"Ölüme terk edilen yüzlerce hasta mahpus var"

İzmir'deki sendikalar, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, odalar ve derneklerin bir araya gelerek oluşturduğu İzmir Emek Demokrasi Güçleri, bugün İzmir Barosu’nda düzenlediği basın toplantısında, cezaevlerindeki yaşam hakkı ihlali iddialarını gündeme getirdi.

+2
Video için play'e tıklayın

İzmir Emek Demokrasi Güçleri, hasta tutuklu ve hükümlülerin yaşam haklarının ihlal edildiğini savunarak, "Hastalığı olan mahpusların talepleri, 'cezaevinde kalamaz' şeklindeki raporlara rağmen savcılıklar tarafından 'kamu düzeni için tehlikeli olduğu' iddiasıyla akıl ve mantık dışı gerekçelerle reddediliyor. Doktora erişim hakkı kısıtlanmakta ve ilaçlar ya hiç ya da geç verilmektedir. Ölüme terk edilen yüzlerce mahpus bulunmaktadır" açıklamasını yaptı.

İzmir'deki sendikalar, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, odalar ve derneklerin bir araya gelerek oluşturduğu İzmir Emek Demokrasi Güçleri, bugün İzmir Barosu’nda düzenlediği basın toplantısında, cezaevlerindeki yaşam hakkı ihlali iddialarını gündeme getirdi.

"İHLALLERİN AÇIĞA ÇIKMASI ENGELLENİYOR"

Toplantıda, hasta tutuklu ve hükümlülerin uygun sağlık koşullarında tedavi edilmesi için hükümete çağrı yapıldı. İzmir Emek Demokrasi Güçleri adına KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Necip Vardal'ın okuduğu açıklamada şunlar kaydedildi:

"Pandemi nedeniyle getirilen geçici uygulamalar, pandemi koşulları bitmesine rağmen devam etmektedir. Hasta mahpuslar başta olmak üzere, siyasi yahut adli tutuklu ve hükümlülerden insan hakları derneklerine ve barolara gönderilen şikayetlerde ciddi derecede hak ihlalleri yapıldığı görülmektedir. Avukatlara dahi baskı yapılarak ihlallerin açığa çıkması engellenmek istenmektedir. Yasal düzenlemeler, yetersiz ve ayrımcılık yasağı gözetilmeden hazırlanmaktadır. Son dönemlerde yaşlı ve hasta mahpus ölümlerinin arttığı herkes tarafından bilinmektedir. Yasal düzenlemeler dahi göz ardı edilerek hamile kadınlar ve çocuklu kadınlar tutuklanmakta ya da infaz erteleme talepleri yetersiz ve gerekçesiz sebeplerle reddedilmektedir. Engelli mahpuslar veya ağır hastalığı bulunan mahpuslar hakkında Adli Tıp Kurumu tarafından 'cezaevinde kalamaz' şeklinde raporlar verilmesine rağmen, savcılıklar tarafından 'kamu düzeni için tehlikeli olduğu' iddiasıyla akıl ve mantık dışı gerekçelerle talepleri reddedilmektedir. Doktora erişim hakkı kısıtlanmakta ve ilaçlar ya hiç ya da geç verilmektedir. Ölüme terk edilen yüzlerce mahpus bulunmaktadır."

"PSİKOLOJİK İŞKENCE YAPILMAKTADIR"

Tutuklu ve hükümlüler arasında ayrımcı uygulamalar yapıldığı belirtilen açıklama şöyle devam etti:

"Görüntülü görüşme hakkı, adli mahpuslara verilirken siyasi mahpuslara verilmemektedir. İnfaz Yasası’nda yapılan lehe değişiklikler, her mahpusa eşit şekilde uygulanmamaktadır. Denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme talepleri gerekçesiz nedenlerle reddedilmektedir. Her cezaevinin kendine göre uygulaması bulunmakta ve bu uygulamaların da yasal dayanağı bulunmamaktadır. Çıplak arama uygulaması normalleştirilmekte ve mahpuslar, kurumlar tarafından keyfi olarak buna maruz bırakılmaktadır. İşkence vakaları artmakta ve takipsizlik kararları ile kamu görevlileri korunmaktadır. Cezaevi koşulları insan onuruna yaraşır şekilde değildir. Koğuşlarda mevcut kapasitenin iki hatta üç katı mahpus bulunmakta, yemekler az verilmekte ve sıcak su ile ısınmada da yetersizlikler bulunmaktadır. Mahpuslar tarafından verilen dilekçeler yok edilmekte ve ispat yükü de mahpuslara yüklenmektedir. Bireysel başvuru formları dahi verilmemektedir. İhlaller tekil olarak kalmamakta, silsile halinde ve sistematik bir şekilde toplu olarak gerçekleşmektedir. Dergi, gazete ve kitap sınırlamaları ile psikolojik işkence yapılmaktadır. "

"HASTA MAHPUSLAR BİR AN ÖNCE SALIVERİLMELİ"

İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel ise devletin insanların yaşam hakkını korumakla mükellef olduğunu ve bunun bir ayrım gözetilmeksizin yapılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"Tutsak olması, ceza almış olması, yargılanıyor olması ya da herhangi bir başka sebep, bu hakkı ortadan kaldıracak bir biçimde kullanılamaz. Maalesef bugünkü uygulama, hasta tutsaklar açısından tam bir ölüm makinesine dönüşmüş durumda. Suç ayrımı yapmıyorum. Siyasi tutuklular kadar adli hükümlüler açısından da aynı kıyım, vahşet devam ediyor. Olmayanı istemiyoruz. Kendi mevzuatlarında var olanları uygulamalarını istiyoruz. Hastanelerden alınmış raporları dikkate alsınlar istiyoruz. Raporlara rağmen insanları cezaevinde tutmaktan vazgeçsinler istiyoruz. Suç ayrımı yapmaksızın cezaevlerinde bulunan hasta mahsupların bir an önce salıverilmesi, uygun sağlık koşullarında tedavi görecek ortama kavuşmaları gerekiyor."

27 May 2022 - 14:24 İzmir- Gündem