Zamanın Yitimi!

Zaman su gibi akıp gidiyor. Hepimize bir ömür biçilmiş, yaşıyor, görüyoruz. Saatler bazen kısacık, bir an, bazen koca bir yıl gibi olabiliyor. Ey başım, iki elimin arasındaki yerde az dur da düşün hele!

İnsan yerinde saysa da dünya her gün turunu tamamlamaya devam etti. Günler, aylar ve yıllar hayatımızı takip eden kavramlar. Zamanı yakalamak da geri getirmek de mümkün değil. Düne takılan pişmanlık hisseder, yarına dalan endişe duyar, bugünü anlayarak yaşayan ise huzura erer.

Ömrümüzün bir sınırının olması dünya hayatını değerlendirerek yaşamayı gerekli kıldı. Dünya bir bahçeydi, her şeyin herkese yetecek kadar var olduğu büyük bir bahçe. Bu büyük bahçede herkes ilgi alanına giren bir işle uğraşmayı seçti. Kimi sanatla kimi bilimle meşgul oldu kimi keşifler yaptı kimi de önceden atılmış adımları takip etti. Herkes heybesini kendi fikrinden türeyen davranışlarla doldurdu.

İnsanlar için ilk zamanlar beslenmek, barınmak ve korunmak yeterliyken, ekip biçmeyi öğrendiler. İnsanlık uzunca bir müddet temel ihtiyaçlarının yerine konmasıyla mutlu yaşadı. Ne zaman ki daha fazla üretme ihtiyacı duyduklarında üretmenin sunî hazzına varınca, elde edilen konfordan da pay almayı arzuladılar. Daha fazla üretip daha fazla tükettiler, doydukça farklı alanlara yöneldiler. Böylelikle vakitleri işlerine yetmez oldu. En büyük kayıpları zamandı. Yetmeyen bir vakitle de hayal kurmak hayal oldu. Zamanın kıymeti anlaşılınca satın alınmak istendi, misal: Daha hızlı bir vasıtayla ulaşımın vakit kaybettirmesi önlendi fakat zaman kendi kanunuyla akmaya devam etti.

Sokaklarda lambalar olmadan evvel geçmek bilmeyen zaman, uzaydan bile ışıldayan dünyaya yetemez oldu. Karanlık bastırınca insanlar evlerine çekilir, istirahat ederlerdi. Her taraf suni ışıklarla aydınlatıldığından gecenin ruha iyi gelen karanlığı gündüzden ayırt edilemez oldu.

İnsan selinin içinde koştuk ama kendimize varabildik mi, muamma? Daha fazla kazanmak daha fazla harcamak hevesiyle vaktimizi tükettik. Ne bolluk durdurdu hevesimizi ne de yokluk gem vurdu, bir türlü doymak bilmeyen nefsimize. Ne dünün hakkını verdik ne bugüne sadık kaldık ne de yarına bir miras bıraktık. Neticede vakit bizim vaktimizdi ve bir uğraş edindik kendimiz için: Keşfettik, takip ettik, okuduk, öğrendik, bazen taşlı topraklar kadar çoraklaştık bazen de hiçbir şey yapmadan öylece vakit öldürdük.

Kaybedince kıymetini bildiğimiz her şey gibi gözden kaçırdığımız hayata, pencere ardından bakınca zamanın geri dönemeyeceğini idrak ettik. Birçok şeyi unuttuk, acelemiz neydi ki soluk soluğa kaldık! Vaktiyle gün boldu, biz daha fazlasının peşinden koşarken vaktin bereketi de bizden kaçtı.

Vaktimiz neden uğraşlarımıza yetmez oldu?

Kapıldık bir hengameye hedeflerimizi, hayallerimizi unuttuk. Fayda sağlamadan yalnızca menfaat arzusuyla yol aldık, ihtirasa kapıldık. Bir yerde karar kılıp gözlemleyip öğrenmek yerine her bütünden bir parça almaya çalıştık. Oysa, işlerimizi sırasıyla ve sabırla yoluna koymaya çalışıp ihtirastan uzak yaşasaydık vaktimiz yeterdi. Ne büyük yanılgıdır, yek pare zaman içinde, kısalan ömrümüzden başkası değildir. Zaman ne uzar ne de kısalır.

Rivayet odur ki beş yüz yıl yaşayan Hz. Sultan Süleyman, bir ağaç gölgesinde dinlenirken oğullarından biri sorar:

-Baba, Allah uzun ömürler versin bunca uzun yaşadıktan sonra ömür hakkında ne düşünüyorsun?

Gözlerini uzaklara doğru uzun uzun diker ve:

-Evlat, rahvan bir at ile kavak gölgesinden geçmiş gibiyim, der.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Melek Demirkol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hbrma Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hbrma Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Hbrma Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hbrma Haber değil haberi geçen ajanstır.

20

Esra Levent - Bize verilen ve geriye getiremeyeceğimiz bir servet olan zamanı ne kadar da har vurup harman savuruyormuşuz .Ve bu savurganlıkların çoğu bir hiç uğruna..Bir hastane köşesinde,bir savaşta geçen dakikalar ile kendi hayatımızda harcadığımız dakikalar aynı değil miydi halbuki.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Nisan 20:41
19

Zeynep - İnsanın yüzyıllardır en büyük düşmanı zamanmış...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 21:52
17

Arzu - Zaman, denilen kavram nasıl da bir çırpıda geçti.Ama hâla değeri anlaşılmadı.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 21:47
16

Ağa Yorgun - Vallahı içimizi okuyupta yazmışsın okudukça bi daha okuyasın geldi kalemine yüreğine emeğine sağlık kardeşim

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 17:25
14

Melike Karslı - Aslında zaman herkese aynı verilmiştir farklı olan sadece bu zamanı bizim nasıl harcadığımız, geçirdiğimiz kimisi verimli harcar kimisi verimsiz

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 13:28
13

Nehir Su - Mutluluk başarıya, başarı ise zamanı değerlendirmeye bağlıdır.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 12:28
12

Melike - Aslında zaman herkese aynı verilmiştir farklı olan sadece bu zamanı bizim nasıl harcadığımız, geçirdiğimiz kimisi verimli harcar kimisi verimsiz

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 12:20
11

Naz Demi̇rkol - Hayatta bütün başarılarım; her zaman ve her işte zamanından bir çeyrek saat önce, harekete geçmeme borçluyum.Zamanın kıymetini bize bu makalenle hatırlattıgın için teşekürler başarının devamını diliyorum.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 11:33
10

Bahar - Yazınız bir şairin dizeleri gibi su gibi akmış. Hayat ise herkes için farklı pencerelerden farklı manzaralara baktırmış.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 11:14
09

Yunus - Çok güzel bir yazı olmuş. Okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Ellerine sağlık:)

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 10:59
08

B/m - Yetmeyen bir vakitle de hayal kurmak hayal oldu. Zamanın kıymeti anlaşılınca satın alınmak istendi, ?ne gùzelde demissiniz bazen diyorum gecmis yaşım şimdiki aklim olsaydi diye

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 10:36
06

Barış - Nereye değineceğimi bilemedim her mısrası her satırı ayrı bir anlam kokuyor elinize emeğinize sağlık...

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 04:31
05

Bariş - Nereye değineceğimi bilemedim o kadar güzel anlatmış o kadar güzel yazmışsınız ki elinize emeğinize sağlık ...

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 04:28
04

Nkara - Nasıl da geç anlıyoruz ömür sermayesinin en büyük hazine olduğunu. Ve nasıl da her kuşak aynı sonsuzluk yanılgısına düşüveriyor..

Kaleminiz daim olsun.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 01:59
03

Serap - Ne güzel demişsiniz öyle ne bugüne sadık kaldık ne de yarına miras bıraktık diye önemli olan bir defa yaşıyamıycagımız hayata anlmalar katmak değilmiydi ve biz tükettiğimiz hiçbir şeyin farkına varamadan geçip gidiyoruz bu hayattan elinize emeğinize sağlık yaşantımızı gözden geçirmemize vesile oluyorsunuz.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 01:24
02

Zeynep - Keşke demeden yaşanmalı bugün,ne geriye dönüp düne bakmalı ne de yarına yönelip endişeye kapılmalı.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 01:12


Kahramanmaraş Markaları

Hbrma Haber, Kahramanmaraş ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Basın Özgür mü?