilkeden, liyakatten, namustan, hasiyetten ve şereften bahsedenlere itibar edilmez hale gelindi. İşin kötü tarafı bunları konuşanların tersiyle amel ederek karşılarına çıkacağını düşünen insanların sayısı az değil. Yani itimatsızlık revaçta…

AMA unutulmamalıdır ki; Kendi mahallesindeki insanların haksızlıkları karşısında sesini çıkaramayan ancak söz konusu karşı mahalle olunca davulu eline alanlar, fikri fahişelik yapmaktan daha öteye gidemezler!

Bu gidiş hayra gidiş değil! Çökeceğiz!

Toplum olarak çökeceğiz! "

Mehmet bey,

Yaziniz da ki bölümler takdire sayan..Özellikle bu bölümleri aldim ki; ziyaretinize geldigimde bu pasajlar üzerinden sohbet etmek istiyorum..

Türk milletinin malesef büyük cogunlugunun " Maya" si bozuldugundan dolayi yapmis oldugunuz tesbitler yerinde ve daha da cogaltilabilir...

Bir bardak sicak cayinizi icmek kismet olur ise devamini muhabbetle getiririz.

Ahmet Adem

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 26 Haziran 16:41


İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Milletvekillerinin Sizi Temsil Ettiğini Düşünüyor musunuz?