"Özne ne kadar küçülürse görmezden gelmek de o kadar kolaylaşıyor"

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Hapiste Çocuk Tematik Alan Temsilcisi Cansu Şekerci, hapishanelerde 670’i hükümlü, 1406’sı tutuklu olmak üzere 2076 çocuğun olduğunu belirterek, "Kulağa 314 binin yanında çok az bir sayı olarak gelebilir. Özne ne kadar küçülürse görmezden gelmek de o kadar kolaylaşıyor" dedi.

Video için play'e tıklayın

Hapishanelerdeki çocuklarla ilgili bilgilere erişimde zorlandıklarını kaydeden Şekerci, çocukların tecrit, açık görüşten yararlanmama ve yetişkin hapishanelerde kalmalarından kaynaklı hak ihlali yaşadıklarına dikkat çekti. 

CİSST Hapiste Çocuk Tematik Alan Temsilcisi Cansu Şekerci, hapishanelerde bulunan çocukların yaşadığı sorunları ANKA Haber Ajansı’na anlattı. Şekerci, şöyle konuştu:

“HÜKÜMLÜ 670 ÇOCUK, TUTUKLU 1406 ÇOCUK TOPLAMDA 2076 ÇOCUĞUN HAPİSHANELERDE OLDUĞU BİLGİSİNİ DE ULAŞTIK”

“Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği, Türkiye hapishanelerinde hak temelli isteme ve savunuculuk faaliyetlerine devam ediyor. Bununla ilgili raporlarda sunduk aynı zamanda. Türkiye’deki çocuk hapishaneleri ya da hapishanelerde tutulan tüm çocuklar ile ilgili araştırmalara bir yandan devam ediyoruz.

23 Nisan’a takiben ya da 23 Nisan dolayısıyla son yayınladığımız bir raporda var.  O rapor aynı zamanda BM’nin Çocuk Komitesi’ne sunulmak üzere hazırlanmış bir rapor. Türkiye’nin periyodik incelemesine tamamlayıcı olarak hazırlandı. Çocuk hapishanelerini konuşurken başlangıçta istatistiklerden bahsetmek istiyorum. Uzun süreden beri aslında Cezaevi Tetkik Evi Genel Müdürlüğü düzenli bir istatistik yayınlamakta değildi ta ki 2021’in başına kadar. Şu an özellikle yaş grupları ve cinsiyetle ile ilgili yaklaşık iki ayda bir düzenli olarak istatistiklere erişebiliyoruz. 31 Mart 2022 itibariyle en son yayınladıkları istatistik bu tarihe tekabül ediyor.

Hükümlü 670 çocuk, tutuklu 1406 çocuk toplamda 2076 çocuğun hapishanelerde olduğu bilgisini de ulaştık. Şöyle bir parantez açmaya ihtiyaç var, şu an covid-19 dolayısıyla izinler devam ettiği için, açık hapishanelerdeki mahpusların izinleri devam ettiği için açık hava statüsündeki eğitim evlerinde olan hükümlü çocuklar şu an tahliye olmuş durumdalar. Cezalarının infazına dışarıdan tamamlıyorlar. Bu durumda sadece tutuklu çocukların hapishanelerde olduğunu söyleyebiliriz, bu da 1406 çocuğa denk geliyor. 1359’u erkek çocuğu, 47’si kız çocuğu olarak paylaşıldı.

“0-6 YAŞ GRUBU ÇOCUKLARIN SAYISIYLA İLGİLİ BİLGİ VERİLMİYOR”

 Düzenli paylaşan verilerde, 0-6 yaş grubundaki çocuklara yer verilmiyor. Bununla ilgili olarak sivil toplum örgütleri olarak bilgi edinme başvuruları yapıyoruz ya da milletvekilleri gündeme taşıyor Meclis’te. Fakat düzenli bir istatistiki bilgiye erişemiyoruz. En son CİSST’in yaptığı bilgi edinme başvurusunda da 0-6 yaş gurubundaki çocukların sayısını öğrenmek istediğimizde bilgi edinme kanunundaki bir maddeye dayanarak ‘bu kurum içi işleyiş ile ilgilidir’ diye kanundaki istisnaya dayandırdı Adalet Bakanlığı. Sivil toplumun sıklıkla aldığı bir cevaptır bu bilgi edinme başvurularına. Yine kamu denetçiliği kurumuna taşıyarak gerekli bilgiyi, istatistiki bilgiyi almak üzere bir yol izleyeceğiz.

“ÖZNE NE KADAR KÜÇÜLÜRSE GÖRMEZDEN GELMEK DE O KADAR KOLAYLAŞIYOR”

314 bin küsur mahpusun içerisinde 2076 çocuktan bahsediyoruz. Kulağa 314 binin yanında çok az bir sayı olarak gelebilir ama bir çocuğun bile bu hapishanelerde tutulması ciddi bir problem. Çocuk nüfusunun azlığının şöyle bir olumsuz yansıması ile karşılaşıyoruz. Özne ne kadar küçülürse görmezden gelmek de o kadar kolaylaşıyor. Örneğin, bugün 47 kız çocuğu hapishanelerde dediğimizde, bu kız çocuklarının hangi hapishanelerde olduğunu ilişkin bilgiyi de hangi kurumlarda tutulduğuna ilişkin bilgiyi de alamıyoruz. Bu da görünmezde kalan çocukların hak ihlallerinin de görünmezde kalmasına sebep olacak bir durum. İzinlerden bahsetmişken son olarak 31 Mart 2022’de iki aylık daha uzatıldığını açıklamıştı Adalet Bakanlığı ve normalleşme sürecindeyken ülke, hapishaneler bundan nasıl bir karşılık alacak? İzinler tekrar uzatılacak mı, şu an herhangi bir öngörümüz yok.

“PANDEMİDE ANNENİN İYİ HALLİ OLUP OLMADIĞINA GÖRE, 0-6 YAŞ GRUP ÇOCUK İÇİN AÇIK GÖRÜŞTEN YARARLANACAK YA DA YARARLANMAYACAK ŞEKLİNDE BİR SİSTEM BENİMSENDİ”

Pandemi ne getirdi hapishanelerde özellikle çocuklar açısından? Tabi ki hapishaneler görmezden gelmeye en kolay kabullendiğimiz yerlerden biri toplum olarak sanırım. Bunu söylemek hata olmaz ve görmezden gelinen yerler, olabildiğince şehir dışına bırakılan yerler daha çok tecrit altında oluyor. Hapsedilmiş haklarından dolayısıyla da. Üzerine pandemi eklendiğinde bu şartlar çok daha ağırlaşıyor. Neydi örneğin pandeminin en başındaki durum? Ziyaretler engellenmişti, bulaş riskini azaltmak için. Sevkler kapatılmıştı, tüm etkinlikle iptal edilmişti ve çocukların koğuş halinde, eğer bir yetiştin hapishanesinde bir çocuk tutuluyorsa tek başına tüm günlerini koğuşta geçirmeleri anlamına geliyordu. Bu da özellikle gelişim dönemindeki çocuklar için daha zor hale geldi. Pandemide herkesin, tüm mahpusların mahkemeye erişimi kısıtlandı. Zaten farklı yargılandığı dosya ile farklı ilde tutulan mahpuslar SEGBİS ile bağlanıyorlardı fakat aynı ilde SEGBİS ile bağlanmaya başladılar. Bu neyi getirdi? Savunma hakkının kısıtlanmasını getirdi. Tabi çeşitli kararlar var bu arada, eğer bir aynı şehirdeyse hukuk ilkesi gereği bu kişiyi mahkemeye getirin diye. Bu sefer şöyle bir durumla karşılaştık, ‘abla ben gitmek istemiyorum mahkemeye, çünkü döndüğümde karantinaya gireceğim ve karantina şartlarında kalmak istemiyorum’ diye. Bu da çocukların, karantinaya girmemeleri için savunma haklarının kısıtlanmasına sebep oldu, günümüzde de bu sıkıntı halen daha devam ediyor. Annelerinin yanında 0-6 yaş grubuna ne oldu? Annelerinin talebi ve idare özel kurulunun kararına göre yani annenin iyi halli olup olmadığı göre 0-6 yaş grup çocuk için açık görüşten yararlanacak ya da yararlanmayacak şeklinde bir sistem benimsendi.

“BİR YETİŞKİN HAPİSHANESİNDE TEK ÇOCUK KOĞUŞUNDA İKİ ÇOCUĞUN KAVGA ETMESİ, ÇOCUKLARDAN BİRİNİN HÜCREYE GÖNDERİLMESİ TECRİDİ ARTIRAN BİR ŞEYE DÖNÜŞTÜ”

Çocuklar aslında kural olarak çocuk hapishanelerinde kalıyorlar. Çocuk ve Gençlik İnfaz Kurumlarında ve Çocuk Eğitim evlerinde ama kapasiteye göre ya da çocuğun durumuna göre yetiştin hapishanelerinin koğuşlarında kalabilirler. Özellikle kız çocukları kural olarak, kadın hapishanelerinin genç koğuşlarında kalmaktalar. Burada şöyle bir sorun ile karşılaşıldı. Çocuklar çocuk hapishanelerinde bazı şeylere daha kolay erişebiliyorken, yetiştin hapishanesinde daha görmezden gelinerek daha zor erişmeye başladılar. Her zaman böyleydi bu. Tecridin artmasıyla birlikte örneğin, çocuk hapishanesinde iki çocuk kavga ettiğinde, önlem olarak bir çocuk başka bir koğuşa alınabiliyorken bir yetişkin hapishanesinde tek çocuk koğuşunda iki çocuğun kavga etmesi çocuklardan birinin hücreye gönderilmesi, tek başına tutulması gibi daha tecridi artıran bir şeye dönüştü. Bu da maalesef, yetişkin hapishanelerinin aslında çocuklar için gerçeği olarak hala duran bir şey.

“HER MEKTUBUN İDARE TARAFINDAN OKUNDUĞUNU ÇOCUKLAR DA BİLİYOR.  BU NOKTADA DA VAKALAR VAR DİYEMİYORUZ AKSİNE SİSTEMİN NE KADAR KARANLIK OLDUĞUNA İŞARET EDEN BİR DURUM”

İstismar, çocuğun örselendiği her alanda karşımıza çıkar. Örneğin, duygusal istismar bir çocuğun annesiyle istediği zaman görüşememesi ya da işte çocuğa ‘sen zaten suç makinasısın’ muamelesi ile karşılaşması bile istismarın işaretidir ve bu şekilde hapishanelerin şartları bile çocuğun istismara maruz bırakan şartlardır. Doğrudan vakalar üzerinden çeşitli başvurular geldi elbette. Kapalı kalmakta vs. ama biz bir sivil toplum örgütü olarak yazdığımız her mektubun idare tarafından okunduğunu biliyoruz yasa gereği. Çocukların yazdığı her mektubun idare tarafından okunduğunu çocuklar da biliyor. Böyle bir durumda, çocuklar kendilerini ne kadar serbest ifade edecekleri bir problem. Yetişkin hapishanelerinde bu bir durumla karşılamıyoruz. Çünkü, aslında mektup sakıncalı ise bunun bir idari süreci tüketilerek, o karara itiraz ederek geçen bir süreç var. Ama 12-18 yaş grubu insanların bir avukatın desteğini almadan mektuplarının sakıncalı bulunup bulunmadığını dahi kontrol edilmeksizin o mektupların kaybolduğuna dair çeşitli endişelerimiz var. Çocukların ‘abla ben sana mektup yazdım ama gelmedi mi’ sorusuyla kuvvetlenen bir endişe aslında. Böyle bir durumda tabi içeride yaşanan vakaların dışarıya aktarılması ya da dışarıya haber verilmesi zor oluyor.  Bu noktada da vakalar var diyemiyoruz ama bunların olmaması bu gerçekliği ortadan kaldırmıyor. Aksine sistemin ne kadar karanlık olduğuna işaret eden bir durum haline geliyor maalesef. Bunun dışında tabi pandemi döneminde ölümler de gerçekleşti. Bu sene 2022’de daha 4. aydayız daha 2 tane çocuğun hayatını kaybettiğini biliyoruz. 2021 yılı şubat ayında çocuk hapishanesinde bir çocuğun intihar ettiği iddia ediliyor, fakat dosyada çok çeşitli intiharı işaret etmeyen, çocuğun zarar gördüğüne dair bilgiler yer alıyor. Bunlarda denetim kapalı olduğu için çok detaylı takip edilemeyen şeyler ama yaptığımız başvurular ile olabildiğince takipçi olmaya çalışıyoruz.”

23 Nis 2022 - 16:38 Ankara- Gündem