En akıllı şehir bizim olsun

Desmond Morris’e göre şehir, orman olmasa da bir insan hayvanat bahçesi. Kırsalın doğallığı ile şehrin yapaylığı kıyaslandığında adama hak verdiğim noktalar olsa da bu durumu ifade ederken insanlığı rencide etmeden başka bir yolunun bulunabileceğini de düşünüyorum. Okyanus-havuz gibi başka bir yoldan anlatmak fikrin daha fazla benimsenmesini sağlardı.

Gelişen teknoloji ile birlikte alet ve ekipmanların teknik özellikleri artış gösteriyor ve buna bağlı olarak yavaş yavaş yapay zekâ ve derin öğrenmeyi kullandıkları için akıllı olarak adlandırılmaya başlandılar. Neticede mobil telefonlardaki değişimi herkes benimle birlikte gözlemlemiş oldu. Bugün söz verdiğim üzere akıllı şehirler kavramından bahsedeceğiz. Ancak önce şehirleşmenin nasıl gerçekleştiğini birlikte inceleyelim.

İnsan toplulukları avcı-toplayıcı topluluklar halinde yaşarken yavaş yavaş tarımı öğrendiler ve bu insanın toprağa bağlanması anlamına gelen tarım toplumunu ortaya çıkardı. Güvenlik gibi kaygılar neticesinde insanlar bir derebeyin (feodalin) etrafında kümelenmeye başladılar. Daha sonra bizimkisi diğerlerinin de korumasını üstlenmeye başladığından yağmacı topluluklardan korunmak için küçük derebeylikler birleşerek devletçikleri oluşturdular. Bu kapsamda gelirin toplanması aşağıdan yukarıya ve dağıtımı da tam tersine gerçekleşiyordu. Netice itibariyle derebeyleri ve onları takiben hükümdarlar çok büyük gelire ulaşmıştı. İnsan yapısı gereği rantın olduğu yere yakın olmayı tercih eder diye bir genelleme yapacak olduğumda Ebu-Zer El Gıfari geliverdi aklıma. Toplumun geneli diyelim o zaman rantın olduğu yere doğru bir eğilim içindedir. Ülkemizdeki yerleşimi inceleyecek olursanız ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır. Marmara, Ege ve diğer kıyı bölgelerinde iklimi güzel, ticaret yolları üzerinde, pazara daha yakın ve nitelikli işgücünün sıkça bulunabileceği alanlarda yoğun bir sanayileşme ve nüfus gözlenir. Ancak bu dediklerimin olmadığı yerlerde ise nüfusun az olduğunu görürsünüz.

Tarım toplumu yılda bir kere gelir elde edebileceği bir yapı üzerine kurulmuştur. Belki de bu yüzden birisi var olanın yanında yeni bir yatırım yapacak olsa “bir harman da oradan çıkar” şeklinde konuşulur. Teknoloji sayesinde tarımdan yıl boyu gelir elde etmek mümkün ancak şehirleşme açısından düşünecek olursak insanların şehirlerdeki eğitim, sağlık ve iş olanaklarını değerlendirmek için yıllar boyunca göç ettikleri bir yapının şekillendiği gözleniyor. Yoğun yönelime rağmen neredeyse hiç sayılabilecek gelirle şehre gelenlerin oluşturdukları barınma, içme suyu, elektrik vb. ihtiyaçlarının karşılanması da ister istemez gecekondulaşmayı getirdi. İlk insan vahşi hayvanların ve yağmacı kabilelerin saldırılarından korunmak için dip dibe evler yaparak kendini koruma dürtüsündeyken yıllar geçmiş olsa da içgüdüsel olarak şehrin getireceklerinden korunmak için insanlar birbirinin duvarını kullanan evler yaptılar.

Normalde gelen kişilerin meslek edinmelerine yönelik eğitimlerinin daha köylerindeyken başlaması gerekirken bu kişiler fabrikaların bir an evvel işgücüne ulaşmaya yönelik talepleri nedeniyle oryantasyonu işin başında yaptılar ya da yapamadan inşaattan düştüler, makineye kollarını veya diğer uzuvlarını kaybettiler. Sonuç olarak Beyoğlu’na takım elbisesi olmayanın çıkamadığı bir şehir kültüründen gettolaşmanın tavan yaptığı bir şekle evrilmiş oldu. Gayrimeşru her türlü yaşam şekli de bahsettiğim yokluğu kullanarak zemin buldu.

Sonuç olarak bugün bile ziyaret etmek isteyeceğiniz yapıların hemen yanında görmek istemediğiniz yapıları da görüyorsunuz. Nitekim Dolmabahçe Sarayı görülmesi gereken bir yer. Yanında yönünde şu üç harfli perakendeciler olmadığı için şahsen talip olmadım ama içinden de geçirmiyor değil insan. Yapılış tarihleri neredeyse aynı tarihlere denk gelen Kurtuluş Mahallesinde öğretmenlik yapmış birisi olarak öğrencilerin birinin evinde yangın çıkınca diğer birkaç tanesini daha evsiz bıraktıktan sonra itfaiyenin günümüzde bile zor ulaştığı yerleri de görünce kentsel dönüşüme ne kadar ihtiyaç olduğunu görüyorsunuz. Neyse biz akıllı şehir anlatacaktık. Başlayalım.

Görüntü işleme, yöneylem araştırması, yapay zekâ, makine öğrenmesi, derin öğrenme, istatistik ve daha sayamayacağım kadar çok disiplinin bir araya gelmesiyle insanların yaşadıkları şehirlerin kişinin hayatını daha kolay hale getirmesi hedefleniyor. Bununla ilgili ilk olarak altyapının çok sağlam ve planlı şekilde oturtulması lazım. Bir yere yerleşim izni verilmeden önce içinden iki kamyonun yan yana geçebileceği kadar geniş kanalizasyon yaparsanız ondan sonra elektrik, su, doğalgaz ve internet gibi hizmetleri kolay bir şekilde sunar hale gelirsiniz. Ana arterlerde daha büyük bir altyapı ile metronun da zeminini hazırlamış olursunuz. Bu sayede yaptığınız yolu bunların her birisi için ayrı ayrı kazmaya gerek kalmaz. Sonra bu tür işler yerel yönetimin hizmet kalitesini düşürüyor. Herkes kendi eserleriyle şehirlerin anılması arzusunda olduğundan genelde çok borçlu olduklarından zaten kıt olan bütçeyi bir de bu tür şeylere harcamak durumunda kalıyorlar. Sonuç olarak akıllı şehirler kavramına yaklaştıkça aslında bütçenin de artırılabileceği sonucuna ulaşıyoruz. Mesela akıllı bir şehirde envanterin tümü kayıt altına alınır.

Dahası yüz tanıma ile şehrin güvenliği ve bireyselleştirilmiş belediye hizmetleri daha kolay biçimde sağlanır. Şehrin hangi noktasında bir operasyon gerçekleştirmek istiyorsanız orayla ilgili bilgi toplama konusunda eşzamanlı doğru veriye ulaşmanız mümkün olur. Örnek vermek gerekirse camiye yönelen kişi sayısı ve bu kişilerin demografik özellikleriyle imamın teravihi hangi tempoda kıldırması gerektiğine kadar yönlendirmede bulunabilirsiniz. Kavşaklardaki trafiğin Programlanabilir Mantık Denetleyicileri (PLC) ile daha etkin şekilde sevki mümkün olur. Halihazırda da bu tür sistemler zaten kullanılmakta ama bir türlü etkinliği hususunda yeterli veriye ulaşılamamış olduğundan bir ışığa takıldığınızda artık içinizden bir sonrakine de yine takılacağız hissi uyanıyor.

Kısaca ifade etmek gerekirse planlamadan geri bildirime kadar yerel yönetimlerin tüm süreçlerinde kullanabileceği pek çok teknolojiyi sunabilir durumdayız. Daha iyi koşullarda yaşamak için geliştirilmesi gerekenleri de birlikte tartışabiliriz. Gelelim teknokentte ve odalarda olan bitenlere. Teknokentte moda ve tasarım akademisi projesiyle ilgili alanı hazır hale getirdik. Yüklenici sorumluluğunu yerine getirdiğinde artık tesis de kullanılabilir halde olacak. Online eğitimleri alanlar uygulama olanağı bulmuş olacak. Yapay zeka veri etiketleme ile ilgili fizibilite çalışması tamamlanmak üzere. Revizyon taleplerimiz karşılandığında bununla ilgili fon arayışına başlayacağız. Odalarla ilgili olarak KMTSO yönetim kuruluna katıldım. Yapmak istediklerimi belirttiğim bir bilgi notu paylaştım. Kademe kademe ilerleme konusunda mutabık kaldık. Sanayicilerin teknoloji ediniminde kullanabilecekleri bir karar destek sistemi oluşturmam istendi. Daha önce araba alırken ve tatile gidilebilecek yeri araştırırken kullandığım bir yöntemi burada kullanarak herkesin kendi ihtiyacını daha etkin biçimde karşılayabileceği bir algoritma sunacağım.

Sonuç olarak her yerde internete erişim ile birlikte artık akıllanan aletler insanın çevresini sarmaya başlamıştır. Neticede bu aletlerin etkileşimi ile birlikte insan-makine etkileşiminde daha etkin çözümler uygulanmaktadır. Bu çözümlere ulaşmak istenirse Kahramanmaraş TGB’deki şirketlerle birlikte akıllı çözümler oluşturabilecek potansiyelimiz bulunmaktadır. Her yerden bütçe bulmak için uğraşıyoruz ama vatandaşın kulaklarımızı çınlatan taleplerini karşılayacak yatırıma dönüştürmede kullanamıyoruz dememeniz temennisiyle. Bu yazıda karar destek sistemleri kavramına değinmiş olduk. Bir sonraki yazıda buna eğilelim. Kalınız sağlıcakla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Selim EREN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberma Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberma hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberma editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberma değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Haberma, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (554) 334 96 00
Reklam bilgi

Anket Cumhurbaşkanlığı seçimini hangi ittifak kazanır?