Masumiyet Maskeli Şeytanlık

Masumiyet kelimesi; İslam geleneğinde, geneli itibariyle “günahsızlık” anlamında kullanılır. Kelime “ismet” şekliyle de peygamberlerin sıfatı olarak ele alınmıştır. Tarih boyunca, bu kelimeye günahsızlık derken iki katmanlı anlam yüklemişiz. Birincisi hiç günah işlememek. İkincisi de günah işlemiş olsa dahi Allah tarafından affedilmek. Kanaatimce peygamberler için kullanıldığında birincisi asla doğru olamaz. Çünkü peygamberler de günah işlemişlerdir. Bunun en bariz örneği Hz. Adem’in kendisine konulan tek yasağı çiğnemiş olmasıdır. Günah işlemiş olsa dahi, Allah tarafından affedilmek anlamına gelince, bu sadece peygamberlere mahsus bir şey değildir. Her insan günah işler ve tövbe edip affedilebilir. Ben burada bu zamana kadar hiç duymadığım bir anlamın daha yerli yerinde olacağı kanaatindeyim.

Bana göre; masumiyet=art niyetten uzak olmak. Bu anlamıyla tüm peygamberler art niyetten uzaktırlar ve masumdurlar. Peki diğer insanlar da art niyetten uzak olurlarsa onalara da aynı sıfat kullanılabilir mi? Başarabilirlerse bence evet. Çünkü Kur’an’da, peygamberin de bizim gibi bir beşer olduğu vurgusu vardır. Onun art niyetten uzak olması, bugün bizim de örnek alabileceğimiz bir yönüdür. Peygamberlere atfedilen sıfatlara şöyle bir baktığınızda, o sıfatların sadece peygamberlere ait olmadığını göreceksiniz. Hz. Ebubekir, tıpkı peygamberimiz gibi sıdk (güvenilirlik) sahibiydi. Mus’ab b. Umeyr, tıpkı peygamberimiz gibi, hicretten önce Medinelilere tebliğ (İslam’ın emir ve yasaklarını insanlara duyurma) yapmıştı. Hz. Ali tıpkı peygamberimiz gibi emanet sahibi idi. Hz. Ömer tıpkı peygamber gibi fetanet (zeki) sahibi idi. Nitekim günümüzde de bu sıfatların bir veya hepsini taşıyan nice insan vardır.

Bugün insan ilişkilerinde yaşanan temel sorunlardan biri art niyet sorunudur. Çünkü art niyet genelde masumiyet maskesi takar. Bu maskelerin en çok görüleni de dindir. Şüphesiz, bunun haricinde başka maskeler de vardır. Bu maskeleri; amir-memur, karı-koca, patron-işçi arasında görebileceğimiz gibi, komşular arasında, eş, dost ve arkadaşlar arasında, kısacası sosyal ilişkilerde de görebiliriz. Mesela; evlenecek gençlerin birbirlerine karşı masumiyet maskesi kullanması çok sık görülen bir durumdur. Onun içindir ki; artık gençler görücü usulü evlilikleri pek tercih etmez oldular. İllaki, haklı olarak uzun süre birlikte zaman geçirip birbirlerini tanıma yolunu seçiyorlar. Eğer evleneceğiniz kişinin evveliyatını bilmiyorsanız bu bile sizi yanıltabiliyor. Hatta bilseniz bile yanılabilirsiniz.

Eskiden, eşler masumiyet maskesi kullansa bile, daha sonra bu maskeyi yüzünden çıkarınca karşılaştığı ölümcül denebilecek güçlüklere bile, zorunlu olarak katlanabiliyordu. Anadolu’da, evlenen genç kızlara hep şu söylenirdi: “Bu eve ancak kefeninle dönebilirsin”. Bundan dolayı eşler birbirlerine zorunlu olarak katlanıyordu. Peki bu iyi bir şey mi? Şüphesiz ki değil. Ama masumiyet maskesinin olduğu bir yerde evliliklerin dikiş tutmasının günümüzde ne kadar zor olduğunu da görüyoruz. Bunlardan öte, olması gereken asıl şey, evlilik öncesinde eşlerin masumiyet maskesi kullanmamalarıdır. Yani bagajlarında, evlilik öncesinde sergileyemeyeceği herhangi bir gizli gündem olmamalıdır. “Bu, mümkün müdür”? derseniz; şeytanın, insanı kevgire çevirdiği şu zamanda çok zor olduğunu söyleyebilirim.

Bu uzun giriş üzerinden alt yapıyı oluşturduktan sonra şimdi asıl konumuza gelebiliriz. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali KÖSE, 15 Temmuz’un yıl dönümünde TRT kanalındaki programda aynen şunları söyledi: "Biz bu konuda söz açıldığı zaman şu duayı yapıyoruz; Allah bir daha bu memlekete 15 Temmuzlar yaşatmasın. Dua bizim vazifemiz fakat siz tedbir almazsanız, FETÖ'nün yapılanma şeklinin yollarını kullanarak bugün hala devam eden başka gruplar hakkında tedbir almazsanız, Allah size yardımcı olmaz. Öyle bir Allah yok. Siz vazifenizi yapacaksınız, Allah da size yardımcı olacak. Benim bu konudaki kanaatim 15 Temmuz'dan gerekli dersin alınmadığı. Ve yeterli önlemlere gidilmediği şeklindedir. Hatta ben bunu bir FETÖ gitti, bin FETÖ geliyor' diye değerlendiren birisiyim."

Ben şahsen bu görüşlere aynen katılıyorum. Buna karşılık eski bir siyasetçi, Ali KÖSE’nin bıyığı olmadığı için söylediklerine itibar edilemeyeceği anlamına gelen komik bir açıklama yaptı. Peki diğer ilahiyat fakültesi dekanları ve öğretim elemanları ne yaptı. Ankara İlahiyat’tan Prof. Dr. İbrahim MARAŞ haricinde, hepsi de sus pus. Bu sus pus olanlar, eğer çıkıp Cumhurbaşkanımız, Ali KÖSE’yi destekleyen bir açıklama yapmış olsa, hepsi de Ali KÖSE’yi yere göğe sığdıramaz, onu kahraman ilan ederler. Bu tablo; FETÖ benzeri yapılanmalarla neden gereği gibi mücadele edilemediğini de özetliyor aslında. Bu konuda inisiyatif alması gereken ilahiyat fakülteleri ve diyanet, Ali KÖSE’nin cesaretini gösteremediği gibi, açıklamalarının arkasında durma cesaretini de gösteremiyor.

FETÖ balonu, hain bir darbe girişimiyle patladıktan ve Cumhurbaşkanımızın çağrısı ile halk duruma el koyup darbecileri derdest ettikten sonra, tüm ilahiyatçılar ve diyanet aslan kesildi. Hatta diyanet, internette her mecrada dolaşan, dini yapılanmalarla ilgili olarak hazırlanmış, gizli damgalı bir rapor bile hazırladı. Nasıl bir gizlilikse artık? Eğer FETÖ benzeri yapılanmalarla da gereği gibi mücadele edilmezse, bu durum ölmek üzere olan FETÖ’nün kalp atışlarını tekrar hızlandırabilir. Çünkü FETÖ, kendini bu gibi yapılanmaların içerisinde gizlemeyi de, kendine bir yol edinmiş gibi görünüyor. Bataklığı kurutmadıkça sineklerle mücadele edemezsiniz. FETÖ ile mücadeleyi elbette ki güvenlik güçlerimiz yürütecektir ve yürütüyor. Ancak FETÖ benzeri, masumiyet maskeli yapılanmalarla mücadeleyi, ancak ilahiyatçılar ve diyanet yürütebilir. Peki bu potansiyel var mı? Maalesef yok. Bu gibi yapılanmalarla ilgili yılların birikimi olan, seçim öncesi oy, seçim sonrası ihale, rant ve devlet kadrolarına bu yapıların yerleşmesi konusu da cabası.

Yukarıdaki giriş ve alt yapıdan sonra bu yazıda ancak bir kat çıkabildim. Haftaya devam ederiz inşallah.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Boz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hbrma Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hbrma Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Hbrma Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hbrma Haber değil haberi geçen ajanstır.



Kahramanmaraş Markaları

Hbrma Haber, Kahramanmaraş ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Başkanlık sistemi Türkiye'ye fayda sağladı mı?