Sosyal Kredibilite

İlk Söz: "Şirketlerin ve siyasilerin insan beynini hacklemeyi öğrendiği bu dönemde küresel dünya kişisel tutum ve ahlakımız üzerine eşi benzeri görülmemiş bir baskı yaratıyor. Her birimiz her yeri kaplayan sayısız örümcek ağına yakalanmış durumdayız. Bu ağlar hareketlerimizi sınırlamakla birlikte en ufak bir kıpırdanışımızı bile çok uzak istikametlere iletiyor. Gündelik alışkanlıklarımız dünyanın öbür ucundaki insanların ve hayvanların hayatını etkiliyor ve  kimi kişisel tavırlar beklenmedik şekilde tüm dünyayı ayağı kaldırabiliyor."  

Teknoloji, günümüz insanının hayatının ayrılmaz bir parçasıdır.

Çoğu insan, teknolojik aletlere sahip olmakla birlikte bunların olmadığı bir yaşamı da tasavvur edememektedir.

Dünya nüfusunun % 60’ı telefon kullanmakta ve bu nüfusun % 49’u sosyal medyada da yer almaktadır (Statista Research Department,  2020 ve Clement, 2020).

Teknolojik aletler aracılığıyla insanlar, çeşitli mecralarda sesini duyurabilmekte ve yaşanan olaylar karşısında daha aktif bir tutum sergileyebilmekte..

Bu yüzden teknoloji sayesinde insanların görece özgürleştiği düşünülebilir.

Ancak teknolojiyle birlikte insanoğlu hiç olmadığı kadar kontrol altında ve sandığı kadar da özgür değil.

1978'de ekonomisini dışa açmaya ve reform yapmaya başlayan Çin, Covid-19 nedeniyle ertelediği ve  halen gönüllülük esasına dayalı olan Sosyal Kredi Sistem” (SKS) ne tüm vatandaşlarını ve şirketleri  sisteme dahil etmeyi ve zorunlu hale getirmeyi hedefliyor.  

Bu sistemle Çin; Özel işletmeler ve devlet kurumları dahil olmak üzere, büyük veri  (Big Data) işleme, yapay zekâ, yüz tanıma teknolojileri, sosyal medya kullanımı, nesnelerin interneti gibi) çeşitli yöntemlerle bireylerin ve şirketlerin davranışlarını izleyerek bir dizi dijital platformdan elde edilen verileri belirlenen kriterlere göre analiz ederek şirket puanlarına dönüştürüyor.

Bu puanlama sonucunda ödül-ceza yöntemi uygulamayı öngörüyor.

 Bu sistem, kırmızı ışıkta geçmek, sigara içilmeyen bölgelerde yapılan yasak ihlalleri ,borcun, vergilerin zamanında ödenmemesi, Ortak iş yapılan işletmelerin yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve Çevre koruma gereksinimlerini karşılanmaması vb. davranışlar  uçak, gemi ve  tren seyahati engelleme, bankadan kredi alımını engelleme, otellerde kalmayı engelleme, internet hızının düşürülmesi ya da engellenmesi vb  bir dizi yaptırımlarla cezalandırılırken, ödemelerini zamanında yapma ve toplumsal sorumluluk projelerinde gönüllü yer alma gibi davranış biçimleri teşvikler, vergi / gümrükleme işlemlerinde kolaylık , düşük faizli kredi olanağı, iş yerinde terfi alabilmesi vb motivasyon kaynakları ile mükafalandırarak teşvik ediyor..

Sistem pek çok kişi tarafından Distopyan dizi Black Mirror'un "Nosedive" bölümüne de benzetilirken Batılı gözlemciler ve medya tarafından ise bu sistem, Özel hayatın ihlali olarak değerlendiriyor ve bir tehdit  olarak George Orwell’ın “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört” adlı kitabına atıfta bulunuyor.

Ve Orwellci bir proje olarak nitelendiriyor.

Bu arada, dijital platform, sadece sosyal medya ve e-mail hesapları gibi kişiye özel dijital kullanım alanlarıyla sınırlı değil.

 Bireylerin hangi internet sitelerinde dolaştığı, ne gibi ifadeler kullanarak internette arama yaptığı, telefon görüşmelerinin içeriği de puanlama da önemseniyor.

Tibet ve bağımsızlık kelimeleri yan yana kullanılarak yapılan bir arama ya da Tiananmen 1989

Ya da  Uygur Türkleri ifadesiyle bilgi aramak başa çok ciddi belalar açabilme potansiyeline sahip.

Bu notumuz şimdilik burada kalsın.

Bu sistemi.

Her bir bireyin alışveriş alışkanlıklarından, sosyal kurallara uyum becerisine kadar tüm verilerin analiz edilerek hesaplanan "Sosyal Kredibilite Puanı/ topluma katkı puanı” esas alan sistem ötesi bir proje...

Bu arada;

Bu ülkede; İnternet Ağı Bilgi Merkezi'nin (CNNIC) anketine göre, internet kullanım oranı Haziran 2022 ayı itibariyle yüzde 74,4'e çıkmış, diğer bir deyişle yaklaşık 1,05 milyara ulaşmış.

İyi güzel de bu bilgiler bize bu ülkede

Dijital dünyanın içinde yer almayanlara ödül ya da ceza nasıl veriliyor?

Sorusunu akla getiriyor.

Dijital dünyanın içinde yer almayan bireylere ne ödül, ne de ceza mekanizmasına dahil değil.

Hiç bir kategoride yer almayan bu bireyler, doğal olarak  adalet, eşitlik, fikir özgürlüğü, v.b. konuları tartışmalara kapı aralarken, bu tartışmalar başka handikaplara yol açıyor.

Çin’in sosyal kredi mekanizmasının amacı başka big data kullanımına dair niyet de farklı.

internet ya da diğer ifadeyle world wide web, tüm dünyayı birbirine bilgi ve iletişim ağı ile bağlamayı hedeflerken çin’deki sosyal kredi sistemi ile, ”big brother” tarzı bir distopik totaliter rejime evrilip evriliyemiyeceğini tartışıyoruz.

 
Son Söz

Finansal kriz, demokrasilerin durumu ve gelişmiş ülkelerde yayılan ve derinleşen Endüstri 4.0 ve Toplum5.0 uygulamalarının geleceğin sosyal, siyasi ve ekonomik koşullarıyla doğrudan ilgili.

Serbest piyasa ekonomisi (kapitalizm), son 25 yılda geldiği kısır döngüden başka sorunlu bir noktaya ilerleyeceği tartışmasız bir gerçek.

 Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki bağlantılar belli noktalarda kopacak.

Gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelerin vasıfsız işgücüne gereksinimi azalacak.

 Fakat, doğal kaynakların kullanımı anlamında ikili bağlantılar kuvvetli olarak devam ediyor olacak.

 O noktada, karşılıklı pazarlıklar ve anlaşmalar ile ilişkiler yeniden tanımlanıyor olacak.

Saygılarımla

Sağlıcakla kalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan Elmacı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.



Ankara Markaları

Haberma, Ankara ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Cumhurbaşkanlığı seçimini hangi ittifak kazanır?