Prof. Dr. Aziz Çelik: “Asgari ücreti komisyon belirlemiyor"

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Çelik, asgari ücretin aralık ayından beri Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenmediğini ileri sürerek, “Nihai asgari ücreti, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarıyla televizyonlardan öğrendiklerini biliyorum” dedi. Komisyonun toplantısının ‘göstermelik’ olduğunu ve bir miktar ya da önerinin gündeme gelmediğini belirten Çelik, sadece enflasyona hapsedilecek bir ücret tartışmasının doğru olmadığını söyledi.

Video için play'e tıklayın

Asgari ücretlilere yıl ortası zammını görüşecek olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu dün toplandı. İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinin yer aldığı komisyonun dünkü toplantısından bir sonuç çıkmadı. Komisyonun bugün yeniden toplanması bekleniyor. Belirlenecek zammı ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın NATO Liderler Zirvesi dönüşü açıklayacağı beklentisi dile getiriliyor.

Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Aziz Çelik, asgari ücrete yapılacak zam ve komisyonun belirleyici olup olmayacağı konularını değerlendirdi. Çelik, şöyle konuştu:

“İş Kanunu’nda asgari ücret tespitinin nasıl yapılacağı düzenleniyor, bununla ilişkin kurallar belirleniyor. Kanunun 39’uncu maddesine göre ‘asgari ücret, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca ‘Asgari Ücret Tespit Komisyonu’ adı verilen bir komisyon tarafından en geç 2 yılda bir belirlenir’ diyor. Diğer önemli husus komisyon kararları kesindir, kararlar Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girer. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, üç kanattan oluşur hükümet temsilcileri; Çalışma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, TÜİK gibi çeşitli kurumlardan gelen 5 temsilci, en fazla işçiyi temsil eden işçi sendikaları konfederasyonu bu durumda TÜRK-İŞ’ten katılan 5 temsilci ve işveren sendikaları konfederasyonundan 5 temsilci bu da Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyon (TİSK) oluyor. 15 kişilik bir heyettir bu. Kanunda açık bir şekilde yazıldığı üzere asgari ücreti bu komisyon tespit eder. Bu komisyon tespit ederken çalışanların geçim şartlarını dikkate alır, müzakere yapar.

“ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU ÜYELERİNİN NİHAİ ASGARİ ÜCRETİ TELEVİZYONLARDAN ÖĞRENDİKLERİNİ BİLİYORUM”

Yıllardır Türkiye’de asgari ücret tespit süreci bu şekilde yürütüyordu ancak aralık ayından bu yana bunun bir miktar değiştiğini görüyoruz, asgari ücretin tespiti Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda bitmiyor, hatta Asgari Ücret Tespit Komisyonu üyelerinin nihai asgari ücreti televizyonlardan öğrendiklerini biliyorum ben, aralık ayındaki asgari ücretin net miktarını televizyondan öğrendiler. Sayın Cumhurbaşkanı asgari ücreti açıkladı ve nihai halini komisyon üyeleri bu televizyon yayınından öğrenmiş oldular. Bu Türkiye’nin asgari ücret tespit mevzuatına uygun değil, mevzuat son derece açıktır, asgari ücretteki tek yetkili kurul, mekanizma bu komisyondur ve müzakerelerin burada yürütülmesi gerekir. Hükümet eğer istiyorsa komisyona hükümeti temsilen katılan temsilciler aracılığıyla kendi görüşünü komisyona sunar.

“YAPILACAK TOPLANTIDAN BİR KARAR ÇIKAMAYACAĞI KANAATİNDEYİM”

 Asgari ücret günlerdir, haftalardır, aylardır konuşuluyor buna rağmen komisyon dün bir göstermelik toplantı yaptı, bu toplantıda herhangi bir tartışma olmadığını tahmin ediyorum, yani bir miktar gündeme gelmedi, bir öneri gündeme gelmedi, herhangi bir teklif olmadı, usulü bir toplantı yapıldı. Bugün de ben usulü bir toplantı yapılacağını düşünüyorum, yani bugün de yapılacak toplantıdan bir karar çıkamayacağı kanaatindeyim.”

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun nihai karar alma süreçlerinde etkisiz olmasının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden kaynaklandığı yönündeki görüşlerle ilgili Çelik, şu şekilde değerlendirdi:

“Maalesef bunun sonucu olduğunu düşünüyorum ya da tahmin ediyorum yoksa Türkiye’de asgari ücret yıllardır tespit ediliyor, 1936 iş yasasında kabul edildi 1951 yılından beri uygulanılmaya başlandı, 1974 yılından bu yana ulusal çapta açıklanıyor, tespit ediliyor. Şimdiye kadar ne bir Sayın Başbakan ne de bir Sayın Cumhurbaşkanı asgari ücret tespit sürecinde yer almadılar. Bu sanıyorum Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bir doğal parçasıymış gibi düşünülüyor ama bunun için yapılması gereken kanun düzenlemesini değiştirmektir, kanun düzenleme değiştirilir ve kanunu düzenlemede asgari ücretle ilgili kararın hükümet tarafından ya da Sayın Cumhurbaşkanı tarafından verileceği tespit edilir ve verilebilir. Ancak şu an ki mevzuatta böyle bir şey söz konusu değil. Bu konuda bütün yetkiyi komisyona veriyor ve komisyon kararı Resmî Gazete’de yayınlanır, başka bir karar söz konusu değil. Nitekim bazı ülkelerde hükümetin tek taraflı olarak asgari ücret belirlediği örnekler var. Kim ülkelerde bizim gibi sosyal taraflardan oluşan komisyon var, bazı ülkelerde de hükümet asgari ücreti tek başın açıklayabiliyor. O yüzden bunun oldu bitti ile değiştirilmesi söz konusu değildir.”

Asgari ücrete verilecek ara zammın enflasyon oranında olması gerektiği tartışmalarını da yorumlayan Çelik, şöyle konuştu:

“Türkiye’de enflasyon ölçümü son derece tartışmalıdır, bu enflasyon ölçümüyle gerek asgari ücrete gerek diğer ücretlere yapılacak olan zamlarla ya da farklarla, enflasyon farklarıyla çalışanların korunması mümkün değildir. Enflasyon herkes için aynı değildir; asgari ücretle çalışanın enflasyonuyla zenginin yani yüksek gelir grubunun enflasyonu aynı değildir dolayısıyla velev ki enflasyon doğru ölçülsün, orada bile asgari ücretliler için ayrı bir enflasyon hesaplanması gerekir, aslında gıda enflasyonun esas alınması gerekir. TÜRK İŞ, gıda enflasyonu yüzde 117 diye olarak açıkladı, TÜİK enflasyonu yüzde 73 açıklamıştı belki pazartesi günü yüzde 75-77 açıklayacak onu bilmiyoruz. Arada dağlar kadar fark var hem enflasyonun ölçümünde sorun var hem de hangi enflasyon olacağı konusunda sorun var. Ben ortalama enflasyon üzerinden yürütülecek olan tartışmaların ne asgari ücret için ne de diğer aylıklar ve gelirler için doğru olmayacağı kanaatindeyim.

“SADECE ENFLASYONA HAPSEDİLECEK BİR ÜCRET TARTIŞMASI DOĞRU DEĞİLDİR”

Sadece enflasyona hapsedilecek bir ücret tartışması doğru değildir. Ülke büyüyor milli gelir artışı söz konusu, kişi başına milli gelir büyüyor, örneği ilk çeyrekte ülke reel olarak büyümüş halen enflasyona hapsedilmiş ücret tartışması doğru bir tartışma değildir. Bakın 1970’li yılları esas alacak olursak yani 1970’li yıllardaki asgari ücret ile 1970’li yıllardaki kişi başına milli geliri dikkate alacak olursak ülkenin büyümesini hesaba kattığımızda, kişi başına geliri hesaba kattığımızda şu an Türkiye ekonomisinin 1970’lerdeki düzeyde bir asgari ücret vermesi söz konusuysa kabaca bunun 10 bin lira civarında olması lazım.

“BİR ASGARİ ÜCRETLİNİN KİŞİNİ BAŞINA MİLLİ GELİRE ORANI NEDİR, ESAS ÖLÇÜ BUDUR”

Bir asgari ücretlinin kişini başına milli gelire oranı nedir, esas ölçü budur. Neden çünkü ülkenin büyümesinden çalışanların pay alması gerekir, yani yaklaşık yüzde 75-80’idir asgari ücretin kişine başına gayrisafi milli hasılaya oranı bugün onu korursak 10 bin lira civarıdır. Ama ne olmuştur? Zaman içerisinde asgari ücret baskılanmıştır, büyümeden pay verilmemiştir o yüzden bugün 4 bin liralarda civarı bir asgari ücreti konuşuyoruz, 5 bin 500 lira olur mu diye konuşuyoruz. Bu oldukça yanıltıcı bir meseledir. Enflasyona hapsedilmiş bir ücret tartışması emekçiler açısından yoksullaştırma anlamına gelecektir.”

Asgari ücrete verilecek ara zammın yüzde kaç olacağına dair sorulan soruya Çelik şu yanıtı verdi:

“Bunu komisyon üyeleri de bilmiyor ben de bilmiyorum. O yüzden o konuda bir spekülasyon yapmak istemem ama enflasyon rakamları konuşulduğuna göre iki şeyden söz etmek mümkün. Bir, ocak ayında yüzde 50,5 net ücrete zam yapıldı ama aslında yüzde 39 brüt artış yapıldı yani dolayısıyla bu brüt artışıyla enflasyon arasındaki fark mı olacak yoksa son 6 aydaki yüzde 40 mı olacak bunların hiçbirisi netleşmiş değil. Bunların hiçbirisini bence komisyon üyeleri de bilmiyorlar ama bu civarların konuşulduğunu hepimiz biliyoruz.”

“ÜCRET ARTIŞLARI ENFLASYONU ARTIRMAZ”

Ücretlerdeki artışın enflasyonu daha da tırmandıracağını tartışmalarının yanlış bulduğu belirten Çelik, şunları söyledi:

“Bu yanlış bir tartışma, yüksek enflasyon dönemlerinde ücret artışları dolu dizgin giden enflasyonun arkasından yetişme meselesidir. Dolayısıyla burada ücret artışı olmazsa zaten alım gücü iyice kaybedilecektir. Yüksek enflasyon dönemlerindeki ücret artışlarının sebebi enflasyondur, kalkıp ücretler artırıldığında tekrar enflasyona yol açar iddiası gerçek bir iddia değildir. Ücret artışı ekonomiye canlanma da getirebilir, talebi artırabilir artı ücret artışları enflasyona yol açmaz eğer iş verenler kar marjlarını daha düşük tutarlarsa bunun herhangi bir artışa yol açması söz konusu değildir. Sorunun kendisini yanlış bir sorudur, çünkü ücretliler korunmak için zam istiyorlar. Ücret artışları enflasyonu artırmaz tersine enflasyon arttığı için enflasyon kontrol altına alınamadığı için, yüksek olduğu için doğal olarak sabit gelirler enflasyon oranında zam isteyecektir. Aksi şudur; işçilere siz aç kalın enflasyon düşsün demektir niye aç kalsınlar, enflasyonun sebebi işçiler değil.

“TÜRKİYE’DE ASGARİ ÜCRET NEREDEYSE ORTALAMA ÜCRET HALİNE GELMİŞTİR. BUNUN DEĞİŞMESİNİN EN TEMEL YOLU SENDİKALAŞMA VE TOPLU PAZARLIĞIN YAYGINLAŞMASIDIR”

Asgari ücretin Türkiye’de bu çok tartışılmasının sebebi, çok geniş bir kesimi ilgilendiriyor yaklaşık ücretlilerin yüzde 50’sini ilgilendiriyor. Asgari ücret civarında, asgari ücretin yüzde 20’si civarında çalışanların oranı 10 milyona yakın işçi çünkü asgari ücret komşuluğu dediğimiz bir kavram var sadece 4 bin 253 lira değil bunun yakınında 4 bin 500 lira, 4 bin 600 lira olanı da asgari ücret diye düşünmek lazım. Bu Avrupa Birliği ülkelerinde ortalama yüzde 4-5 civarındadır asgari ücretle çalışan, Türkiye’de ise neredeyse ortalama ücret haline gelmiştir. Bunun değişmesinin de en temel yolu sendikalaşma ve toplu pazarlığın yaygınlaşmasıdır. Sendikalaşma ve toplu pazarlık yaygın olursa asgari ücretli çalışanların oranı azalır, asgari ücret bu kadar büyük bir mesele olmaz, toplu sözleşmelerle belirlenir. Asgari Ücret Tespit Komisyonu aslında ülkedeki genel ücret seviyesini tespit eder duruma gelmiştir, bu Türkiye’de sendikalaşmanın ve toplu pazarlığın çok düşük olmasının bir sonucudur. Bu değişmeksizin asgari ücret tartışması enflasyona hapsedilmiş bir tartışma olur, giderek ücretliler asgari ücretli haline gelir, bu da önemli bir tuzaktır. Türkiye’de ortalama ücretlerin asgari ücrete yuvarlanması önemli bir tuzaktır.”  

30 Haz 2022 - 17:17 Ankara- Gündem