Afganistan belgeseli ve din, ABD faktörü ile yine bir Perinçek klasiği…

 İnsanlık var olalı dünü ile günü arasında hiç eksik olmayan DİN, süreçte hep etkendir. DİNLER insanların aydınlanması için ve günlük hayatlarına devam ederken geleceklerini inşa etsinler diye “aklın öncülüğünde” yardım için gönderilmiştir. Çünkü asıl amaç DİN değil İNSAN’dır. Din insan içindir. (Abese Suresi ilk 10 ayet) O bakımdan insan yerine koymadığınız, koyamadığınız birine DİNDEN dem vuramazsınız!

Ne var ki süreçte ana amaç, ters yüz edilerek DİN insanlığın kabusu olmuştur. Dinin işaret ettiği koordinatların anlaşılmamasının faturası olmalı ki; dini siyasetten arındıranlar (bedeli ağır olsa da yüz yıllar süren din savaşları ile aklı hakim kılan batı bu illetten kurtulmuştur) hariç, 1400 yıldır Müslüman alem bedel ödüyor. Yani 1400 yıldır Peygamberin hayali hayata geçmedi (!) Allah’ın “iyi insan projesi” hayat bulmadı ve Müslümanım diyenler, mümin olamadı. (Hucurat- 14) İşte AFGANİSTAN bu tablonun çarpıcı ve sarsıcı öznesidir.

&

Bakın ilk resim 1975 Kabil Üniversitesinden… Son resim günün eğitiminden… Ortadaki resim ise şanı (!) ile DİN. İbret! Resimde de belirtildiği üzere “kaçan ve kovalayan, öldüren ve öldürülen” aynı dinin mensubu. Hepsi din adına! Peki Tanrı kimin yanında? Tabi ki aklını kullananların. Zira Tanrı “Bana ancak akıl yolu ile ulaşabilirsiniz” diyor. Muhammed peygamber ile peygamberliğin sona ermesiyle, ilahi ışık kaynağı olma misyonu AKLA yüklenmiştir.

&

Diğer bir boyutu ile dinin, devlet ve zulmet girdabında can çekiştiği trajik güne ve gündeme döner isek Halaçoğlu Hoca diyor ki; “Tutturmuşlar bir AFGANLILAR… Kurtuluş Savaşında bilezik yollamışmış vs. Biz 1979’dan 1989’a kadar 10 yıllık Rus-Afgan savaşında bunlara mücahitler diye her Cuma camilerde para topladık, Avrupa’daki gurbetçilerimiz milyonlarca MARK akıttı. Bu ne bitmez borç imiş. Şimdi de vatana ortak etmeye çalışılıyor. Kurtuluş Savaşının Baş Komutanına minnet duymayan günün Afganlısına, bir asırdır bitmeyen bu minnet, tamamen Türk Milletinin savunma reflekslerini törpüleyip, mülteci işgaline teslim ol çabasıdır. ÇAĞDAŞ İŞGALE DUR DE” diyor.

&

Cazim Gürbüz Bey “Daim Sola Daim Sola” adlı kitabında yakın tarih Afganistan’ına “Afganistan’ın hakkı komünizmdi ama” başlığı ile farklı bir açıdan bakmış. “ABD koyup kaçarken Taliban’la masaya oturuyor, Afganlılar kaygı içinde. (Bu demek Afganistan adrese teslim.) Kaygılı olanlar malum onlar gelirse;

* Sakallı erkek olmayacak, köseler takma sakal takacak. Sakal tıraşı yapan berberin iki parmağı kesilecek.

* Çocukların uçurtma uçurması yasaklanacak.

* Kadınların okula gitmesi, dışarıda çalışması şık giyinmesi, süslenmesi, erkek hastaları hastanelerde ziyareti, hatta hastanede tedavi görmeleri bile yasak olacak. Burka giyme zorunluluğu gelecek ve zina yapan kadınlar taşlanarak öldürülecek.

…ve Esadullah Oğuz’un ‘Hedef Ülke Afganistan’ adlı kitabına atıfta bulunarak; Taliban’ın içki ve uyuşturucuyu yasak edip “afyon ticaretini” serbest bıraktığını ifade ile akla ziyan örnekler veriyor. Hülasa kitabın kaleme alındığı 2020 yılı başında seçim mitinginde halkın taranması ve patlayan bombalarla 27 ölü, yüzlerce yaralının olduğu olaylara sahne idi… Komünizm keşke kalsaydı, bugün en azından uygar, kadınları özgür, erkekleri oğlancılık ve eroin kaçakçılığı yapmıyor olacaklardı” diyor.

Devam ediyor Cazim Bey; “İlahiyatçı Dilaver Cebeci’nin ‘Kandahar dağlarında sabah namazı’ şiiri 1979’lu yıllarda yazılmıştı” diyor.

Kandahar Dağlarında Sabah Namazı Yönüm kıbleye, kıblem Kâbe’ye… diye BAŞLAYAN Ve selâm olsun Muhammed'in kırmızı güllerine… diye BİTEN… (İnternetten herkes okumalı bu şiiri)

Oysa şiirdeki hallerden eser yoktu oralarda. Afganistan gerçeğini bilmeden, ilahiyatçı Dilaver, uzaktan uzağa gönlündekileri yazmıştı. (Bir zamanlar hepimizin yanıldığı gibi…)

Oralarda idealize edilen bir inanç ve sosyolojik aşamalardan geçmiş bir millet de yoktu. Kabilelere dayalı bir feodalizm ve kaba, dinsel inançlarla şeriat ülkesi ve oğlancılık usuldendi artık...

&

Görünen o ki; ABD’ye böyle bir Afganistan lazımdı. Nitekim başarı ABD’nin oldu. İstenen tam da bu idi. Evet topyekûn destek sonucu Rus işgalinden sonra Mücahitlerle başlayan, Cemaat-i İslam, Cemaat-i Hizb-i İslami, Hizbullah… (Peştun- Tacik- Özbek) Akabinde Hikmetyar ve Burhanettin Rabbani kavgasıyla insanlar “Rus işgalini” arar oldular. …ve sonra Taliban sahne aldı. (Eski İslam kültürünün müdavimleri…)

TALİBAN; dar fıkıh kuşatmasından çıkıp dünya ile tanışmamış, siyaset felsefesinden uzak, İnsanlık ve dinler ile demokrasi tarihinden, ilim- bilim ve felsefeden habersiz güruh. Kabile geleneklerini DİN sanan ilkeller… İşte Afganistan’ı ABD bu anlayışa teslim etmiştir. Meselenin iç yüzü ve temeli budur. Hiç değişmeyen küresel teknik- taktik ve evrensel kaos!

* Ya yarım bırakır…

* Ya yaralı bırakır…

* Ya yamalı bırakır…

* Ya da yarı yolda bırakır…

Afganistan’ı da bu hastalıklı ruha bırakmıştır. Amacı malum! ABD’nin “uyuşturucu trafiğinin” yol haritasını bunlar belirlerken yer altı zenginliklerini, dahası (malzeme gördüğü) insan kaynağını da ipoteği altına almıştır. Tabi coğrafyanın gözetim noktasında stratejik üs olarak iradesi hesabı da ayrı bir bahis.

&

ABD’nin çekilmesinin tek açıdan hayrı vardır; bu toplumun kendi muhalefeti ile tanışmasında yeni bir zemin. Hiçbir ülke diğer bir ülkeye demokrasi götüremez ve götürmez (Neden? Çünkü dünyayı parselleyenlerin DNA’sı bunu gerektiriyor.) İşte numunelerini yakın tarih ve coğrafyamızda acılar içinde seyretmekteyiz. Ülkeler “kendi muhalefetlerini içlerinden çıkararak” ancak istikamet alırlar… (Uzun, çileli ve içinde gayret ile yorgunluk gibi bedeli vardır.)

&

Asıl mesele bu tabloya bakıp; “ülkenin bayrağını kapanlar ile Atatürk’ün benzeştiğini” iddia eden bizdeki iflah olmaz- ümitsiz vaka Doğu PERİNÇEK’in saçmalığıdır. Evet, evet! Adamın iddiası bu. Şahsen bu iddiayı öne sürmek için bir insanın “kafasının güzel olması” gerekir.

Eh! Bu da Perinçek’e yakışır doğrusu. Yahu be adam! TALİBAN öyle ANTİ EMPERYALİST falan değil, tam aksine GÜNÜN EMPERYALİSTLERİNİN MANGAL MAŞASIDIR.

Ortada benzer bir “kurtuluş savaşı” falan da yoktur. Evet ABD, Afganistan’ı maşası olan Taliban’a teslim etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk ise TÜRK ve İSLAM adına büyük bir DEVRİMCİDİR.

Bıraktıkları adına ANTİ EMPERYALİZMİN EVRENSEL bir ANIT DEĞERİDİR.

&

Not; Perinçek, Taliban güzellemelerine karşın neden Irak’ın El- KAİDE’sini ve IŞİT’ini, Ankara’da ayaklarına kırmızı halılar serilen YPG ile PYD’yi partner seçmedi? Veya El NUSRA’yı… Neden?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Saim Akçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Cumhurbaşkanlığı seçimini hangi ittifak kazanır?