Hüsn-i Hat’tan Dersler

Şehzâdeliği sırasında Sultan II. Mustafa Kur’an hattatlığında adeta mucizevi bir kaleme sahip olan Hafız Osman’dan hüsn-i hat meşketme şansına erişmiştir. Bir dersleri sırasında tevazuyu elden bırakmayan ve yazarken hokkasını tutacak kadar hocasına hürmet gösteren Sultan II. Mustafa’nın, “Artık bir Hafız Osman Efendi de yetişmez!” demesi üzerine “Efendimiz gibi hocasına hokka tutan padişahlar geldikçe, daha çok Hafız Osmanlar yetişir Hünkârım!” cevabını veren Hafız Osman, sanatın ancak devletin desteğiyle yükseleceğini belirtmiştir.


Bu anlatılan tarihi olaydan şu dersleri çıkartabiliriz:

Birincisi, makamınız ve rütbeniz ne olursa olsun mesleğe ve meslek erbabına saygı ve hürmet göstermek esastır. Çünkü mesleği icra edenler aslında insanların ihtiyaçlarını gideriyor ve onlara hizmet ediyorlar.

Peygamberimiz (sav), “Bir toplumun efendisi onlara hizmet edendir" sözü ile, Müslümanların her daim çalışan, üreten, başkalarına yardım ve faydası dokunan, hizmet eden insanlar olmasını öğütlüyordu.

İkincisi, bir işin çıraklığını yapmadan ustası olamazsın! Her yapılan işin kaliteli ve onu kullanacak olanların beklentisine uygun ortaya konabilmesi için muhakkak “püf noktalarının”da bilinmesi gerekmektedir.

Örneğin bir yemeği yaparken tuzun yemeğe ne zaman ekleneceğini bilemezseniz istenilen lezzete ulaşamazsınız. Dolayısıyla yaptığınız işin süreçlerine hakim olmanızın yolu, işin her aşamasında bizzat çalışmış olmaktan geçiyor.

Japon’lar buna rotasyonda “yavaş değerlendirme ve terfi” adını veriyor. Aslında bu uygulamanın kökeni Osmanlı’da 13. yy’da Ahilik teşkilatındaki usta-kalfa-çırak üçlemesine dayanıyor.

Bir kalfanın kalfa olabilmesi için o meslek için belirlenen 150 kuralı ve bir Ustanın da usta olabilmesi için en az 750 kuralı bilip uygulaması gerekiyor idi. Yani diploma sahibi olmakla meslek sahibi olunmuyordu. O işin tüm zorluklarını görmek ama pes etmemek! Çabuk ele gelen şey uzun kalmaz der atalar. Kırk yılda yapılan bir çini kâse mi yoksa bir günde yapılan mı değerlidir? Bir anlamda “işi sabırla yoğurup”, olgunlaştırmak gerekiyor.

İmam-ı Gazali’ye, “İlimlerde bu üstünlüğe nasıl ulaştın” diye soranlara; “Her bilmediğimi sormaktan utanmamakla” diye cevap vermişti.Dolayısıyla bu süreçte işi öğrenmek isteyenlerin bilenlerden “taleb” etmede ısrarcı olması gerekiyor.


Olaydan çıkaracağımız üçüncü ders, meslek ahlakıdır.

Yaptığı iş ile bu işten ne kadar para kazanırım hesabından ziyade, insanlara ne kadar faydalı olabilirim’i öncelikleyen yaklaşım insanı da, toplumu da, mesleği de ayakta tutar. İşinde hile, hurda olmadan alınteri ile kazanılan rızk, bu dünyada en güzel şeylerden biridir.

Bu konuda Sadi’nin şu sözünü vermeden geçmeyelim; “Emeğinden yediğin sirkeyle, tere, ağanın ekmeğinden, kuzusundan daha iyidir.”


Dördüncü ders, ekip çalışmasıdır.

Padişahın ustasına hokka tutması, işin farklı yetenekler eliyle işbirliğine dayanarak daha etkin ve verimli şekilde gerçekleşmesini sağlar.

Örneğin futbol oyununda, her oyuncunun bilgisine, yeteneğine ve tecrübesine göre bir görevi vardır. Ama o takımın bütün oyuncuları aynı zamanda tüm takım arkadaşlarıyla da ahenkli, uyumlu ve dengeli biçimde işbirliği halindedirler.

Sinerji olarak adlandırılan bu durum, farklı yeteneklerden daha fazla katma değer üretebilmeyi amaçlıyor. Yani 2+2’den 4 değil de 5 elde etmeyi amaçlıyor.


Beşinci ve en önemli ders ise, her ne iş yapıyorsanız yapın ama işi sevdiklerinizle ve severek yapın.

“Sevdiğiniz işi yaparsanız bir gün bile çalışmış sayılmazsınız” sözü, işi yapan kişinin bedenen ve ruhen sevdiği işi yaparken yorulmak yerine dinleneceğini belirtiyor. F. Attâr da, bu hususta “önce insan, tatlı bir iş bulmalı” diyor.

Bir de beraber çalıştığımız kişiler uyumlu ve profesyonel kişilerse yapılan iş önce işi yapanları tatmin ediyor. Yani yaptığınız yemeği önce siz beğeniyorsunuz.


Altıncı ders, yaptığınız iş için öncelikle büyüklerinizin rızasını ve desteğini almak. Çünkü büyüklerin maddi ve manevi desteğini, duasını alanın Allah izin verirse sırtı yere gelmez!

“Marifet iltifata tabidir” sözü de bu anlamda yapılan işin niteliğini ve kalıcılığını da ortaya koyar. Alimi, bilgiyi ve hikmeti korumak, insanlığın geleceğini de bir anlamda imar etmektir.

Yitik malımız olan “hikmet”i elde etmek istiyorsak önce hikmet sahibi kişilere ulaşmak ve onlara sahip çıkmak gerekiyor.

Örneğin Fatih Sultan Mehmet dönemin en ünlü
astronom, matematikçi ve dil bilimcisi olan Ali Kuşçu’yu İstanbul’a davet etmiş ve kendisine 200 altın maaş bağlayarak, Ayasofya'ya müderris olarak atamıştı.Bu tayin, İstanbul'da astronomi ve matematik alanındaki çalışmalara canlılık getirmiş ve Ali Kuşçu, burada Fatih Külliyesi'nin programlarını hazırlayarak, astronomi ve matematik dersleri de vermişti.


Son dersi ise Yusuf Has Hacib’ten dinleyelim:


“Sıcakta bu kadar terle, soğukta bu kadar titre/Ey dost, sırf iki arzu edeceksin neticede.”


“Biri, bu dünya malı ile dereceni yükseltmek/Bir diğeriyse halk içinde sözünü geçirmek/Fakat her ikisi de gelip geçici değil mi?”


“Bu dünya bir tarladır, ne ektiysen/Yarın bir gün onları biçeceksin sen”


“İyilik tohumlarından iyilik çıkar/ Kötülük tohumları da kötülük saçar”


“Ey kardeş, bu dünya çetin bir kasırgadır/O, hiçbir yerde durmayan gölge gibi kısadır.”


“İster bin yıl yaşa, ister onsekiz, bir gün öleceksin/İşte bu yüzden henüz sağken çok iyilik etmelisin.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah Soysal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hbrma Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hbrma Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Hbrma Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hbrma Haber değil haberi geçen ajanstır.



Kahramanmaraş Markaları

Hbrma Haber, Kahramanmaraş ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Basın Özgür mü?