Ne yapıyoruz?

“Eğer ne yaptığımızı biliyor olsaydık, buna araştırma denmezdi öyle değil mi?” Albert Einstein

Bugün sadece sıra dışı bir bilim insanı olmaktan çok düşündürdükleriyle de arkasından gelenlere örnek teşkil eden Einstein ile başlayalım. İnsan gerçeği anlama çabası içinde günü geçirir ve en rutin hayata sahip olan bile bunu devam ettirmenin yollarını arar. Bazen de şöyle söylenir ki ben buna katılmıyorum; yenilikler tembellerin bir şeyi yapmamak için direnmeleri neticesinde ortaya çıkar. Tembel insanın kendine bile faydası olmaz ve aslında bir yer edinme diye bir derdi olmadığı için günü kurtarmış olmasıyla yetinir. Oysa derdi olan bunu bir şekilde giderebilmek için sürekli denemeler yapmanın çabası içindedir. Edison yaptığı bunca denemenin ardından bir şey ortaya çıkardı ve halen kullanılıyor vesselam.

Gelelim bugünkü konumuza. Edge computing (sınır bilişim) bir nevi uç karakol gibi merkezle iletişime çok fazla gerek kalmadan ağdaki yükü hafifletmenin bir yolu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sayede daha düşük bant genişliği olan ağ bağlantılarını daha yüksek performans sağlayacak şekilde kullanma olanağı doğuyor. Aslında bu mimariyi tam anlamıyla gerçekleştirecek olursak toplumların kendi başlarına yetecek şekilde tasarlanmasına kadar gidebilecek sosyolojik çıktılar da elde edilebilir.

Bilişimle ilgili müşterilerin beklentileri giderek artan şekilde yüksek düzeyde donanımı gerektirmektedir. Bunlara ulaşım da bir hayli pahalı olduğu için toplumun bilgi toplumuna tamamen dönüştürülmesi ile ilgili problemler yaşanıyor. Bu yüzden de donanımın müşteriye gelen kısmının o kadar nitelikli olmadığı, ancak ulaşabildiği sunucuların çok daha yüksek işlem kabiliyetleri ile birlikte kullanıcının ihtiyaç duyacağı performansın temel sunucu üzerinden sağlandığı bir yapı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu sayede sadece ekran ve kumanda özellikleri olan mobil cihazlarla çok daha yüksek potansiyeli olan uygulamaların yaygınlaştırılması söz konusu olacak. Bunu tek bir merkezden yapmaya çalıştığınızda üniversite sınav sonuçlarının açıklanması ile ilgili geçmişteki tecrübelerinizi aklınıza getirecek şekilde yoğun bir yüklenme söz konusu olacaktır. Bu nedenle merkezdeki yükü azaltacak şekilde edge sunucular konularak bant genişliği sabit kalsa da onlara yüklenenlerin dağıtılmasıyla daha hızlı ve etkili bir etkileşimin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

Ne kadar fazla işlem yapılırsa sunuculardaki yük de o düzeyde artmaktadır ve akıllanan cihazlara her gün yenileri eklendiği ve gelecekte sadece bir mobil cihazla hepsini yönetmenin mümkün olacağı ile ilgili tahminlerin günümüzde gerçeğe dönüştüğünü gözlemlediğimiz için edge sunucuların öneminin daha da artacağını tahmin edebilmek için çok zeki ya da öngörülü olmaya gerek yok.

Peki gelelim asıl meselemize.

Bu yönde biz neler yapıyoruz ve ekonomik sistemi yönetenler neler yapıyorlar? Biz pek çok konuda olduğu gibi uyandığımızda adamlar çoğunlukla teknolojiyi sunmuş olduklarından bunu da mı es geçeceğiz diye insanın ister istemez aklından geçiyor. Ancak veri bilimiyle ilgili önemli çalışmalar da bizde yapılmaya başlandı ve bunların sonucu elbet bir gün egde sunucuların kurulumunu gerektirecektir. Dijitale aktarılmayan tüm süreçlerde çok büyük kayıplar yaşandığını hem sanayide hem de kamuda gözlemlediğimiz için bu tür bir çalışmanın toplumun ileriye götürülmesi açısından önemli etkilerinin olabileceğini düşünüyorum.

Diplomatik açıdan ülkeler arasındaki ilişkiler kendi aralarında savaşsalar bile ekonomik bağlamda devam etmek zorundadır. Nitekim savaş Napolyon’un deyimiyle ekonomik kısıtlara bağlı olarak gerçekleştirilebilen bir şeydir. Dünyada en fazla söz sahibi olmak isteyen ülkeler geçmişte olduğu gibi doğrudan işgal etme veya manda ile himaye sayesinde tahakküm etme yerine yumuşak gücü kullanmayı tercih ediyorlar. Bu yüzden de hedef alan neyse onun kendilerine bağımlı bir biçimde işlemesi için ellerinden geleni ardına koymazlar. Tüm dünyanın aynı kaynaktan haber aldığı, aynı uygulamalarla işlerini yürüttüğü ve sonuç olarak da aynı şekilde yaşamaya başladığı bir anda herkesin ortaya çıkaracağı big data denilen büyük veriyi işlemek için elbette buna uygun bir altyapının sağlanması gerekiyor.

Bugünkü konumuz olan edge bilişim de aslında bir teknolojiden çok teknik mimariyi kapsamaktadır. Bu sayede mevcuttaki sunucuların yerleşimini ağın yoğunluğuna göre şekillendirip ona göre durması gereken yerlerin tespit edilmesi söz konusu olmaktadır. İşlemcilerin kabiliyetleri ne kadar artırılırsa artırılsın artık insanların ortaya koydukları verinin yönetimi o kadar güç hale geldi ki bunu tek merkezden yönetmeye çalışmak pek çok sunucu ile farklı alanlardan sadece kendileri arasında etkileşim kurmaları gerektiğinde etkileşime sokmak daha kolay bir yöntem olarak görülmeye başlandı. Daha önceki yazılarımızda belirtmiş olduğumuz SaS yazılımları ile birlikte artık sunuculara daha az yüklenme söz konusu olabilecektir.

Bir örnek üzerinden açıklamak gerekirse ülkenin her yerine elektrik vermek için tümünü bir alandan yönetmektense her şehrin kendi içinde etkileşimini sağlayacak şekilde bir sağlayıcı oluşturulması ve gerektiğinde diğer şehirlerle etkileşim sağlanması hedefleniyor. Hocam sen durup dururken böyle bir şeye dikkat çekmezdin hayırdır diye aklınıza geldiyse yerelde bu işle ilgilenebilecek pek çok şirkete ihtiyaç olacak. Gelin siz insana yatırım yapın biz de bunun karşılığında size çok daha fazlasını verelim demeye getireceğim. Bu iş çok daha yaygın hale gelecek gibi görünüyor ve IT outsourcing (bilişimin dış kaynaklarca yapılması) üzerine yoğun bir talep oluşuyor ve bu pastadan bizim hak ettiğimiz payı katma değeri daha yüksek olacak şekilde elde etmeye çabalamamız gerekiyor. Yazılım ve donanım konusunda yetkin çocuklar ortaya çıkarabileceğimiz bir yapı için bunu yazıyorum.

Gelelim Teknokentte ve odalarda yaptığımız işlere. Teknokentte projeler olması gerektiği şekliyle yürüyor. İskenderun Teknik Üniversitesi ve Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi ile birlikte 1601 Uygulayıcı kuruluş başvurusu yapacağız. Projelerin bölgesel etkisinin artırılması açısından önemli bir gelişme. Önerimiz desteklenecek olursa TR 63 bölgesinde uygulayıcı kuruluş eksiği kalmayacak. Odalarla ilgili olarak TOBB’un istemiş olduğu belirlenmiş sektörlerle ilgili danışman önerilerini tamamladım. Ayrıca Kahramanmaraş’ta sanayinin gelişmesi için büyük emekleri olan ve ile kazandırdıklarıyla anılan ve anılmaya devam edecek olduğunu düşündüğüm Mehmet BALDUK vefat etti. Cenaze ve anma törenine sonra da merhum için düzenlenen mevlide katıldık. Merhuma rahmet ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Liderliği kitaplara yazılacak kadar önde olan sayın eski başkanın geleceğin girişimcilerine ve sanayicilerine de örnek olabileceğini düşünüyorum.

Bu yazıda IT outsourcing kavramından bahsetmiş olduk. Bundan sonraki yazıda o kavramla ilgili yapılabilecekleri yazalım. Bilişimin geleceği nereye gidiyor ve burada nasıl bir pozisyon alınabilir acaba diye soracak olursanız cevabının teknoloji geliştirme bölgelerinde olduğunu hatırlatarak herkese iyi günler ve çalışmalarında başarılar dilerim. Haftaya yıllık izin kullanacağım. Yoğun mesai nedeniyle sürekli ihmal ettiğimin farkında olduğum iki insan yavrusunun babalarıyla yaşamaları gerekenler var diye düşünüyorum. Kalın sağlıcakla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Selim EREN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.



Ankara Markaları

Haberma, Ankara ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Cumhurbaşkanlığı seçimini hangi ittifak kazanır?