"Vatandaşlarımızın uygun maliyetli kredi imkanıyla konuta erişimini arttıracak"

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, İstanbul’da Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması Programı'na katıldı. Nebati, konut fiyatlarının yükselmesine yol açtığı, dar gelirliye hiçbir katkı sağlamadığı eleştirilerini getiren konut sektörüne yönelik destek paketi için “Hedef odaklı bakış açımızı yansıtıyor” değerlendirmesini yaptı.

Büyütmek için resme tıklayın

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, “Enflasyonist ortamı fırsatçılığa çevirmeye çalışan kimseye asla izin verilmeyecek, kesinlikle müsamaha göstermeyeceğiz. Bakanlığımız tüm kaynaklarıyla süreci her an izliyor, analiz ediyor ve denetliyor. Enflasyon sorununu el birliğiyle çözeceğimizden, kimsenin fırsatçılara göz açtırmayacağından da şüphe duymuyorum" dedi. Enerji maliyetlerine işaret eden Bakan Nebati, "Enerji maliyetleri, ekimi yapılamayan arazilerin artmasına yol açıyor" diye konuştu.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, İstanbul’da Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması Programı'na katıldı. Nebati, konut fiyatlarının yükselmesine yol açtığı, dar gelirliye hiçbir katkı sağlamadığı eleştirilerini getiren konut sektörüne yönelik destek paketi için “Hedef odaklı bakış açımızı yansıtıyor” değerlendirmesini yaptı.

Enflasyonu kalıcı olarak tek haneli rakamlara indirmeyi hedeflediklerini de tekrarlayan Nebati’nin konuşması satır başlarıyla şöyle:

"SAVAŞ TÜRKİYE'Yİ VE DÜNYAYI DA CİDDİ BİR ŞEKİLDE ETKİLİYOR: 2021 yılında tarım ürünleri ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 20 oranında artarak 7,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. 2022 yılı mart ayı itibarıyla yıllıklandırılmış tarım ürünleri ihracatımız 7,5 milyar dolar ile tarihin en büyük seviyesine ulaşmış durumda. Türkiye dünya çapında çok çeşitli destinasyonlara önemli miktarda meyve, sebze ve kuru yemişte ana ihracatçı konumuna gelmiştir. Ülkemiz fındık, kayısı, incir, kuru üzüm ve kirazda dünyanın önde gelen üreticisi olup 20 farklı tarım ve gıda ürünü bakımından en büyük 5 ila 10 küresel üretici ülke arasında yer alıyor. Son 2 yıldır salgının etkileri devam etti tam biterken bir savaş başladı ve hemen kuzeyimizdeki bu savaş başta savaşan ülkeler olmak üzere Türkiye'yi ve dünyayı da ciddi bir şekilde etkiliyor.

ÜRETKEN SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜMENİN GELİŞTİRİLMESİNE KATKIDA BULUNMAK İÇİN ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR: Küresel salgın sürecinde tarım sektörümüz hükümetimizin yerinde ve zamanında müdahaleleri neticesinde salgının olumsuz etkisine riskli olarak daha düşük derecede maruz kalmasına sebep olmuştur. Sosyal yardım önlemleriyle, tarım işçileri de dahil olmak üzere vatandaşlarımızın krizden daha az etkilenmesine katkı sağladık. Çiftçiler ve tarımsal gıda işletmelerinin kritik önemine sahip tarımsal değer zincirlerini işletmeye devam etmesini sağlamak amacıyla kredi ve teşvik paketlerimizi devreye aldık. Salgın sonrası toparlanma aşamasında da tarım ve gıda sektöründe üretken sürdürülebilir büyümenin geliştirilmesine katkıda bulunmak için gayretli çalışmalarımız devam ediyor.

TÜRKİYE'DE TARIM SEKTÖRÜNÜN SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ŞEKİLDE BÜYÜMESİNİ AMAÇLIYORUZ: İki binli yıllarda tarımsal hasıladaki büyüme ağırlıklı olarak emek, arazi, hayvan varlığı ve makine kullanımı gibi temel üretim faktörlerine yoğunlaşarak ulaşarak gelişti. Bundan sonraki dönemde Türkiye'de tarım sektörünün kaynaklarını verimli kullanarak ve teknolojiden maksimum seviyede yararlanarak sürdürülebilir bir şekilde büyümesini amaçlıyoruz. Böylece sektörümüzü iklim değişikliğini adapte edecek ve Avrupa Birliği gibi önemli ihracat pazarlarındaki politika gelişmelerine uyumlu hale getireceğiz.

TÜRKİYE KURAKLIK STRESİ VE YENİLENEBİLİR SU ARZINDAKİ DEĞİŞKENLİK NEDENİYLE RİSKLİ BİR DURUMDA: Sıcaklık ve yağış değişimindeki değişiklikler gıda üretimini olumsuz yönde etkileyerek gıda fiyatlarında kayda değer fiyat artışlarına neden oluyor. Bununla birlikte yapılan araştırmalar 2050 yılında dünyamızın ulaşacağı toplam nüfus nedeniyle yüzde 60 daha fazla gıdaya ihtiyaç duyacağımızı gösteriyor. Bu üretim için de yüzde 15 daha fazla suya ihtiyaç duyacaktır. Diğer tarafta iklim değişikliği neticesinde yüzey suyu mevcudiyetinin azalacağı ve kurak mevsimlerinin uzayacağı tahmin ediliyor. Türkiye kuraklık stresi ve yenilenebilir su arzındaki değişkenlik nedeniyle tarım için suyun mevcudiyeti açısından riskli bir durumdadır. Bu nedenle su talebi düşük olan ürünlere yönelik ürün modelleriyle geliştirirken eş zamanlı olarak modern sulama yöntemleriyle su kullanımını verimli hale getirmeliyiz.

ÜRETİCİLERİMİZİ DESTEKLEMEYE DEVAM EDİYORUZ: Türkiye'nin en büyük ticari ortağı olan Avrupa Birliği yakın zamanda başlattığı Yeşil Mutabakat aracılığıyla iklim ve çevresel zorluklarla mücadele etme iradesini vurguluyor ve ticaret ortaklarını da bu yönde teşvik ediyor. Tarım ve kırsal alanlar Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın merkezinde artık. Bu bağlamda Türkiye, Yeşil Mutabakat Eylem Planı'nı malum Temmuz 2021 tarihinde yayınlamıştır. Planın ana başlıklarından bir tanesi olan sürdürülebilir tarım kapsamında yer alan gıda kayıplarının ve atıkların azaltılması ile organik üretimin teşvik edilmesi gibi eylemler yer almaktadır. Bunlara yönelik adımları atmasına Tarım ve Orman Bakanlığı’mıza katkı sağlamaya devam ediyoruz, edeceğiz.

SON 5 YILDA ÇİFTÇİLERİMİZE YAKLAŞIK 90 MİLYAR LİRALIK TARIMSAL DESTEK ÖDEMESİ YAPTIK: Tarım sektörünün kritik önemi çerçevesinde yeterli ve güvenilir gıda arzının sağlanması ve verimliliğin arttırılması gibi hedeflerimizle üreticilerimizi desteklemeye devam ediyoruz. Bu kapsamda son 5 yılda çiftçilerimize yaklaşık 90 milyar lira tutarında tarımsal destek ödemesi yaptık. Çiftçilerimizi uzun süredir talep ettikleri çok çeşitli ve miktarsal olarak toplamda çok büyük olmasına rağmen gene bakanlığımızın ifadesiyle harçlık gibi görülen desteklerin sürdürülebilir ve yönlendirici olması hususunda sayın Bakanımızın ortaya koymuş olduğu irade çok önemli bir irade. Bu tarımın çiftçilerimizin önünü açacak, işlemlerini kolaylaştıracak ve en önemlisi de merkezi olarak ihtiyaç duyulan yol ve yöntemlerin en iyi şekilde kullanılmasını sağlayacak bir ifadedir.

TARIMSAL DESTEK BÜTÇESİNİ 29 MİLYAR LİRAYA ÇIKARDIK: 2022 yılı için 25,8 milyar lira olarak belirlenen tarımsal destek bütçesine hububat üreticilerine ödenmek üzere 3,2 milyar ek girdi desteği ilave ederek 29 milyar liraya çıkardık. Ayrıca 2004 yılından bu yana tarımsal üreticilerimize Ziraat Bankası ve tarım kredili kooperatifleri aracılığıyla hazine faizi destekli kredi kullandırdık.

ÜRETİCİLERİMİZE 4,6 MİLYAR LİRA TUTARINDA FAİZ DESTEĞİ SAĞLADIK: 2021 yılı içinde 896 bin üreticiye 75 milyar lira tutarında Hazine faiz destekli kredi kullandırdık. Bu kredilerin faizinin ortalama yüzde 70’i bakanlığımızca karşılanmıştır. Böylece tarımsal üreticilerimize 4,6 milyar lira tutarında faiz desteği sağladık. 2022 yılında da tarımsal üreticilere de bir önceki yıla göre 2 katından fazla bir artışla 9,8 milyar lira tutarında faiz desteği sağlamayı öngörüyoruz. Nisan ayı başında hazine faiz destekli kredilerin tamamında üst limitleri yükselttik. Bu kapsamda geleneksel bitkisel üretim ve hayvansal üretim konularında sıfır faizli kullandırılan kredilerin üst limitlerini 2 katına çıkardık. Böylelikle küçük ölçekli üreticilerin yoğun olarak kredi kullandıkları başlıklardan geleneksel hayvansal üretiminde 100 bin lira olan sıfır faizli kredi tutarı 200 bin liraya geleneksel bitkisel üretimdeki elli 50 bin lira olan faizli kredi tutarı da 100 bin liraya yükselttik. Ayrıca 15 Nisan tarihinde borçları haciz ve sikasına bağlanmış üreticilerimize ödeme kolaylıklarının sağlanmasına yönelik düzenlemeyi de uygulamaya koyduk.

ENERJİ MALİYETLERİ, EKİMİ YAPILAMAYAN ARAZİLERİN ARTMASINA YOL AÇIYOR: Tarım sektöründe verimliliğin arttırılmasına katkı sağlayan en önemli hususlardan bir tanesi de modern sulamanın yaygınlaştırılmasıdır. Bu da elbette ki enerji ihtiyacını giderek arttırıyor. Enerji maliyetleri, ekimi yapılamayan arazilerin artmasına yol açıyor. Bu durum alternatif enerji kaynaklarının kullanımını da gerektiriyor şüphesiz. Ülkemiz güneş enerjisinde yüksek bir potansiyele sahip. Bu kapsamda tarımsal sulamada güneş enerjisi sistemleri için kredi desteği veya hibe desteği imkanlarını çiftçilerimizin kullanımına sunuyoruz. Tarımsal sulamada güneş enerjisi santrali kurulumunda Ziraat Bankası vasıtasıyla 12 ay ödemesiz 84 ay vadeli kredi imkânı getirdik.

ÇİFTÇİLERİMİZE AYLIK 930 MİLYON LİRA DESTEKLEME ÖDEMESİ YAPMAYI ÖNGÖRÜYORUZ: Çiğ sütte litre başına 20 kuruş olarak uygulanmakta olan destek tutarını 1 Mart 15 Mayıs dönemine yönelik olarak 4 kat arttırarak litre başına 1 lira seviyesine çıkardık. Böylelikle çiftçilerimize aylık 930 milyon lira destekleme ödemesi yapmayı öngörüyoruz. 2022 üretim yılı sertifikalı tohum kullanım ödemelerinin de aynı yıl başlamasını da sağladık. Bu destekle başta hububat, bakliyat ve yağlı tohumlu bitkiler için olmak üzere daha verimli bir tarımsal üretimin teşvik edilmesini, üreticilerimizin girdi maliyetlerinin azaltılmasını amaçladık. Stratejik ürünlere ilave desteklerle çiftçimizin yanında olduk. 2002’de 5 ürüne prim desteği verilirken bugün 18 ürüne prim desteği sağlıyoruz. Tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesi proje sayısını son 3 yılda 27’den 50’ye çıkardık. Güncel rakamlarla 450 milyon lira altyapı kredisi sağladık. Hayvancılık sektörüne yönelik sıfır faizli kredi uygulamasıyla 1,7 milyon yetiştiricimiz toplam 42 milyar lira faizsiz kredi kullandı.

İNDİRİMLİ VE GERİ ORANI UYGULANAN TARIM MAKİNELERİNİN KAPSAMINI GENİŞLETTİK: Tarım ve gıda sektörüne yönelik son dönemdeki vergisel düzenlemelere bakın. Tüm bu çalışmalarımızın yanı sıra çiftçilerimizi desteklemek için çeşitli vergisel düzenlemeler de yaptık. Meskenlerde ve sulamada elektrik teslimlerindeki KDV oranını yüzde 18’den 8’e indirdik. İndirimli ve geri oranı uygulanan tarım makinelerinin kapsamını genişlettik. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sertifikalandırılan tüm tohumluk fide ve fidanların KDV oranını yüzde 1 olarak belirledik. Gıda ürünlerindeki yüzde 8 oranındaki KDV'yi yüzde 1’e indirdik. Gıda ürünlerinin toptan ve perakende satışlarında uygulanan KDV oranlarını eşitleyerek farklılığı ortadan kaldırdık. Yeme içme hizmetlerinde KDV oranını yüzde 8 olarak belirledi. Bunlar adeta devrim niteliğinde ve son dönemde yapılmış sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde atılmış olan adımlar.

2021 YILINDA DÜNYANIN ÇİFT HANELİ BÜYÜYEN ENDER ÜLKELERİNDEN BİRİSİ OLDUK: Türkiye ekonomisi ve Türkiye ekonomi modelinden birkaç sözle bahsetmek istiyorum. Salgına rağmen 2020-2021 yıllarında dünyada en iyi performans gösteren ülkelerin başında yer aldık. 2020 yılında dünya küçülürken ve Türkiye küçülecek dediklerinde 1,8 büyümeyle pozitif olarak ayrıştı. 2021 yılında dünyanın çift haneli büyüyen ender ülkelerinden birisi olduk. Ve yüzde on bir büyüdük.

UYGUN FAİZLİ, UZUN VADELİ TL CİNSİNDEN KREDİ İMKÂNI DA SAĞLIYORUZ: Yatırım yapana istihdamı oluşturana devletimizin kaynaklarını en etkin ve en verimli bir şekilde. Krediler konusunda özellikle selektif davrandığımız, seçici olduğumuz ve bankalarımızın bu konuda çok net tavır aldıklarını vurgulamak istiyorum. Bu kapsamda yakın zamanda yatırım, ihracat ve işletme harcamalarına yönelik KGF paketlerini kullanıma sunduk. Uygun faizli, uzun vadeli TL cinsinden kredi imkânı da sağlıyoruz. Selektif kredi yaklaşımımızın bir çıktısı olan Sanayi ve Turizm yatırımlarına yönelik 150 milyar liralık kredi paketini uygulamaya koyduk. Son açıkladığımız güneş enerjisi yatırımları ve barajı bitmiş aynı zamanda göleti tamamlanmış suyun toprağa kavuşmasını hasretle bekleyen çiftçilerimizin uzun süreli bekleyişlerini 2 yıl gibi kısa bir süreye çekerek 830 bin hektar alanı sulayacak toplam 96 milyar liralık kredi paketini de açıkladık.

KONUT PAKETLERİ, KONUTA ERİŞİMİ ARTTIRACAK: Şimdi son açıkladığımız konut sektörüne yönelik 3 destek paketi yine hedef odaklı bakış açımızı yansıtıyor. Bu 3 paketle ilk konutunu alacak vatandaşlarımızın uygun maliyetli kredi imkanıyla konuta erişimini arttıracak. Ters dolarizasyonu destekleyecek, tamamlanmamış inşaatlarının bitirilerek konut arzının arttırılmasını sağlanacak. Ayrıca inşaat firmalarına 1 yıl boyunca konut satış fiyatlarını sabit tutmaları şartıyla da destek sağlıyoruz. Diğer taraftan bazı kişilerin açıkladığımız bu konut paketlerini haksız kazanç sağlamak için bir yol haline getirmelerine asla göz yummayacağız. İş ve yatırım ortamı iyileştirmek amacıyla devrim niteliğindeki birçok vergisel düzenlemeyi uygulamaya geçirdik. Türkiye ekonomi modelinde en önemli önceliklerimizden birisi de fiyatsal istikrarın güçlendirilmesidir. Bunu gerçekleştirmek için öncelikle ters para ikamesini sağlayan politikaların uygulanmasına ve Türk lirası cinsinden finansal araç ve varlıklarda yatırımların teşvik edilmesine yönelik güçlü adımlar attık. Tüm paydaşlarımızla eş güdüm içerisinde çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz.

ÜLKEMİZDE ENFLASYON ATALETİNİ BERABERCE YENECEĞİZ: Türkiye'nin ve dünyanın temel problemlerinden bir tanesi enflasyonla mücadele. Her ne kadar pandemiyle tetiklenmiş ve Rusya ve Ukrayna savaşıyla derinleşmiş bir küresel enflasyon sorunuyla karşı karşıya kalmış olsak da ülkemizde enflasyon ataletini beraberce yeneceğiz. Tıpkı dövizdeki hızlı yükselişi yenilikçi bir yöntem olan korumalı mevduat gibi adımlar ile durdurduğumuz gibi enflasyonla mücadelede bugün en öncelikli konularımızdan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Para ve maliye politikalarımızın etkin koordinasyonuyla önümüzdeki süreçte enflasyonu kalıcı olarak tek haneli rakamlara indirmeyi hedefliyoruz.

KİMSENİN FIRSATÇILARA GÖZ AÇTIRMAYACAĞINDAN DA ŞÜPHE DUYMUYORUM: Fiyat İstikrar Komitemiz enflasyonu düşürmeye yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Fiyatları mercek altına alan enflasyon ile mücadele timlerimiz birçok sektöre ilişkin denetimlerini kesintisiz bir şekilde sürdürüyor. Bu kapsamda birçok kez farklı ortamlarda ifade ettiğimiz gibi enflasyonist ortamı fırsatçılığa çevirmeye çalışan kimseye asla izin vermeyecek, kesinlikle müsamaha göstermeyeceğiz. Bakanlığımız tüm kaynaklarıyla süreci her an izliyor, analiz ediyor ve denetliyor. Bizim insanımız ferasetlidir. Ahlaki olgunluk sahibi ve özverilidir. Bunu biliyorum. Bu yüzden enflasyon sorununu el birliğiyle çözeceğimizden, kimsenin fırsatçılara göz açtırmayacağından da şüphe duymuyorum.

İŞ İNSANLARIMIZ ELLERİNİ, YÜREKLERİNİ TAŞIN ALTINA KOYMAYA HAZIR: Dün Malum, gün boyunca gıdadan çimentoya kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren iş insanlarımızla oldukça verimli toplantılar gerçekleştirdik. Tek gündemimiz vardı enflasyon ve bunu masaya yatırdık. İşin güzel tarafı, kendilerinin de enflasyonla mücadele doğrultusunda çeşitli adımlar atmaya yönelik düşüncelerinin olmasıydı. İş insanlarımızın da ellerini, yüreklerini taşın altına koymaya hazır olduklarını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Biz devlet olarak vergisel düzenlemeler teşvikler, sübvansiyonlar ve finansal enstrümanlar ile etkin ve hızlı şekilde gerekli tüm adımları atıyoruz. Atmaya da devam edeceğiz. Ancak enflasyonu işte böylesi basiretli ve ferasetli iş insanlarımızın da atacağı, yapıcı adımlarla devlet, millet, birlikteliğiyle yeneceğiz.

ENFLASYONLA OLAN MÜCADELEMİZDE SONUCA HEP BERABER ULAŞACAĞIZ: Dün olduğu gibi bugün de ülkemiz için inanarak çalışmaya, ter dökmeye, insanımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Enflasyonla olan mücadelemizde de aynı azim ve kararlılıkla aynı inançla ilerleyecek sonuca hep beraber ulaşacağız."

13 May 2022 - 14:42 İstanbul- Ekonomi