100. Yılında 12 Şubat Ve Yeniden Doğuş

Önümüzdeki Çarşamba günü, güzel Kahramanmaraşımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılı anma etkinliklerinin, öncesinde yapılan yoğunluklu sosyal, kültürel ve sanatsal faaaliyetlerle beraber, sayın Cumhurbaşkanımızın da himayeleri ve katılımıyla, önceki yıllara göre daha coşkulu geçeceği anlaşılıyor. Kendi imkânlarıyla düşman işgalinden kurtulmuş bir şehir, elbette ki kurtuluşunun 100. yılını da, kurtuluşu gençliğin zihnine kazımak için devasa etkinliklerle kutlayacaktır.

Kurtuluşun 100 yılı vesilesiyle, sizlerle kısa bir tarih turu yapmak istiyorum. Kahramanmaraş Mondros Mütarekesi çerçevesinde, 22 Şubat 1919’da önce İngilizler tarafından işgal edildi. İngilizler, 15 Eylül 1919’da Fransızlarla imzaladıkları “Suriye İtilafnamesi” ile şehrimizi Fransızlara terkettiler. Fransızların şehrimize gelişi 29 Ekim 1919, işgal ise 30 Ekim 1919’dur. İşte bu işgalin ertesi günü, yani 31 Ekim 1919’da yerli işbirlikçileri Ermenilerle birlikte şehri büyük ölçüde zapteden Fransız askerleri, yaptıkları her türlü zulmün yanısıra, ikindi vakti kışlaya dönerken, Uzunoluk civarında hamamdan çıkan iki Türk kadınına da sarkıntılık ettiler. Olaya tepki gösteren bazı vatandaşlarımızı da şehit ettiler. Büyük kahraman Sütçü İmam, gördükleri karşısında dehşete kapılarak silahına sarılıp askerlerin üzerine kurşun yağdırdı. O sırada yaralanan Ermeni kökenli asker ertesi gün kışlada öldü. Sütçü İmam ise atına atlayıp Bertiz bölgesine gitti ve işgal kuvvetleri tarafından da çok aranmasına rağmen bulunamadı.

Daha sonra 27 Kasım 1919’da kaleye çekilen Fransız bayrağı, 28 Kasım 1919 tarihinde cengaver atalarımız tarafından tekrar indirildi ve kalede Türk bayrağı yeniden dalgalanmaya başladı. Ermeni/Fransız kuvvetlerinin acımasızca devam ettirdikleri zulümler karşısında, Kahramanmaraş halkı onurlu ve etkili bir direniş sergiledi. Ocak 1920’de zirveye çıkan ve sonuç almaya başlayan bu direniş, 12 Şubat 1920 tarihinde şanlı bir zafere ulaştı. Yerel imkanlarla Fransızları şehrimizden kovan kahraman atalarımızın hepsini rahmet ve minnetle anıyorum. Varlığımız onların eseridir. Hayatlarını ortaya koyarak kimi şehit, kimi gazi olan atalarımıza lâyık olabilmek ancak her alanda düşmanlarımızın önünde, onlardan daha başarılı olmakla mümkündür.

Bu anlamda, toplumun zihinsel değişim ve dönüşümü adına, yapılan sosyal, kültürel ve sanatsal etkinlikleri çok değerli buluyorum. Medyadan takip ettiğim kadarıyla halkımız, Diyanet Eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ’in konferansıyla başlayan, konferanslar serisine yoğun ilgi gösterdi. Sahnede bulunan konuşmacının etrafını bile saran dinleyici kitlesinin yoğunluğundan dolayı, konferanslara giden birçok vatandaş, yer bulamadığı için salona giremedi. Hayati İNAÇ’ın konferansı da öyleydi, ülkemizin yetiştirdiği çok önemli bir değer olan tarihçi Prof. Dr. İlber ORTAYLI’nın konferansı da öyleydi. Aynı şekilde yerel imkanlarla hazırlanan çeşitli konserlere de yoğun ilgi vardı. Bu konuda ortada çok açık bir gerçek var ki; bu şehrin halkı, en az Afrika’da yaşanan gıda açlığı kadar, bu gibi etkinliklere aç bir durumdadır. Umarım devlet yetkilileri ve sivil toplum örgütleri, 12 Şubat 2020’den sonra bu konuda tekrar kış uykusuna yatmazlar. En az ayda bir; sosyal, kültürel veya sanatsal etkinlik yapılması konusu, en az alt ve üst geçitler veya şehrin geleceğini kurtarmayı amaçlayan çeşitli projeler kadar önemli hale gelmiştir.

Her konuda muhafazakarlığı ile bilinen bu şehrin, değişim ve dönüşüme olan ihtiyacı, büyük bir aciliyet arz etmektedir. Zihinlerdeki değişim ve dönüşümü sağlamadıkça hiçbir alanda sağlayamayız. İşte zihinsel değişim ve dönüşümü sağlamanın yolu da, şehirde düzenlenecek sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklerden geçmektedir. İster kabul edin ister etmeyin, bu şehir, zihinsel ve maddi gelişim açısından ülkemizin birçok şehrini ve dünyayı olabildiğince geriden takip etmektedir. Bunun etkisini, insanların olaylara bakış açısında, belediyecilikte, eğitimde, turizmde v.s. görebilirsiniz. Okuma oranının çok düşük olduğu şehrimizde verilecek müstakbel konferanslar, konserler ve çeşitli sergiler halkın zihin dünyasını, modern değerler ölçeğinde yeniden güncelleyecek ve dönüştürecektir.

100. yılın ertesi günü bu şehrin turizm potansiyelini de harekete geçirecek yeni projeler ve tanıtımlar düzenlenmeye başlanmalıdır. Şehrin temel turistik değeri olan Kahramanmaraş Kalesi, olabildiğince içine kapanmış, halkımıza olduğu gibi, kendine dahi küsmüştür. Halbuki; Sayın Cumhurbaşkanımız da gelmişken, onun da katılımıyla, bu kale yeni konseptiyle, törenle halkın hizmetine sunulmalı, halk ile yeniden barışmalıydı. Şehrin bütün tarihi ve turistik değerleri tıpkı Kahramanmaraş Kalesi gibi kaderine terkedilmiş vaziyettedir. Şu an aklıma gelenlerin hepsini tek tek sayayım: Germenicia Mozaikleri Bölgesi, Ceyhan nehri üzerindeki şehre 10-15 km mesafede buluan tarihi taş köprü, Andırın bölgesinde bulunan kaleler, Çukurhisar kaya mezarları ve kalesi, Ilıca bölgesindeki tarihi alanlar, doğal güzelliklerimizden olan Döngel mağarası, Fırnız, Savruk Şelalesi, Çokran Şelalesi, Toprakhisar Kanyonu ve Galgamaç Şelalesi. Bu bölgelerle iglili yapılacak çalışmalar üç başlık altında toplanabilir: 1- Yol. 2- Çevre düzenlemesi. 3- Tanıtım ve reklam.

Ayrıca; Ceyhan nehri üzerine tıpkı bir gerdanlık gibi dizilmiş barajlarımız da, milli ve uluslararası su sporları açısından son derece müsait ama görülmeyen bir alandır. Tıpkı güreş eğitim merkezi gibi bu barajlarda da su sporları alanında ülkemize yeni yetenekler kazandırabiliriz. Hem gençlerimizin, yeni bir ilgi alanı sayesinde gündemleri de boşluktan kurtulmuş olur. Barajlarımızda yapılacak projelerle, balıkçılık sektörü de canlandırılıp, daha organize bir şekilde halkın hizmetine sunulabilir.

Bizim asıl yapmamız gereken işler 100. Yıl kutlamalarının ertesi günü başlayacak ama bu konuda ben herhangi bir ön hazırlık falan da görmüyorum. Buna rağmen burada oturmuş fikirsel geviş getiriyorum. Benim ki mi? Lüzumsuzluk işte...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Boz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hbrma Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hbrma Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Kahramanmaraş Markaları

Hbrma Haber, Kahramanmaraş ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Kahramanmaraş'ta Eğitim Kalitesini Nasıl Buluyorsunuz?